İnsanlık kazanımlarını yitirirken...

Benim kuşağım hayata lambalı radyo ile başladı; ardından buzdolabı ve çamaşır makinesi geldi, 40 yıl kadar önce de evine bilgisayar girdi. Şimdi akıllı telefonlarımız, yapay zekalarımız, çoğu gereksiz elektronik aletlerimiz var. Biyolojik olarak biraz daha sabredebilirsek yakında insansı robotlarımız, şoförsüz arabalarımız, bakkala alışverişe giden hava araçlarımız olacak.

Ama belli ki teknolojinin gelişimine, insana karşı duruşuna ve eş zamanlı olarak ona yardımcı oluşuna; binlerce yıldır zar zor gelişen hümanizm, insan hakları, demokrasi ve özellikle de insancıl hukuk ayak uyduramayacak. Yaşam standartlarımız sürekli gelişirken yaşam bilincimiz gerileyecek, insan olmamız nedeniyle sahip olduğumuz varsayılan onurumuz önemsizleşecek; adalet ve hakkaniyet gibi kavramlar değersizleşecek.

Bunu ben en bariz şekilde insancıl hukuk alanında görüyorum. Giderek daha çok ülke sivil-asker ayrımını önemsemiyor, “tali hasar” kavramına sığınmak ihtiyacı dahi hissetmiyor. Ukrayna plajdaki sivilleri bilinçli bir şekilde hedef alabiliyor. Amerika, İran’ın okullarını vurabiliyor. İsrailli yetkililer hiç çekinmeden soykırım anlamına gelecek eylemleri tertip ve teşvik ediyor.

Tüm bunlara engel olsun diye normlar geliştiren, örgütler ve mahkemeler kuran Avrupa ise olan biteni büyük ölçüde görmezden geliyor. Dünyanın hemen her yerinde güvenlik endişeleri diğer değerlerin önüne geçiyor. Henüz kimse Cenevre Sözleşmelerini, Lahey Konvansiyonlarını, Kızılhaç ve Kızılay’ın sorumluluklarını ilga etmedi ama anlamları ciddi biçimde erozyona uğradı.

Kökeni çok eskilere dayanan fakat Soğuk Savaş sonrasında güçlenip kuvvetlenen liberal enternasyonalist anlayış, yerini ne yazık ki kaba bir realizme bıraktı. Artık değerler, idealler ya da kimlikler değil; güç dengeleri üzerinden tanımlanan, doğrudan beka ile ilintilendirilen, maddi beklentilerle şekillenen çıkarlar önemli. En yakın müttefikinize dahi güvenmeniz, kendinizi güvende hissetmeniz imkânsız.

Nihayetinde Amerika’nın Avrupa’dan toprak talebinde bulunduğu, nükleer tırmanmayı durdurmanın caydırıcılık dışında hiçbir mekanizmasının kalmadığı bir dünyada yaşıyoruz. Savaşların tetiklediği göçler geçmişte kaldığına inanılan ırkçılığı, ırkçılık da demokrasiyle otoriterliğin kesişme noktasındaki popülizmi körüklüyor. Empatinin yok olduğu, daha da kötüsü antroposantrik dünya görüşünün çöktüğü bir zaman diliminde bulunuyoruz.

Foucault’nun 1966’da söylediği gibi insan, günümüzde çok daha büyük bir hızla silinip gitmekte, özerkliğini kaybetmekte, hümanizması ölüp tıpkı yarattığı makineler gibi mekanikleşmekte. İnsanın bilişsel yetenekleri yapay zekayla, biyolojik yapısı ise genetik mühendisliğiyle aşılmakta. Çoğumuz farkında olmasak da insan artık özerk bir akıl olmaktan çıkıp algoritmaların bir parçası olmakta.

Yanılmayı çok isterim ama hümanizmin ölümü, bazılarının zannettiği gibi post-hümanizme, insanın şişkin egosunun doğayla barışmasına, kendini her şeyin ve her varlığın üstünde saymasının sonunun gelmesine yol açmayacak; ortaya seküler bir panteizm çıkmayacak. Bence insanlar Hobbesçu bir dünyada yaşayıp Machiavelli’nin tavsiyelerini hayata geçirmek için çaba harcayacak.

Teknoloji kendi otonom alanında ilerlerken insanlık ve onu temsil ettiğine inanılan değerler, o değerler üzerine bina edilen kurumlar epeyce sarsılacak. Biz bu sarsıntıyı ülke olarak zaten çoktandır hissediyoruz. Dışa dönük kısmıyla baş etmek için de ciddi çaba harcıyoruz. Ancak iç kısmında, başta hukukun üstünlüğü olmak üzere eksiklerimizi bir türlü gideremiyoruz; insanlığımızı hatırlamakta ve hatırlatmakta zorlanıyoruz…

YORUMLAR (2)
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.