Borsaya ilk kez giren bunu yaptıysa?

Fatma Betül Sayan Kaya’nn tutuklanmasınn ne anlama geldiğini dün Ankara’dan gelen bir fotoğraf özetliyordu.

Ankara’da bir camide Cuma Namazı sonrası bir simit tezgahında “Foncu FSBK’nin tutuklanması şerefine” hayır simidi dağıtıldı.

Güneş gözlüklü fotoğrafının egzajere edildiği bir görsel eşliğinde başörtülü eski bir AK Partili bakanın tutuklanmasının bir cami çıkışında kutlanmasına kimse de tepki göstermedi.

Böyle bir isme dokunulup dokunulmaması özellikle AK Parti tabanı için iktidarın onları duyup duymadığına ilişkin bir haysiyet meselesine dönüşmüştü. Ve bu basınç sayesinde de ilk ifadesini görünmezlik pelerini takarak verip Adliye’den çıkan Kaya, bu kez gazetecilerin arasından ancak güneş gözlüğüyle kendisini kamufle ettiği Adliye’den bu kez çıkamadı.

Savcılığın Fatma Betül Sayan Kaya hakkındaki tutuklama talebinde bir ifade var.

“İlk defa borsa yatırımcısı.”

Savcılık, borsaya ilk kez giren birinin bu kadar büyük bir yatırım yapmasını, Tera yöneticileriyle görüşmesini ve hisselerini tasfiye kararından bir gün önce satmasını çıkar amaçlı suç örgütü üyeliğine delil olarak gösterdi.

Dosyada en çok dikkat çeken yer orası. “İlk defa borsa yatırımcısı.”

Fatma Betül Sayan Kaya, Tera’daki yatırım hesabını kendi adına açtı. Eşi İlyas Kaya da parayı kendi adıyla yatırdı.

8 Nisan’da AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’ndaki Dünya Romanlar Günü programında Tera Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Erdin Özel’le yan yana oturdu. Erdin Özel’in partide resmî bir unvanı yoktu. Ama Kaya’nın yanında yardımcısı gibi çalışıyordu.

Aynı gün tanesi 255 liradan 250 bin Özata Denizcilik hissesi aldı. Yaklaşık 64 milyon liralık bir alış.

O günün fotoğraflarını kendi Instagram hesabından paylaştı. Erdin Özel tutuklanmasına rağmen ben bulup yazana kadar da kaldırmadı.

Çıkarken de her şey kendi adıyla oldu. 16 Eylül’de hisseleri borsada satışa çıkarmadan doğrudan Tera Yatırım’a devretti. Bu işleme virman deniyor.

Hisseler bir hesaptan öbürüne geçiyor. Borsada normal bir satışta paranın hesaba geçmesi iki iş günü sürüyor. Kaya’nın 2 milyar lirası aynı gün yattı.

Hesap kendi adına. Fotoğraf kendi Instagram’ında. Hisseyi kimin aldığı da parayı kimin ödediği de belli.

İlk bakışta insan bunları ilk kez borsada oynayan birinin “acemiliğine” bağlayabilir.

Ama Fatma Betül Sayan Kaya da İlyas Kaya da üniversiteye dereceyle girmiş, zeki insanlar.

Borsaya ilk kez girmiş olabilirler.

Ama yaptıklarının dolandırıcılık olduğunu anlamaları ve bunu kimin görüp kimin göremeyeceğini hesaplamaları için borsacı olmak gerekmiyor.

İnsan bazen aklına gelmediği için tedbir almaz. Bazen de tedbire ihtiyacı olmadığını düşündüğü için.

“Bize dokunmazlar” diye düşünüyorsanız hesabı niye başkasının adına açasınız? Herkesin önünde yan yana oturduğunuz adamla fotoğrafınızı niye saklayasınız?

Üstelik bu hikâyenin bir yerinden sonrasını Kaya tek başına yapamazdı.

