İktidar Yeni Parti'den istediğini aldı mı?

Terörsüz Türkiye'de çerçeve yasa oylamasının dengeleri değiştireceğini, Özgür Özel'in liderlik otoritesini sarstığını ve Yeni Parti'yi ilk günden çatırdattığını söyleyenler var.

Bana sorarsanız etkileri fazla büyütülüyor. Yakın geçmişte AK Parti'nin yaşadığı benzer örnekler hiç de öyle demiyor.

1 Mart 2003 tezkere oylamasını alın...

Yolun ve iktidarının daha başında, taşlar yerine oturmamışken AK Parti'nin karşılaştığı en hayati sınavdı.

AK Parti yönetimi ve lideri Erdoğan, tezkereyi açıkça destekledikleri hâlde Meclis'ten geçiremedi. Tek başlarına iktidar çoğunluğuna sahipken oldu.

Bakanlar kurulu, parti grubu ve tabanında açıktan karşı çıkanlar çoktu.

AK Parti de tezkere karşıtlarıyla taraftarlarını kapsayacak bir tutum aldı. Yönetimin ve liderin benimsediği karara ters düşenleri dışlamadı, bağlayıcı karar dayatmadı, grubu serbest bıraktı.

Çatlak bekleyenlerin aksine bu AK Parti'yi çatlatmadığı gibi, Erdoğan'ın otoritesini de zayıflatmadı.

23 yıldır iktidardalar. Ne İsa'ya ne Musa'ya yaranabilmiş de iki cami arasında beynamaz kalmış gibiler mi?

Yine, 2010'daki Anayasa değişikliğini alın...

Kapatma davasından kıl payı kurtulmuş, yeni atlatmış AK Parti grubu, parti kapatmaları zorlaştıran maddede fire verdi. Kritik madde paketten düştü. AK Parti'nin kimyası bozulmadı, krize girmedi, liderlik otoritesine bir hâlel gelmedi.

Hatta çerçeve yasa oylamasını alın...

Terörsüz Türkiye'nin üç ortağı AK Parti ve MHP ile DEM grupları bile fire vermedi mi? DEM grubunun yarıdan fazlası teklife imza koymadı. Oylamada DEM'le MHP'nin birer, AK Parti'ninse 9 oy eksiği çıktı.

Fakat iktidar partileri ve DEM için, gruplarına söz geçirip tam hâkim olamadıkları yorumları göremiyorum.

Teklifin hazırlayıcıları, sahipleri dahi tulum çıkaramazken, içlerine sindiremeyip kerhen oy atarlarken... Başından beri şartlı destek veren ana muhalefet partisinin hem kabul hem ret oyları kullanması niye şaşırtıcı, niye grubuna söz dinletememek olsun?

CHP'den ayrılanların Yeni Parti'si yine bölünüp dağılır mı, Özgür Özel'in liderlik otoritesi sorgulanır mı, değişimci hareket başlamadan biter mi, bilemem.

Ama her ne olacaksa çerçeve yasa oylamasından dolayı olmayacak. Yenilikçi muhalefetin rüştünü ispat sınavı bu değildi, oyun devam ediyor.

YENİ PARTİ'Yİ AÇMAZA DÜŞÜRME TUZAĞI

Yeni Parti'yi bir kesim, çerçeve yasaya şartlı da olsa destek verdiği için eleştiriyor. Bir kesim de kayıtsız şartsız destek vermediği için...

Özgür Özel çapraz ateş arasında kalmıştı. İki tepkiye de kulak veren, tabanındaki evetçilerle hayırcıları birlikte kapsayan, farklı görüşleri dışlamayan bir çıkış buldu.

Peki Yeni Parti yönetiminin kabul oyu kullanıp milletvekili grubunu serbest bırakma formülü, iktidara mı yarar?

İktidar, Yeni Parti'den yasayı savunmasını istese işini kolaylaştırabilirdi...

PKK'nın silah bırakması ve onun doğrulanması şartına bağlı olmayan adımlar atabilirlerdi.

Meclis Komisyonu raporunda vaat ettikleri üzere Anayasa'ya, AİHM ile AYM kararlarına, tutuksuz yargılamayı esas alan kanuna artık uymaya başlayarak teklifi Meclis'e getirebilirlerdi.

Herkese demokrasi ve hukuk hedefinde samimiyetlerine inandırırlardı, iyi niyetlerine ikna ederlerdi.

Oysa teklifi göstermeden imza isteyerek, butlan gibi antidemokratik yargı müdahaleleriyle iç cepheyi zayıflatırken iç cepheyi sözde güçlendirmeye çağırarak Yeni Parti'nin süreci ve yasayı desteklemesini zorlaştırdılar. Kasten, karşısına itmek için değilse yapılacak şey mi?

İktidar, Özgür Özel'i ret oyu yerine şartlı kabulle ekmeğine yağ sürmeye, kuyruğuna takılmaya, kendisini sevindirmeye zorlasa böyle mi yapardı? İstediği tam da bu muydu, almış mı oldu?

Öyle zanneden muhalifleri anlamak zor.

Bazı gözlere de muhalefetin 'havet'i batıyor, ikircikli buluyorlar. İktidar çok ikirciksiz sanırsınız. "İmralı'ya gideyim ama gitmemiş gibi görüneyim, teklifi Meclis'e sunayım ama ben sunmamış gibi olayım, hem karnım doysun hem kekim ellenmemiş dursun" tavrıyla süreci yöneten kim?

Yeni Parti sürecin doğrusunu destekliyor, yanlışına karşı çıkıyor. Toptan kabul veya reddetmiyor.

Bütün tutarsızlıklar, kararsızlıklar, tereddütler bitti de bir bu dert mi kaldı?

Ayrıca tek başlılık sisteminden, muhalefetin maruz kaldığı haksızlıklardan, hukuk ve demokrasi sorunlarından Terörsüz Türkiye'yi sorumlu tutanlara ne demeli? Sürecin suçu mu bunlar; olmasaydı hiçbiri olmaz mıydı, olmayacak mıydı?

Yeni Parti'yi niye siyasi yarar gözetiyor, diye suçlayan muhalifleri anlamaksa hiç mümkün değil.

İktidar da Terörsüz Türkiye'ye partiler üstü yaklaşmaya çağırıyor. Ama sanki kendisi hesapsız mı, parti çıkarlarını gözeterek her türlü siyasi planlama ve kurguyla süreci yürütmüyor mu?

Yeni Parti'yi kendi içinde açmaza ve DEM'le ayrışıp bozuşma tuzağına düşürmek amaçlandıysa... Özgür Özel'in şartlı desteği iktidarın hiç işine gelmez. Muhalifler niye tersleniyor? Onu anlayamıyorum işte.

YORUMLAR (4)
4 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.