Cumhurbaşkanına hakaret sorunu

Türkiye’de böyle bir sorun var, keşke olmasıydı… Çünkü bu sorun, Türkiye’deki yüksek siyasi tansiyonun, aşırı kutuplaşmanın tezahürlerinden biridir.

Parlamenter sistemde Cumhurbaşkanına hakaret suçları yılda 300-400 civarında kalırdı. Cumhurbaşkanlarının her biri farklı eğilimlerde olduğu halde rakamlar böyleydi.

Erdoğan’ın Cumhurbaşkanlığı döneminde ise rakamlar füze gibi fırladı. 2014-2020 arasındaki yedi yılda Cumhurbaşkanına hakaret (md. 299) suçunda 160 bin soruşturma, 35 bin 500 dava açıldı…

Adalet Bakanlığı, 2022’de adli istatistiklerden “Cumhurbaşkanına hakaret” faslını kaldırdı, bunu “Devletin Egemenlik Alametlerine ve Organlarının Saygınlığına Karşı Suçlar” başlığı altında topluca vermeye başladı. Bu başlık altındaki suçlardan soruşturma sayısı 2019’da 50 bin 8 553 iken, 2025’te 82 bin 992’ye çıktı

Çoğu beraat veya hükmün ertelenmesiyle sonuçlanıyor ama bu suçtan 16 yaşındaki bir çocuğun tutuklandığını da unutmamak lazım.

PARTİ LİDERİ CUMHURBAŞKANI

Hangi sistem olursa olsun, Türkiye Cumhuriyeti ile Türk milletinin birliğini temsil” cumhurbaşkanı bu kadar hakarete veya ağır eleştiriye muhatap olmalıydı.

CB sistemi, Cumhurbaşkanlığı makamının bu milli temsil vasfı dikkate alınarak düzenlenmeliydi. Aksine, makam, ‘lider’e göre düzenlendi.

O zaman Cemil Çiçek de uyarmış, Başkanlık sistemlerinde “disiplinli partiler”in sorunlar yaratacağını söylemiş, Siyasi Partiler ve Seçim Kanunu’nun buna göre yeniden düzenlenmesi gerektiğini belirtmişti. (27 Ekim 2016)

Kitabiyatta da bu, önemle altı çizilen bir sorundur.

Cumhurbaşkanı partisinin genel başkanı olduğunda hem sert siyasi mücadelelere girecekti hem partisinin Meclis grubuna talimat vererek yasamanın denetim görevini zaafa uğratabilecekti. Böyle de oldu.

Oysa Cumhurbaşkanının parti üyeliği devam ederken, “devletin başkanı” seçildikten sonra aktif parti görevi alamayacağı şeklinde düzenlemeler yapılmalıydı, düşünülmedi bile.

‘HAKARET’ KALKANI

Artık Cumhurbaşkanı, yürütme gücüne ilaveten parlamento grubuna hakim, aynı zamanda yargı üzerinde “son derece etkili güç sahibi” olmak gibi, 1946’dan beri kimseye nasip olmamış bir kudrete sahiptir…

Dahası, “hakaret koruması”na sahiptir.

Partisiz cumhurbaşkanlarını korumak için kanuna konulmuş olan “Cumhurbaşkanına hakaret” suçu, partisinin mücadelesini yapan cumhurbaşkanını muhaliflerine karşı “özel madde” kalkanı ile korumaktadır. (Md. 299)

Cumhurbaşkanı muhalifleri hakkında ağır sözler söylediğinde, şikayet halinde bile soruşturma konusu olmamakta, fakat muhalifler iktidar partisinin lideri Cumhurbaşkanı hakkında benzer sözleri söylediğinde derhal soruşturma açılmaktadır.

CB sisteminde ağır sorun oluşturan noktalardan biri budur: Partili cumhurbaşkanının parti organlarıyla, milletvekili adaylıklarıyla ve Meclis grubuyla ilişkileri… Bu ilişkiler asla ‘hiyerarşik’ olmamalıdır.

Erdoğan geçmişte defalarca Kılıçdaroğlu’na “diktatör” dedi, hiç soruşturma açılmadı elbette… Ama Erdoğan’a böyle bir şey deyince derhal soruşturma açılıyor.

Oysa evrensel hukuka göre, güç arttığı ölçüde sert eleştiri hakkı güçlenir. Bizde tersine…

HUKUK NE DİYOR?

Konu, Ertuğrul Özkök hakkında Cumhurbaşkanına hakaret soruşturması açılmasıyla bilmem kaçıncı defa gündeme geldi. Özkök’ün TV konuşması, Franko diktatörlüğünün “bile” devamlı olmadığını söyleyerek Türkiye’de demokrasinin elbette devam edeceği anlamındaydı.

Dahası, Yargıtay’a göre, doğrudan Erdoğan’ın adını zikrederek diktatör demek suç değildir. (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 13 Eylül 2022 tarih, Sayı 2022/542)

Yargıtay’ın bu içtihadının arkasında, Ekrem Pakdemirli’nin Süleyman Demirel’e hakaretten tazminata mahkûm edilmesini, fikir ve ifade hürriyetine aykırı bulan AİHM kararı vardır. (22 Şubat 2005)

Erdoğan’a hakaret suçundan mahkum edilmeyi fikir ve ifade hürriyetine aykırı bulan AİHM’nin Vedat Şorli Kararı vardır. (19 Ekim 2021)

Fikir ve ifade hürriyetini baskılayarak, parlamento denetimini fiilen ortadan kaldırarak Türkiye iyiye gitmiyor.

İktidarın on yıldır çalmadığı kapı kalmadı, ülkeye yatırım gelmiyor. Sadece yüksek faiz için sıcak para gelip gidiyor.

YORUMLAR (17)
17 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.