Borsada kaybedilen para 1 trilyonu aştı bile
Herkesin gittiği yolun biraz dışına taşarak farklı noktalara da dikkat çekmek durumundayız.
Mesela dünkü yazımda SPK’nın sorumluluğunu herkes tartışıyor ama bir de Borsa Yönetiminin sorumluluğuna dikkat çekmiştim. “Şişirilmiş fon hisseleri” nasıl oluyor da borsa endeksi hesaplamalarına alınıyor diye sormuştum.
Bir de operasyonlarda patron ayağına dikkat çekmiştim. Yani halka açık şirketlerin ana patronlarının durumuna… Peşin söyleyeyim patron olmadan bu işler olmaz.
***
Bugün başka bir olaya dikkat çekeceğim.
Herkes fonların yaklaşık 20 milyar dolarlık riskine dikkat çekiyor. Oysa başka kayıplar da var.
Mesela foncuların şişirdiği hisselerden hisse alanlar ne olacak?
Şimdi düşünün… ağustos ayında Hedef Holding hisse fiyatı 350 lirayı geçmişti. Şimdi ise 17,40 liradan alıcı bile yok. Eğer bu hisseyi hem de kredisiz bile aldıysanız 100 bin liranız şimdi oldu 5 bin lira… Ama dediğim gibi alıcı bile yok.
Borsamız bu tür hisselerle dolu.
Bir başka zarar ise foncular uğramamış ama likit sıkışıklığından düşen hisseler. Bu haftaya bakın mesela… Endeks çok düşmüyor ama etraf kıpkırmızı.
Dün bir ara baktığımda endeksteki düşüş sadece yüzde 0,50 iken 90 civarı hisse senedinde alıcı bile yoktu. Yani tabandılar.
Tekrar ediyorum: Fon almayanların zararı nedir? Bir de buna bakmamız gerekmiyor mu?
Bizler 500 bin civarı fon yatırımcısının durumunu ele alıyoruz ama borsada 6 milyonun üzerinde yatırımcı var. Ve nerede ise hepsi kaybetti.
Bakın basit bir hesapla söyleyelim: SPK sitesinde aylık veriler var. Orada diyor ki ağustos ayında borsanın tüm değeri 23 trilyon lira iken eylül ayında 20,3 trilyon liraya geriledi. Halka açık kısımda ise değer 9 trilyon 592 milyar liradan 8 trilyon 473 milyar liraya indi. Ortada 1 trilyon 119 milyar liralık kayıp var.
Bir de BIST verileri var.
7 eylülde BIST-500’de 6 trilyon 319 milyar liralık halka açık hisse senetlerinin değeri son veride 5 trilyon 378 milyar liraya gerilemiş. Buradaki kayıp ise 941 milyar lira olarak görülüyor.
Kısaca nereden bakarsanız bakın ortada yaklaşık 1 trilyon liralık bir kayıp görülmektedir.
Foncuların yatırımcılara verdiği 20 milyar dolar civarı zararı konuşurken borsacıların 25 milyar dolarlık gerçekleşmiş zararını konuşmayacak mıyız?
BIST verilerinden söyleyeyim: BIST 500’de 6 milyon 186 bin yatırımcı bulunuyor. Ve bu yatırımcıların nerede ise hepsi kaybetti.
KONUŞULMASI DAHİ ENGELLENDİ
MASAK Eski Başkan Yardımcısı Ramazan Başak diyor ki, “konuyu iki defa gündeme getirdiğimde ikisinde de gözaltına alındım”.
Bu cümle çok önemli.
Geçen yıl 10 Ekim’de ben de bu konuyu yazdığımda işi bile herkes “Abi TERA’yı yazmışsın” demişlerdi. Evet, öyleydi ama TERA’nın adını bile geçiremedim yazıda. Çünkü yaşananlar belliydi…
O günlerde TERA’ya dokunanın başına ne geldiğini görüyoruz.
Gerçi şimdi de sistemi yazan sosyal medya hesapları ne tesadüf ki kapatılıyor.
Ortada trilyon lirayı aşan bir zarar var ve yine 1 trilyona yakın oluşacak bir zarar daha var ama sanırsınız ki konuşmak, yazmak yasak.
Geçen yıl burada yazdığım yazıyı açık açık yazabilseydim ve açık açık kamuoyunun önüne getirebilseydim, bu iş bu kadar büyümeden engellenseydi ne olurdu?
Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek bile uyardı ama önlem neden alınamadı? SPK Başkanı bile söyledi ama neden adım atamadı?
Neden konunun üstü kapatıldı? Kimler kapatılması için gözaltılar bile yaşandı?
Neden zarar bu kadar büyütüldü?
Delice sorular tabii.
Hatta sistem çökmeden önce yapılan delice işler…
80’ler de yaşanan Banker Krizi ve 2001’de yaşanan Bankalar Krizinin bir başka versiyonunu şimdi yaşıyoruz. Lakin o günlerde tüm yetkililer bile istifa ederken şimdi ne istifa var ne de sorumlular hesap veriyor. Sadece soranlar bedel ödüyor o kadar….
Hatırlatalım: 1982 Anayasa değişikliğini Türk Halkı %92 ile kabul etmişti… Sadece konuşamıyorduk… Sivil Anayasa diyenlere hatırlatalım.
