Sivas kent merkezine araçla 10 dakika mesafedeki İşhan köyünde, kamu görevinden emekli olan Hacı İbrahim Yıldırım kendi elleriyle inşa ettiği iki katlı ahşap köy evini yöresel lezzetlerin sunulduğu bir işletmeye dönüştürdü.
Gelen yoğun ziyaretçi talebi üzerine evini kafeye çevirerek ek gelir sağlayan emekli memur, kısa sürede hem kentten kaçan ailelerin hem de yurt dışından gelen gurbetçilerin ilgisini çekti.
Geleneksel Sivas köy yaşantısına ait otantik eşyalarla donatılan iki katlı mekan, doğum günü ve nişan gibi özel organizasyonlar için de kapılarını açtı.

BOŞ ARSADAN İKİ KATLI KÖY İŞLETMESİNE UZANAN YOLCULUK
Araziyi satın aldığı ilk günden itibaren projeyi tamamen kendi emeğiyle şekillendiren Yıldırım, işletmenin kuruluş sürecini ve sunduğu hizmetleri şu temel aşamalarla hayata geçirdi:
— Başlangıçta sadece üç kavak ağacı bulunan alanda, kesilen ağaçlar doğrudan inşaat malzemesine dönüştürüldü.
— İki katlı yapının mimari çizimini bizzat işletme sahibi üstlendi.
— Bahçede yetiştirilen taze domates ve biberler kahvaltılarda kullanılırken, ağaçlardaki taze meyveler konuklara ikram edildi.
— Kent merkezinde eksikliği hissedilen Türk aile lokantası kültürü köy ortamına taşındı.
— Menü sipariş usulüyle işlemese de köyde ikamet eden yaşlı sakinlerin ihtiyaçları her gün karşılandı.

PANDEMİ DÖNEMİNDEKİ MERAK YENİ BİR İŞ KAPISI AÇTI
Kamu görevinden ayrıldıktan sonra köy yaşamını sıfırdan öğrendiğini belirten işletme sahibi Hacı İbrahim Yıldırım, evini kafeye dönüştürme serüvenini şu sözlerle anlattı:
"Kamuda çalıştım, emekli olduktan sonra burayı kafeye çevirdim.
Köyümüzde bir kafe olsun istedim.
Burayı aldığımda sadece üç kavak ağacı vardı.
Kendi ellerimle çizerek burayı yaptım.
Kestiğimiz ağaçlardan da inşaat malzemesi çıkardık.
Başta burayı ticari amaçla kurmadık.
Sivas'ta eksik olduğunu düşündüğümüz Türk aile lokantası anlayışını oluşturmak istedik.
Daha önce de kafe işletmişliğim vardı, bu kültüre yabancı değildim.
Pandemi döneminde burayı ziyaret edenler 'Burası kafe mi?' diyerek gelmeye başladı.
Daha sonra işletmemiz ciddi anlamda bir kafeye dönüştü.
Gezmeye ve tatile çıkanlar buraya uğrayıp kahvaltılarını yapabiliyor.
Gurbetçiler geliyor.
Sırf beni merak edip görmek için gelenler de oluyor.
İşletmemizde kendi yetiştirdiğimiz domates, biber gibi sebzeleri kullanıyoruz.
Ağaçlarımızdaki meyveleri de misafirlerimize ikram ediyoruz.
Köy yaşantısını aslında hiç bilmiyordum, burada öğrendim.
İnsanlara da tavsiye ederim.
Böyle işlerle uğraşmak insanı gençleştiriyor.
Normalde sipariş usulü çalışmıyoruz ama köyde yaşayan yaşlı insanlar var onlara da yardımcı oluyoruz."

ALMANYA'DAN GELEN GURBETÇİLER KÖY ATMOSFERİNİ SEÇTİ
İki katlı otantik işletme, yalnızca çevre illerden değil, Avrupa'dan memleketlerine gelen gurbetçi vatandaşların da gezi rotasına girdi.
Almanya'dan gelerek ailesiyle birlikte iki yakınının doğum gününü bu köy evinde kutlayan Alper, tercihlerinin nedenini şu ifadelerle dile getirdi:
"Buraya gelmek için önceden plan yaptık.
Burada iki kişinin doğum gününü kutladık.
Böyle ortamları seven bir insanım.
Bu biraz kişiye bağlı.
Bazıları şehir merkezini sever ama ben insanların kendini daha rahat hissettiği böyle yerleri seviyorum.
Ben Almanya'dan geldim.
Orada sürekli şehir içindeyim.
Türkiye'ye gelince ise dağlara, köylere çıkmayı seviyorum.
Böyle ortamlar bana daha güzel geliyor.
İnsanı daha çok dinlendiriyor ve rahatlatıyor."


Hacı İbrahim Yıldırım
