Avrupa’yı korkutan İHA tehdidi bizi ilgilendirmiyor mu?
Leipzig, lepiska saçlara adını veren ipeğiyle meşhur bir Alman şehri. Şimdi Avrupa’yla Rusya arasındaki krizi tırmandıran bir İHA saldırısıyla gündemde.
Havaalanındaki Ukrayna kargolarının yakınlarında patlayıcı yüklü bir drone bulunması, NATO’nun teyakkuzunu en üst düzeye çıkardı.
Almanya, şans eseri uzaktan patlatılamayan drone’dan Rusya’yı sorumlu tutuyor. Karşılıklı restleştiler. Fransa, İtalya ve NATO hemen Rusya’yı uyararak Almanya’yla hizalandı.
Gizemli İHA’lar, sürü olarak Polonya semalarında belirdiğinde dehşet uyandırmıştı.
2024’te İngiltere’den başlayarak yayıldı. Belçika, Danimarka, Fransa, Almanya, Hollanda ve İngiltere’de kritik altyapılara yönelen yüzlerce şüpheli İHA olayı yaşandı.
Kaynağı belirsiz İHA’lar, Rusya’nın hibrit savaş programıyla ilişkilendiriliyor.
Avrupa’nın askeri üs, havaalanı, sanayi tesisleri gibi kritik hedefleri bu tehditten nasıl korunacak?
Hava savunma sistemleri haızrlıksız yakalandı. Radarları atlatıyor, hava kalkanlarını aşabiliyor. Önlem arıyorlar.
Tekil İHA tacizleri ile drone sürülerinin saldırıları 2025’te zirveye çıkınca NATO’ya tüm alarm zillerini çaldırdı.
İstihbarat servisleri, Rusya’nın casus İHA’ları doğrudan kendi topraklarından uçurmak yerine Kuzey Denizi ve Baltık’ta dolaşan Gölge Filo’dan gönderdiğini değerlendiriyor. Ticari tanker gemilerini gizli birer fırlatma platformu olarak kullanıyorlar.
Bazı Avrupa ülkeleri, acil tedbir olarak askeri üs komutanlarına yeni yetkiler tanıdı. Yaklaşan İHA’ları doğrudan vurma, düşürme yetkisi. Drone savunmasına özel polis güçleri de kuruyorlar.
Kalıcı çözüm, derseniz Baltık ülkelerinden başlayarak Karadeniz’e kadar uzanan sınır hattı boyunca kesintisiz bir İHA engelleme duvarı örülüyor.
Beklenen, İHA Duvarı’nın 2027 yılında tamamen operasyonel hâle getirilmesi.
Putin’in Gölge Filo’suna karşı ise NATO’nun Baltık Nöbeti genişletilerek denizden abluka sıkılaştırıldı.
İktidar kavgasına gömülmemize, lâkaytlık ve rahatlığımıza bakan da Avrupa’ya musallat olan bu İHA tehdidinin Türkiye’yi hiç ilgilendirmediğini zanneder.
İHA KÂBUSU BİZE UĞRAMAMIŞ SANKİ
2025 sonunda yaşadığımız kâbus silsilesini çabuk unutmuşa benziyoruz.
Oysa ucundan bize de dokunmuştu. Biraz hafıza tazeleyelim mi?
Yabancı bir İHA’nın Karadeniz’den girişi tespit edilmiş, Çankırı- Elmadağ arasına kadar izlenmiş, stratejik bir tesisimizin civarında F-16’larımızca vurulmuştu.
Ardından İzmit ve Manyas dolaylarında iki İHA daha yerde, düşmüş olarak bulundu.
Karadeniz üstünden geldiği için, vurulanla ilgili olağan şüpheliler Rusya ve Ukrayna’ydı. Muhtemel kaynağı ve kullanıcısı olarak iki ülkenin de uyarıldıkları bildirilmişti.
Diğer iki İHA ise daha küçüktü. Bilenlere göre istihbarat ve keşif görevinde olabilirlerdi. Birinin kuyruğunda kızıl yıldız vardı, İçişleri’ne göre Rus menşeini gösteriyordu.
Aralık 2025’te peş peşe geldi bunlar.
Spekülatif senaryolar arasında şu da konuşulmuştu: Radarlarımız fark etmeden daha fazlası hava sahamızı ihlâl etmiş olabilir mi?
Sonraki aylarda kimliği belirsiz ve sahipsiz birkaç İHA enkazından daha söz edildi.
Üst üste olması, aynı döneme rastlaması özel bir mesaj mıydı?
Akla getirdiği üç ihtimali şöyle özetlemiştim...
Ya Rusya- Ukrayna savaşında gözetleme görevindeyken rotasını şaşırmış, kontrolden çıkıp hava sahamıza girmiş casus İHA’lardı bunlar. Askeri üs ve tesislerimize yaklaşmaları tesadüftü. Hava savunmamızı test ettikleri filan yoktu.
Ya Ankara’nın S-400’leri iade edip ABD’den F-35 almaya hazırlandığı sırada Rusya, bir şey demeye çalışıyordu.
Yahut da düşmüş hâlde bulunan kısa menzilli iki İHA uzun yoldan gelmiyordu, içeriden havalandılar, birileri ortalığı karıştırmak istiyordu.
Tartışmayı orada kestik, bir daha da dönmedik. Tehlike geçtiği için mi, Allah korusun tekrar etmeyeceğinin garantisi var mı, Rusya’dan emin miyiz?
Belki de Avrupa ve NATO’nun hâlâ savuşturamadığı bu belâya gerekli ve etkili önlemleri biz çoktan aldığımız için rahatızdır.
Ama sinsi İHA operasyonlarına hedef olmamızı önleyecek bir hava kalkanı kurulduysa bile nasıl bir şeydir, kamuoyuna açıklanmadı. Ne tür tedbirler alındığını bilmiyoruz.
Avrupa siyaseti tetikte, peki biz niye değiliz?
