Birisi Trabzonspor sağlık ekibini durdursun!

Yeter artık!

Evet kelimenin tam anlamıyla yeter artık!

40 yıldan daha fazlaca bir süredir Trabzonspor’u takip edenlerdeniz.

Bu süre zarfında Trabzonspor’un başına çok sayıda yönetim geldi. Bir yönetim gitti, bir yönetim geldi.
Yönetimler sürekli değişti.

Zaman ve modernitenin gerekleri ne olursa olsun altyapı organizasyonundan scout çalışmalarına, stadyum ulaşımından ürün satışlarına, personel istihdamından sağlık ekibine kadar” hemen her konuda kurumsallaşmanın adeta “kesinlikle yasak” olduğu intibaı bu süre zarfında hiç ama hiç değişmedi.

Çünkü gerçek hayatta hiçbir karşılığı olmayan ve katma değer olarak zarardan başka hiçbir bakiyesi bulunmayan ve “eski efsaneler”” büyük abiler”” bilmem ne emiceler” vs. gibi uyduruk ünvanlarla çeşme başını tutmuş bir grup yerleşik , yönetimlerde kim olursa olsun buralarda sürekli at oynatmakta.

Zaten Trabzonspor’da bu tavıra karşı icraat yapmayı düşünen herhangi bir yönetimin bırakın istikrarlı görev yapmayı, göreve gelmesi dahi mümkün görünmemekte.

SAĞLIKSIZ SAĞLIK EKiBİ

Tabii ki şu sıralar özellikle sağlık ekibinden bahsediyoruz.

Trabzonspor sağlık ekibi ile ilgili kaç yazı yazdık inanın biz de hatırlamıyoruz.
Ama sağlık ekiplerinin adeta futbol hayatlarını bitirdiği ta Tuncay Soyak‘tan Orhan Çıkırıkçı‘ya, İbrahim Yattara‘dan Abdülkadir Ömür’e , Trondsen’den
Marek Hamsik’e onlarca futbol yıldızını hatırlamak bir yana hiç unutmuyoruz.

Öyle ki son şampiyonluğun yaşandığı 2021 -2022 sezonunda ağır sakatlık yaşayan oyunculardan Gervinho, Edgar IE ve Marek Hamsik’in bu sakatlıklardan sonra yaklaşık olarak futbol hayatları sona ererken stoper Vitor Hugo tedavi için ülkesini tercih ederek öngörülen tedavi süresinden çok daha erken sahalara dönmüş ve şampiyonluğa ciddi katkı yapmıştı.

Taraftar tabiriyle” kaçan kurtulmuştu”.

Sağlık ekipleri Trabzonspor’da her zaman ve her dönem başarısızdı. Çünkü çok yetersizdiler ama eş, dost tavsiyesi ile istihdam ediliyorlardı.

Önceki üç sezonu adeta bomboş geçiren Trabzonspor , geçen sezon Fatih Tekke hocayla biraz kıpırdamış, bir yandan Türkiye Kupası’nı kazanırken öte yandan da ligi en azından zorlamayı başarmış ve üçüncü tamamlamıştı.

Bu sezon ise özellikle Mohamed Salah miladından sonra bütün aura değişmiş, taraftar belirli bir oranda tribüne dönmüş, takım da özellikle Thomas Reis hoca geldikten ve tam beş yıl sonra yeniden şampiyonluğu kovalayan bir duruma gelmişti.

Ancak Trabzonspor’un önünde çok büyük bir engel vardı ve bu engel rakipleri olan Galatasaray, Fenerbahçe ve Beşiktaş’tan da daha güçlüydü.

Çünkü içeridendi.
Ve tahmin edileceği gibi bu rakip Trabzonspor’un sağlık ekibiydi.

Geçen sezon bu zamanlarda Trabzonspor’un Ukraynalı stoperi Arseny Batagov , hemen hemen tüm otoritelerce D.Sanchez ve Skriniar’ın bile önünde tutularak açık ara Türkiye’nin en iyi stoperi olarak tanımlanıyordu. Kendisine 25 ila 30 milyon Euro civarı bedeller biçiliyor hatta bir çok kulübün de transfer listesinde olduğu haberleri sık sık duyuluyordu..

Trabzonspor, becerikli scout ekibinin marifeti sonucu bu oyuncuyu keşfetmiş ve uygun bir maliyete almış kısaca mücevher bulmuştu.

İşte bu mücevher oyuncu mart ayında sakatlandı. Nasıl bir sakatlıksa ameliyat olup olmayacağına neredeyse üç ayda karar verildi. Sezon başına yetişmesi beklenen oyuncu, geciken ameliyatının da oluşturduğu zaman kaybı yüzünden sezon başı kampını kaçırdı. Daha sonra oyuncunun eylül sonu ya da ekim başı gibi top başı yapabileceği açıklandı. Ancak oyuncu yine dönemedi ve yeniden sakatlandı.
Bu kez de kasım dendi.