Kendi hesabını açabilir, hisselerini satmaya karar verebilirdi.

Ama ortalık karışmışken o hisseleri alacak ve 2 milyar lirayı aynı gün yatıracak birinin de çıkması gerekiyordu.

Çıktı. Tera Yatırım.

Kaya, tasfiye kararından bir gün önce hisselerini sattı. Savcılığın baktığı tarih bu.

Takvime öbür taraftan bakınca 16 Eylül, Pusula fonlarının ödemeleri durdurmasından bir gün sonraydı.

Hatta takvimi biraz daha geri saralım.

Pusula’nın herkesin alıp satabildiği hisse fonunun kodu PHE.

Fonun ağustos raporuna göre bir ayda yatırımcılara 37,9 milyar lira ödendi.

Yeni yatırılan para 6,7 milyar liraydı. Aradaki fark yaklaşık 31 milyar lira. Ay sonunda fonda kalan para ve hisselerin toplam değeri ise 28,3 milyar lira.

Bir ayda fondan net çıkan para, ay sonunda fonda kalan her şeyin değerinden fazlaydı.

Parasını ağustosta alanların kim olduğunu bilmiyoruz.

Bildiğimiz, Kaya’nın o sırada Özata hisselerini hâlâ elinde tuttuğu.

28 Ağustos’ta SPK bir sınır getirdi. Kabaca, bir şirketin borsada alınıp satılabilen hissesi azsa, serbest fonlar o hisseden eskisi kadar çok tutamayacaktı.

Karardan sonraki ilk iş günü 31 Ağustos’tu.

Pusula’nın halka açık fonu o gün 26,8 milyon Katılımevim hissesi, 424 bin Destek Faktoring hissesi ve başka hisseler sattı.

Satışla da kalmadı. Elindeki Pasifik Eurasia hisselerini teminat gösterip bir geceliğine yaklaşık 2 milyar lira borçlandı. Faiz oranı yıllık yüzde 57’ydi.

Yatırımcının parasını geri verebilmek için bir yandan hisse satan, bir yandan da kalan hisselerini teminat gösterip borçlanan bir fon düşünün. Takvim henüz ağustos.

Aynı gün Tera’nın büyük fonu TLY de 3,25 milyon Özata hissesi sattı. O günkü borsa fiyatıyla 15,7 milyar liralık bir paket. Alıcının kim olduğunu bilmiyoruz.

Pusula’nın sattığı Destek Faktoring hissesi ise aynı günlerde Tera’nın halka açık fonu THF’nin portföyünde artıyordu. Birinin sattığını ötekinin aldığını gösteren bir kayıt henüz ortada yok. Ama aynı günlerde, aynı hissede, Pusula azaltırken Tera artırıyordu.

Sonra eylül geldi.

İsmail Saymaz’ın haberine göre Pusula Portföy Yönetim Kurulu Başkanı Muhammed Yarız 1 Eylül’de yüklü bir havale yaptı.

9 ve 10 Eylül’de Pusula ile Tera arasındaki pay devri görüşmeleri kamuya duyuruldu.

Saymaz, Yarız’ın 12 Eylül’de Marmaris’ten tekneyle Yunanistan’a kaçtığını yazdı. Pusula Holding ve Katılımevim Yönetim Kurulu Başkanı Serdar Turhan’a yurt dışına çıkış yasağı getirildi.

14 Eylül’de Yarız tutuklandı. Aynı gün Tera, Katılımevim ve İktisat Katılım Bankası dahil Pusula grubunu devralmak için anlaşmaya vardığını duyurdu.

Tera Holding’in başındaki Emre Tezmen, Pusula Finans Holding’in yönetim kurulu başkanı oldu.

Ertesi gün Tera bir açıklama daha yaptı. Devir tamamlanmamıştı ve Pusula fonlarının ödemelerinden Tera sorumlu değildi. Pusula fonları o gün ödemeleri durdurdu.

