Turist de şikayetçi turizmci de

Bu makaleyi dinle

00:00
00:00

Bu başarı bizim. Asgari ücretten ne işçi memnun ne işveren. Aynı durum turizm için de geçerli, ne turist memnun ne turizmci. Alan da satan da kan ağlıyor.

Her şey, iktidarın lâf dinlemek yerine lâf dinletme inadıyla başladı. Ekonomiyi bilenlerin uyarılarına rağmen, ‘ben bilirim’ tavrıyla enflasyon- faiz deneyine girişildi. Ceremesini 5 yıldır çekiyoruz, hâlâ bitmedi.

2026 turizm sezonunun ortasında durum şudur:

İlk yarıda Avrupalı turist fire verince Antalya’da büyük tesisler, ikinci yarıyı kurtarmak için yüzde 50 indirime gitmiş. Yine de dolduramıyorlar, toplam kapasitenin yüzde 10’u boş.

Turizm Düşünce Platformu geçen hafta krizi masaya yatırmış, her yerde haberdi. Rakamlar, önde gelen turizmcilerin kendi aralarındaki tartışmayla ortaya çıktı.

Dolar, avro patladığında Türkiye kendi halkına pahalı ama dolar ve avroyla kazanan Hans’a, George’a, hatta gurbetçimize sudan ucuz tatil cenneti olmuştu.

Parası değer kaybeden sabit gelirlilerimiz, otobüs fiyatları uçak biletleriyle yarışırken mahalleden dışarı çıkamaz hâle gelmişti.

Kuru maaşa talim etmeyenlerimizse daha ucuza yurt dışı tatiline gitmeyi seçiyordu.

Gözde beldelerimiz, lüks sayfiyelerimiz bir tuzu kurularımıza bir de cebine avroyu, doları koyup gelen Doğulu, Batılı yabancılara cazipti. Aynı bütçeyi bozdurduklarında alış verişlerini yapıp tatili bedavaya getiriyor, bayılıyorlardı bu işe.

Yerli, milli turist o zaman da şikayetçiydi ama hiç değilse yerli, milli turizmcinin yüzü gülüyordu, tıkırı yolundaydı.

2023 seçimlerinden sonra ekonominin başına Mehmet Şimşek dönüp faiz-enflasyon deneyini başa çevirince işler değişti.

Dolar baskılandı, TL suni müdahaleyle değerlendi, enflasyon ortamında turizmciler hem aç gözlülük hem avro bazında aşırı maliyet artışları yüzünden fiyatları uçurdu...

Derken Türkiye’de tatil artık dolarla, avroyla kazananlar için de pahalandı. Cazip olmaktan böyle çıktık. Rus ve Avrupalı turisti Mısır’a, İspanya’ya, Yunanistan’a kaptırdık.

Kendi halkımıza cep yakan ama yabancıya, gurbetçiye sudan ucuz o tatil fiyatlarımız birden herkese ateş pahası oldu.

Üstüne ABD ve İsrail’in İran’a saldırısı tuz biber ekti.

Öyle anlaşılıyor ki bu yaz ortasında Ege, Antalya otelleri havlu atıyor. Agresif şekilde fiyat kırıyorlar, yine de gideni geri getirmeye yetmiyor.

Turizm Düşünce Platformu üyeleri, fiyatlarda yüzde 50 indirime rağmen otellerin dolmadığını, Türkiye’de fiyat-hizmet dengesinin bittiğini anlatıyorlar.

Yerli, milli turistin yüzü 5 yıldır gülmüyordu. Yabancı turistle yerli, milli turizmci de onlara katıldı böylece. Bu yaz hiçbirinin yüzü gülmüyor.

Turizmcimize bakılırsa maliyetleri kurtarmayan fiyatlarda radikal indirimlere gittikleri hâlde otelleri zararına dolduramıyorlar.

Seçimler sonrası 2023 yazında neyi tartışıyorduk, hatırlayın.

Gurbetçilerimiz, ailece Türkiye’de tatile gelmekte artık zorlanıyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan, bari uçak biletine yardım istiyorlardı.

Yerli, yabancı herkese çok pahalı geleceğimiz bir dönemin işaretiydi.

2023’ün ilk 6 ayında bize gelen turist yüzde 17, turizm gelirimiz yüzde 27 artmıştı.

Aynı dönemde bizden yurt dışına gidenler yüzde 72, turizm giderimiz de yüzde 67 yükselmişti.

TÜİK’in açıkladığı, Kültür ve Turizm Bakanı Ersoy’un paylaştığı verilerdi.

Bu çarpık durum değişti. Ancak tersinden. Bizde tatil bize de ucuzlayacağı yerde Hans’a, George’a, gurbetçilerimize bile pahalandı.

Yabancı turist, beş yıldızlı otellerden daha düşüklere kayıyor, kalış süresi de kısalıyordu.

O günden beridir avroyla, dolarla kazananlara da Türkiye’de tatil sudan ucuz değil.

Soruysa aynı:

Hadi Bodrum’da fiyatlar uçuktu, ondan diyelim. Peki İstanbul otelleri neden dolmuyor?

Fethiye, Antalya niye Mısır’ın Şarm El-Şeyh’ine turist kaptırdı?

Hangi ekonomik şahlanma mucizesine borçluyuz bunu?

YORUMLAR (17)
17 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.