Bugün günlerden 7 kasım,sezonun ilk yarısının bitmesine sadece altı maç kaldı ve Botagov’un bordo -mavili formayı ne zaman giyeceğini” başta sağlık ekibi olmak üzere” hiç kimse bilmiyor!

Oyuncunun psikolojisini ve artık kulübe olan aidiyetini “profesyonellik seviyesinde dahi” düşünmek bile istemiyoruz.
Bu süreçten sonra yeniden motive olabilmesi için çok ciddi bir psikolojik desteğe ihtiyaç duyabileceği ihtimali bile hiç de az değil.

Benzer bir durum Okay Yokuşlu için geçerli. Trabzonspor’da parlayan ve çok uzun yıllar hem La Liga‘da hem de Premier League‘de top koştururken bir dönem ay yıldızlı milli takımında değişmez oyuncusuydu. Oynadığı dönemlerde zaman zaman da olsa takıma katkı yapıyordu ve ne olursa olsun Trabzonsporun ciddi maliyeti olan A milli bir futbolcusuydu.

O da neredeyse bir sezondur kayıp, çünkü o da sakatlandı.
Ve onun da tıpkı Batagov gibi ne zaman futbol oynayacağı meçhul.

Bu sezon Trabzonspor, Hamsik’ten beri bir türlü organize edemediği on numara pozisyonunu takviye amacı ile ciddi bir yatırım yaparak Ukrayna milli takımının değişmez orta oyuncusu Ruslan Malinovski’ yi transfer etti.

Ancak bu oyuncu da tıpkı Botagov ve Okay gibi sağlık ekibinin tuzağına düştü ve kayboldu.

Çünkü sakatlandı.

Sağlık ekinin son kurbanları ise Trabzonspor’un yaklaşık 50 milyon Euro’ya yakın yatırım yaptığı Francolino Dju ve Aral Şimşir.

Her ikisi de hem transfer döneminin hem de Trabzonspor’un gözbebeği. Özellikle Dju Onuachu gibi bir gol kralını keserek Trabzonspor’un oyun şeklini bile değiştirebilecek özelliklere sahip.

Maalesef bu iki oyuncuda son Rizespor deplasmanından sakat döndüler.
Her zamanki gibi önce haftaya oynar gibi algılar yapılırken ve yine her zamanki gibi sonra “milli ara” gibi” kendine güvenmeyen, ne yapacağını bilmeyen ve bir program istikametinde üretim yapma becerisinden yoksun” insanların sıkça kullandığı muğlak ifadeler kullanılmakta.

Şaka gibi.

Kısaca sağlık ekibi ve Trabzonspor reviri Yemen gibi; giden dönmüyor!

———— ———

Sayın başkan ve değerli Trabzonspor yönetimi;

Bize göre iki önemli eksiği daha bulunmasına rağmen, tam beş yıl sonra yoğun çabalar , uzun ve yorucu süreçler ve çok ciddi maliyetlerle elde edilen ve içinde Muhammed Salah gibi uluslararası ultra bir fenomenin de bulunduğu ve ilk haftalarda “durumu idrakten yoksun bir melankoli” nedeniyle kaybedilmiş saçma sapan puanlar olmasa şu an lider konumunda olacak olan bu kadroyu, Trabzonspor’un kronikleşmiş yerleşik usullerine göre belirlenmiş bir ekibe teslim etmemelisiniz.

ABD’de günümüz teknolojisinde gerek NBA gerekse de NFL yıldızlarının kırıklardan dahi birkaç ayda iyileştirilip sahalara ve salonlara dönmesi sağlanabiliyorken, Trabzonspor gibi bir markanın yüzlerce milyon Euro değerindeki takımı” anam babam usulü” bir sağlık ekibinin eline bırakarak kumar oynanmamalı. Hiçbir şey değilse bile kurulan bu kadro için harcanan emeklere ve maddiyata yazık ki konu ayrıca hassaten insan sağlığı.

Bu konuda %1 belki de iki %1 bir bütçe ayırarak enternasyonel seviyede gerçek spor hekimlerinden oluşturulabilecek bir departmanın Trabzonspor’da kurulmasının zamanı çoktan geldi de geçiyor bile.

Bilmem hiç aklınıza geldi mi, “acaba geçmişte Trabzonspor sağlık ekibinin yetersizligi yüzünden şampiyonluk ya da kupa kaybetmiş midir” diye.

Biz söyleyelim; evet kaybetmiştir.

Umarız tekrar edilmez.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.