ABD seçiminde Davut ile Câlut olayını dinlemek…
Ağır yenilgiye uğrayan Donald Trump ara-seçimi neden kaybettiklerinin esas sebeplerini anlamamaya devam etse de, yanı başındaki yardımcısı JD Vance’tan başlayarak kadrosundaki aklı başında olanlar işin farkında.
Trump artık Amerikan jargonundaki deyimle ‘topal ördek’ konumunda.
Dünyanın dört bir tarafındaki Trump-giller ABD’de yaşananın acaba farkındalar mı?
Macaristan’da Viktor Orbán, Sırbistan’da Aleksandar Vucic halkları tarafından neden istenmez hale geldilerse, ABD’de Trump da, ikinci iktidarında henüz iki yılını doldurmadan, vatandaşları gözünde ‘istenmeyen lider’ konumuna geldi.
Görünür sebepler belli:
Kötüye giden ve düzelmesi imkansız görünen ekonomi…
Anlamsız savaş…
Netanyahu ve İsrail sevdası…
Seçmenler sandık başına gittiklerinde, kendilerini ve ailelerini düşünüp bu üç ana başlık altına giren konularda affedilmez hatalar yapan Trump’a “Yeter artık” dediler…
Bu kadarla sınırlı değildi Amerikan seçmeninin tepkisi…
Kurumlarının temeli 250 yıl önce belli kurallar gözetilerek atılmış bir ülkede, Trump’ın, iş başına gelir gelmez birbiri ardına gerçekleştirmeye koyulduğu yoldan sapmalara tepki de seçmen iradesi üzerinde rol oynadı.
Demokrasiden sapmalar gibi…
Asker ve polis güçleri yanında yasal olmayan göçmenlerle uğraşmaları için devreye sokulmuş ‘ICE’ kısaltma adını taşıyan silahlı gücün estirdiği terör…
[Örnek: Mahkemenin aksine kararına rağmen özel ABD hapishanesi bulunan El Salvador’a gönderilen Kilmar Abrego Garcia olayı (Mart–Nisan 2025)].
Elon Musk’a kurdurduğu, kısaltması DOGE olan birimin tıfıl mensuplarının devlet kurumlarındaki personel fazlalığını belirleme amacı arkasına sığınarak gerçekleştirdikleri yıldırma girişimleri…
[Örnek: Daha çok yoksulların yaşadığı ülkelere doğrudan yardım kuruluşu olan USAID’in faaliyetinin sonlandırılması.]
Yayınlarını beğenmediği medya kuruluşlarına karşı lisans iptali tehditleri eşliğinde, yargıyı kullanarak haber alma özgürlüğünü engelleme çabaları…
[Örnek: Muhabirinin Epstein hakkında yönelttiği soruya kızan Trump, ABC News kanalının lisansının geri alınmasını istedi.]
Haberlerini beğenmediği gazeteler ve gazetecilerin üzerine FBI’yı göndermesi, gereksiz açılmış davalarla milyarlık tahsilatlar peşine düşülmesi…
[Örnek: Washington Post muhabiri Hannah Natanson’un FBI tarafından evinin basılması, telefon ve bilgisayarlarına el konulması.]
Ülkenin eğitim abideleri sayılan, asırlar boyu içeriden ve dışarıdan sayısız öğrenciye yuva teşkil etmiş üniversiteleri üzerinde uyguladığı çok yönlü baskılar…
[Örnek: Kişisel husumet beslediği, eğitimine müdahalesine imkan sağlamayan Harvard Üniversitesi’ne her yıl verilen 2.2 milyar dolarlık araştırma hibesi ve sözleşmeyi durdurduğu gibi, vergiden muaflık statüsünü bağışlardan kaldırma girişiminde de bulundu.]
Kişisel ve aile fertlerini zenginleştirme girişimlerinin ayyuka çıkması; yolsuzluklara göz yumulması…
[New Yorker dergisi, iki ayrıntılı incelemede, Trump’ın başkan olduktan sonra kurduğu bir şirket ile diğer işlerinden 1,5 yılda 4 milyar dolardan fazla kazanç elde ettiğini yazdı. Özel temsilcisi Steve Witkoff da, görevdeyken, kâr hanesine 250 milyon dolar eklemiş New York Times gazetesi haberine göre. Wall Street Journal ise Trump Ailesi’nin Birleşik Arap Emirlikleri yönetici ailesiyle 500 milyon dolarlık bir anlaşma yaptığını haberleştirdi.]
Liste hayli yüklü.
Amerikan seçmeni, seçim öncesi ve hemen sonrasında yapılan kamuoyu yoklamalarına da yansıyan, ekonomi, savaş ve İsrail ile yakınlık gibi konular yanında, demokrasiyi geçersiz kılma anlamına gelen davranışları ve uygulamaları yüzünden de Trump’ı beğenmedikleri için bu seçimde muhalif adayları tercih etti.
Trump ise, vatandaşlarının önemli bir bölümünün (%70’inin) kendisini denetlenmesi gereken kural tanımaz bir lider olarak gördüğünü, daha büyük bir çoğunluğun (%90) süregiden yolsuzluklara karşı çıktığını, %60’ının da ülke çıkarları yerine kendi kişisel çıkarlarına öncelik verdiğine inandığını fark etmedi. [Oranlar CBS’in sandık çıkışı anketinden.]
Ve böyle olduğu için de, yöneticileri ile siyasi temsilcilerini uzun yıllar belirlediği Kansas (94 yıl), Teksas (38 yıl), Güney Carolina (28 yıl), Iowa ve Kuzey Carolina (18’er yıl) gibi politika hayatına hep hakim olduğu eyaletleri bu seçimde kaybediverdi Cumhuriyetçi Parti.
Yüz milyonlarca dolar bu seçimde seçilenler seçilemesin diye sarf edildiği halde…
Tevekkeli, Teksas’ta senatör seçilen James Talarico, kendisini kutsal kitaplarda hikayesi anlatılan Hz. Davut’a, karşısındakileri de güçlü ordusu desteğindeki Golyat’a (Kur’an-ı Kerim’de geçen adıyla Câlut’a) benzetti. [Bakara Suresi, 251].
Trump gibiler tarih boyunca kendilerini Câlut gibi güçlü görmüşlerdir; ama sonunda kaybederler; tabii onun peşine düşenler de…