16 Eylül’de Kaya parasını aldı. Yani aslında epey geç bir tarihte.

Aynı gün SPK, Katılımevim ve Destek Faktoring hisselerindeki işlemler nedeniyle 38 kişi hakkında suç duyurusunda bulundu. 17 Eylül’de de 131 fonun tasfiyesine karar verdi.

Kaya, 17 Eylül’deki kararı önceden duymuş olabilir. Savcılığın iddiası bu.

Ama 16 Eylül’de paranın tehlikede olduğunu anlamak için o kararı duymak gerekmiyordu. Fonlar zaten ödeme yapamıyordu.

O saatten sonra marifet, çıkmak gerektiğini anlamak mıydı? Yoksa 2 milyarlık hisseye alıcı bulup parayı bir günde alabilmek mi?

Pusula’nın ödemeleri durdurduğu 15 Eylül’de Tera’nın halka açık fonu THF’ye bakın.

Sabah elinde 800 bin Özata hissesi olan fonun kayıtlardaki payı bir günde 2,6 milyona çıkıyor.

Aynı gün elindeki Tera Yatırım hissesi 6 milyon, Tera Teknoloji hissesi 45 milyon artıyor. O günkü fiyatlarla, bir günde fona 10 milyar liranın üzerinde hisse girmiş görünüyor.

Üstelik bu fon ağustosta Özata’yı azaltmıştı. Temmuz sonunda fonun her 100 lirasının 7 lirası Özata hissesindeydi. Ağustos sonunda bu rakam 2 liraya inmişti. Sonra kriz haftasında Özata hisseleri yeniden fona girmeye başladı.

Yeni Partili ekonomi profesörü Yalçın Karatepe’nin dikkat çektiği bir rakam var.

1–11 Eylül arasında borsada toplam 1,85 milyon Özata hissesi el değiştirmiş. THF’nin elindeki Özata hisseleri sadece 15 Eylül’de 1,8 milyon artmış. Bir günlük artış, önceki dönemde borsadaki toplam işleme neredeyse denk.

Bu hisseler kimden geldi?

Borsadan mı alındı, yoksa birinin hesabından doğrudan fona mı geçti? Tera’nın öteki fonu TLY’nin elindeki Özata hisseleri eylül kayıtlarında azalmıyor. Onun ağustosun son günü sattığı 3,25 milyon hissenin alıcısı ise ayrı bir soru.

Aynı 15 Eylül’de Pusula tarafında da dikkat çekici bir hareket var.

Her yatırımcının giremediği Pusula Kuzey fonunun elindeki Pasifik Eurasia hisseleri bir günde 23,2 milyon artıyor. Pusula’nın halka açık fonunun ağustos sonunda elinde tuttuğu Pasifik Eurasia hissesi de yaklaşık 23,2 milyon.

Halka açık fon ödemeleri durdurduğu gün, elindeki hisseler grubun öteki fonuna mı geçti?

Sayılar neredeyse birebir örtüşüyor. Hisselerin kimden kime geçtiğini gösterecek eylül raporları ise yayımlanamadı.

Borsada ekranda bir fiyat görürsünüz. O fiyat, elinizdeki bütün hisseleri satabileceğiniz fiyat olmayabilir.

Kaya, 2 milyar liralık Özata paketini borsada satışa koysaydı, o fiyattan bu kadar hisseyi almak isteyen yeterince alıcı çıkar mıydı?

Çıkmazsa satabilmek için fiyatı indirmesi gerekirdi. Fiyat düştükçe Özata’yı elinde tutan fonların da değeri düşerdi. Fon yatırımcısı parasını çekmek isteyince bu kez fon ödeme yapabilmek için satışa başlardı.

Ağustos sonunda Tera’nın büyük fonu TLY’nin her 100 lirasının yaklaşık 20 lirası Özata hissesindeydi. Bir o kadarı da Tera’nın kendi şirketlerinin hisselerindeydi. Tera’nın halka açık fonu THF’nin de yaklaşık beşte biri Tera şirketlerinin hisselerinden oluşuyordu.

