Seçim ne için yapılacak?

Yetkili-yetkisiz herkes seçimlerin yapılacağı tarihle ilgili konuşuyor; sanıyorum, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da, tartışmaları bizler gibi ilgiyle izliyordur.

“Şu seçimi bir atlatalım da” anlamına gelen cümlesiyle ne düşündüğünü aslında açtı Cumhurbaşkanı Erdoğan

Tarihi ‘seçimin atlatılacağına’ kesinlikle inanılan ortam belirleyecek…

Günümüzde ne yaşanıyorsa o ortamı yaklaştırmak için yaşanıyor…

Eskiden, ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ öncesi, her şey çok farklıydı.

2017 anayasa değişikliğiyle kaldırılan eski anayasal düzende, adalet, içişleri ve ulaştırma bakanlarının istifa etmesini ve yerlerine bağımsızlığı tartışmasız isimlerin gelmesini öngörüyordu.

İçişleri Bakanlığı kolluk güçleri bakımından, Adalet Bakanlığı yargı ve seçim sürecinin tarafsızlığı bakımından; Ulaştırma Bakanlığı da seçim malzemelerinin ve sonuçlara ilişkin evrakın ulaştırılması bakımından kritik konumdaydı

Gerekçe bu: Seçim güvenliği…

Geçmişte bu görevlere çoğu kez bürokrasiden veya siyasî partilerle doğrudan bağı bulunmayan isimler getirildi.

İlk kez üç bakanın istifa etmeden gidildiği seçim 2018’de yapıldı.

O gün bugündür seçimler öncesinde bakanların görevlerinden ayrılmaları gerekmiyor…

Önümüzdeki seçim en az 1,5 yıl ötede görünüyor ve adalet ile içişleri bakanlıklarına bir süre önce yeni isimler atandı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek

İçişleri Bakanı da Mustafa Çiftçi

Her ikisi de başına getirildikleri bakanlıkların kurumlarında yıllarca görev yapmış isimler…

Bir bakıma, seçimlerde güvenliği sağlasınlar diye seçim öncesinde kritik bakanlıkların başına getirilen eski dönemin geçici bakanları gibiler…

Atayan Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın niyeti o muydu, atananlar seçimlerde görevlerini eskinin müsteşar bakanları gibi mi yerine getirecekler, doğrusu bilmiyorum…

Bildiğim şu: Özellikle günümüz siyasi ortamı göz önünde bulundurulduğunda, seçim ve sandık güvenliklerinin sağlanıp korunmasının ülke selameti açısından önemi tartışılmaz.

Seçimin fazla uzakta olmadığına işaret de sayılabilecek yeni bir açıklama Adalet Bakanı Akın Gürlek’ten geldi.

Okuyalım:

“2028 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızı tekrar seçmek için bir seçim düzenlenecek.”

Cümleyi bu biçimde kuran seçimle doğrudan ilgisi bulunan bir bakanlığın başındaki bakan olduğu için, ifade hayli tuhaf…

Bir kere, seçim yalnızca cumhurbaşkanlığı için yapılmayacak; en az onun kadar önemli bir başka seçim daha var: Ülkeyi yönetecek hükümeti hangi partinin/partilerin kuracağını belli edecek genel seçim…

İktidar, belediye başkanları ve meclis üyelerini transfer etme operasyonlarını ‘milli irade’yi yeniden kazandıklarını gösterecek bir zemine kavuşturmak için, cumhurbaşkanlığı ve genel seçime yerel seçimi eklemeyi de düşünebilir…

Bakanın önümüzdeki seçimi yalnızca cumhurbaşkanlığı için yapılacak biçimde takdimi pek anlaşılır gibi değil.

Daha önemli bir sorunu daha var o cümlenin…

Seçim, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ı tekrar seçmek için mi yapılacak?

Tayyip Erdoğan üç kez cumhurbaşkanı seçildi: 2014, 2018 ve 2023’te…

Anayasada açıkça “Bir kimse en fazla iki defa cumhurbaşkanı seçilebilir” (m. 101) yazdığı halde…

YSK, halkoylamasıyla sistem değişikliğine gidildiği 2017 öncesi seçimini göz ardı edip birinci dönemi 2018 seçimiyle başlattığı için…

Yeniden cumhurbaşkanı seçilemez mi Cumhurbaşkanı Erdoğan?

“Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir” maddesiyle anayasa (m. 116) bunun yolunu gösteriyor…

İyi de, TBMM’nin önce beşte üç çoğunlukla karar alması gerekiyor; bu da en az 360 milletvekilinin ‘evet’ oyu kullanmasıyla mümkün.

AK Parti'nin transferlerle ulaştığı sayı 280. MHP’nin de 46 sandalyesi bulunuyor. Toplamları 326. HÜDA PAR’ın 4, DSP’nin 1 milletvekili de eklendiğinde hükümet blokundaki sayı 331'e ulaşıyor. Yine de 360 için en az 29 oy daha gerekiyor.

Oysa, Adalet Bakanı gerekli sayı varmış gibi kurmuş cümlesini…

Acaba yeni transferler mi söz konusu, yoksa açığı DEM Parti veya CHP mi kapatacak?

Dahası, sonuçta sayının tamamlanmasını getirecek gelişmeler yaşansa bile, açığı kapatmak için destek olacakların seçim için 2028’den önce bir tarih istemeyeceği ne malum?

Bakan Gürlek’in cümlesini tekrarlıyorum: “2028 yılında Sayın Cumhurbaşkanımızı tekrar seçmek için bir seçim düzenlenecek.”

“Düzenlenecek” ile biten cümleyi işitince, seçimlere gidilirken adalet ve içişleri bakanlıklarının bağımsız isimlere teslim edilmesi uygulamasının daha isabetli olduğunu düşünmeden edemedim.

Seçim tarihini kimse değil Türkiye’nin siyasi/ekonomik ortamı belirleyecek ve iktidar açısından şu sıralar ortam seçime pek uygun değil.

2018 daha uygun mu olacak sanki?

YORUMLAR (7)
7 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.