Osimhen yoksa Batrakov var
Ligin zirvesindeki iki takımın maçı beklendiği gibi tempolu ve heyecanlı geçti. Kötü zemine rağmen iyi oyun vardı. İki takımın da golcüleri yoktu ama bunu derinden hisseden Amed SF oldu. Besnik Hasi takımına çok güveniyordu ve Rams Park’a çift santrfor çıkmıştı ama umduğunu bulamadı. Bunun temel sebebi takımın oyun boyunun uzun olmasıydı. Takım olarak gidip gelemedi, oyunu 80 metrede oynamaya kalkınca orta sahası çöktü.
İlk yarının daha farklı bitmemesinin sebebi zeminin teknik oyunculardan kurulu Galatasaray’ın hızını kesmesi ve rakibinin santrforsuz (Barış attığı gole kadar etkisiz elemandı) oynamasıydı. Diğer bir sebep ise Orban-Diagne ikilisinin vasat kalmasıydı. Galatasaray forması altında gol krallığı yaşamış, gücü ile fark yaratmış Diagne’nin dünkü hali emekliliğinin geldiğinin işaretiydi.
Okan Buruk, Osimhen'in yerine Deniz’i değil Barış’ı tercih etti. Torreira-Lemina-Batrakov’un müthiş oyunu olmasa ve galibiyet gelmese bu çok tartışılacak bir karar olurdu. Abdülkerim’in yerine Jakobs tercihi ise genel olarak sırıtmadı. Ancak Amed’in ikinci golünde Orban’ı kaçılması önemli bir hataydı.
Besnik Hasi’nin 3-0’a rağmen oyun planından kopmaması buna karşılık Galatasaray’daki o malum gevşeme ve düşüş az kalsın Galatasaray’a acı bir fatura çıkaracaktı. Sahanın en iyilerinden olan Dia’nın frikik golü ve hemen ardından Orban’ın kafa golleri skoru bir anda 3-2’ye getirdi. Okan Buruk, sakatlanana kadar takımın hücumdaki lokomotifi haline gelen Leao’nun yerine Deniz’i almıştı. Sane ve Sara’yı da taze kuvvet olarak sahaya sürerek oyundaki düşüşü durdurdu ve maçı yeniden dengeledi. Sonrası zamana karşı oynanan bir oyundu. Barış’ın golü ile maçın kaderi de belli oldu.
Amedspor oyun kurgusuna küçük dokunuşlar yaparsa geldiği zirvenin eteklerinde kalmayı sürdürür. İyi bir kadrosu var. Galatasaray ise bu özgüvenden kaynaklanan rehavetine bir çözüm bulmalı. Osimhen yoksa Batrakov var ama o da her zaman yetmeyebilir.