Kaya’nın hisselerini borsaya çıkarmadan almak, Tera’nın kendi fonlarına da birkaç gün kazandırmış olabilir.

Soruşturmada şüpheli olarak ifade veren Takasbank eski Genel Müdürü Yunus Arıncı, Meclis’te Tera’nın Takasbank Para Piyasası’nı kullandığını anlattı.

Orası, kurumların birbirine kısa vadeli borç verdiği bir piyasa. Takasbank aracı.

Arıncı’nın verdiği rakamlara göre Tera’nın 21 milyar liralık teminatına karşılık 9 milyar liralık borç riski vardı.

Tera bu imkanı ne zamana kadar kullandı?

“Son güne kadar olmadı, son haftaya kadar.”

İşsizlik Sigortası Fonu’nun da eylül bültenine göre bu piyasada 3,8 milyar lirası vardı. O paranın Tera’ya gittiğini gösteren bir kayıt yok.

Bir de Tera’nın kendi fonu var. Ağustos raporunda TLY’nin Tera Yatırım’a yaklaşık 39 milyar lira borç vermiş göründüğü bir kalem var. Yani Kaya’ya aynı gün 2 milyar lira ödeyen şirket, ağustos sonunda kendi grubunun fonundan da borçlanmış görünüyordu.

Savcılık yazısı ödemeyi kimin yaptığını söylüyor. O gün Tera Yatırım’ın kasasına paranın nereden geldiğini ise hesap hareketleri gösterebilir. Takasbank piyasasından mı, kendi fonundan mı, başka bir yerden mi?

Pusula fonları ödemeleri durdururken Tera’nın halka açık fonunun fiyatı hâlâ yükseliyordu. TLY de en yüksek fiyatını Kaya’nın çıktığı 16 Eylül’de gördü.

Sonra Tera’nın halka açık fonu zirveden yaklaşık üçte iki değer kaybetti.

O fonun 214 bin yatırımcısı vardı.

Kaya’nın hisselerinin Tera Yatırım’a geçtiğini biliyoruz. Sonra nerede kaldıklarını bilmiyoruz. Ama kriz günlerinde büyük hisse paketleri fonlara girdiyse, satanlar parasını aldı. Fiyat düşünce de zararı o fonun payını elinde tutanlar taşıdı.

Şimdi başlıktaki soruya dönelim.

Borsaya ilk kez giren biri, kendi adıyla, kendi hesabından, fotoğrafını kendisinin paylaştığı bir ilişkinin içinden, üstelik herkes parasını almaya çalışırken 2 milyar lirasını bir günde alıp çıkabildiyse…

Bu işi bilenler ne yaptı?

Kendi adını kullanmayanlar. Hesabı başkası adına açanlar. Fotoğraf vermeyenler. Ağustosta, kimse daha “kriz” demeden çıkanlar.

Ağustosta Pusula’nın halka açık fonundan çıkan 37,9 milyar lira kimlere ödendi?

31 Ağustos’ta TLY’nin sattığı, o günkü fiyatla 15,7 milyar liralık Özata paketini kim aldı?

15 Eylül’de THF’ye giren 10 milyar liranın üzerindeki hisse kimden geldi? Pusula’nın halka açık fonundaki hisseler ödemelerin durduğu gün grubun öteki fonuna mı geçti?

Tera, Kaya’ya ödediği 2 milyar lirayı nereden buldu? Aynı gün ödeme imkânını başka kimlere sağladı?

Kaya’nın suç dosyasında adı var, hesabı var, fotoğrafı var. Savcılık şimdi bunlara bakıyor. Peki ağustosta parasını alanların, eylülde hisselerini fonlara devredenlerin hesabına kim bakıyor?

Savcılığın dosyasında aceminin adı yazıyor. Peki ustalar nerede?

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.