İktidarın AB’ye vermediği vize tavizine bakın
Avrupa Parlamentosu, son Türkiye Raporu’nu büyük çoğunluğun onayıyla kabul etti.
Hukuk ve demokrasi notumuzun daha da kırılmasına, kötüleşmelerden sorumlu tutulan yetkililerimize ilk kez yaptırım istenmesine Ankara hâliyle tepkili.
İktidar; kendilerine haksızlık edildiğinden, önyargıyla bakıldığından, iç işlerimize ve bağımsız yargımıza karışılamayacağından söz ediyor.
İBB Başkanıyken Erdoğan’a siyasi yasağa, başörtüsü yasağı kararlarına, AK Parti’ye kapatma davasına, siyaseti mahkemelerde şekillendiren müdahalelere filan AB karışırken egemenliğimiz, yargı bağımsızlığımız, iç işlerimiz ihlâl edilmiyordu.
AB üyeliğine başvurarak kriterlerine uyup uymadığımızı denetleme hakkını, dış aktörlere o zaman biz vermiş oluyorduk.
Ayrıca demokrasi ve hukuk, ülkelerin iç işleri olarak görülemezdi. AK Parti, başka ülkelere gelince hâlâ iç işleri saymıyor.
Trump’ın elçisi Barrack, güçlü tek adamlarla daha iyi yönetileceğimizden demokrasiyi hak edip etmediğimize, bize karışırken de işine bakmasını söyleyen yok.
Fakat hepsini koyun bir kenara, hatta hepsinde iktidar haklı, diyelim...
İktidarın AB’ye vermediği şu vize tavizlerinin izahı nedir Allah aşkına?
İktidara zor gelen, yapmamak için direndiği, bin dereden su getirdiği, uğruna herkese yeşil pasaport dağıtmaya bile razı olduğu, yeter ki olmasın diye çırpındığı tavizleri önceki rapor üstüne hatırlatmıştım.
AP Türkiye Raportörü Amor, yeni raporunda AB’yle vize krizinin daha da kötüleştiğini anlatmış. Yeşil pasaportlardan sonra gri pasaportlara Schengen muafiyetinin de kötüye kullanıldığını söylüyor. Görev pasaportuyken vize engelini aşmak için turistik amaçla dağıtılmaya başlandı, diye.
Böyle gidersek griyle yeşile bile vize koymaya kadar gidebilirlermiş.
Raportöre göre; AB’ye vizesiz seyahat Ankara’nın elinde, dilerse kalan 6 kriteri karşılayarak hemen çözebilir. AB, bütün pasaportlarımıza serbest dolaşım tanımaya hazır.
Ama yetkililer bunun yerine sorunu o meslek grubuna da, buna da yeşil ve gri pasaportla çözmeyi tercih ediyor.
Ne uğruna?
AB’ye hangi ağır tavizleri vermemek için arkadan dolanıp gerekirse yeşille gri pasaportu herkese verme pahasına direniyoruz?
İktidar, işte o kısmını anlatmıyor hiç bize.
Davutoğlu’nun Başbakanlığında AB’yle vize serbestisi anlaşması yapmışız, 2016’da. Vizesiz seyahatin o yıl başlayacağı müjdelenmiş, 72 kriterden 6’sı kalmış, 10 yıldır bekletiliyor.
Gerekirse herkese yeşil, gri pasaport verme pahasına AB’ye verilmeyen tavizler şunlar:
Terör suçu tanımının yasa değişikliğiyle netleştirilmesi, bir.
AB polis örgütü Europol ile operasyonel işbirliği anlaşması, iki.
Avrupa Konseyinin yolsuzlukla mücadele önerilerinin uygulanması, üç.
Suçla mücadele alanında tüm AB üyeleriyle iş birliğine gidilmesi, dört.
Düzensiz göçmenlerle ilgili Geri Kabul Anlaşması’nın tam uygulanması, beş.
Kişisel verileri koruma yasasının Avrupa standartlarıyla uyumlu hale getirilip ilgili kurulun bağımsızlığının sağlanması, etti size altı.
Raportör Amor, bir önceki Türkiye Raporu’nda AB’nin beklentisini yazmıştı, 6 kriter karşılanırsa vize serbestisini hemen devreye sokmak istiyorlardı.
Gören de çok ağır tavizler koparmaya çalıştıklarını sanacak, demiştim.
Vize serbestisi şartlarını sağlamak yerine arkadan dolanmanın da sonuna geliyoruz.
Bakalım, terör suçu tanımının netleştirilmesi, yolsuzlukla etkin mücadele gibi 6 kriteri yerine getirmeye, hak hukuk eksikliklerimizle ilgili uyarı ve tavsiyelere kulak vermeye daha ne kadar direnecek iktidar.
