İstanbul alerjisi
Kadıköy’de kadroyu kimin çıkaracağı dahi karışıkken, sahaya çıkan ilk on birin görünüşü ağır yenilgi almamak üstüne kurulmuş gibiydi.
Liverpool, İstanbul’da temsilcilerimiz karşısında başarılı sonuçlar almasa da Beşiktaş karşısında aldığı 8-0’lık tarihi bir galibiyeti vardı. Üstelik bu sezon Şampiyonlar Ligi’nde oynadığı üç maçı da 12 gol atarak kazanmıştı. Aston Villa’dan altı yiyen, moral olarak en dipteki sarı-lacivertliler bu duruma yakın sinyaller veriyordu; çoğu futbol izleyicisine göre…
Beklenen olmadı; sarı-lacivertliler tarih yazarak uzun bir aradan sonra Şampiyonlar Ligi’nde üç puan aldı ve yaşam belirtisi göstermeye başladı..
Fenerbahçe’de “Ne olmak istersin?” diye bir anket yapılsa, muhtemelen çoğunluğun hayali başkanlık, ardından yönetici veya teknik direktör olmak gelir. Başkanlar yıllardır koltuğundan kalkmıyor; Sadettin Saran gibi istisnalar dışında, yöneticiler döneme göre gelip gidiyor, Teknik direktörler sıraya konulup âdeta yeniden ısıtılıp taraftarın önüne konuyor. 4. İsmail Kartal, 2. Vitor Pereira, 2. Ersun Yanal, 2. Emre Belözoğlu devirleri… Devir çok, istikrar yok.
Fenerbahçe gibi devasa bir camiayı yönetmek; sadece koltuğa yapışmak, seçim kazanmak veya günü kurtarmak değildir. Yönetmek; krizde en önde durmak, kurumsal bir akıl inşa etmektir. 120 yıllık şanlı bir çınar, kriz anlarında koruyucu reflekslerini tamamen yitirmiş durumda. Çünkü hatırlayın: Yönetmek de görevdir; yönetebilirsen…
Maça dönersek, yedek ağırlıklı başlayan İngiliz kadrosu ilk yirmi dakika içerisinde oyunu istediği gibi yönlendirirken, Fenerbahçeli oyuncular hiçbir şey olmamış gibi bireysel ve pas hatalarına devam ediyordu. Archie Brown’ın Nyoni’ye asisti "Eyvah" dedirtti. Yenilen gol sonrası sarı-lacivertliler kendine geldi; İrfan Can ile kaçırılmayacağı kaçırdı, Greenwood ile şansının yanında olduğu anda golü buldu.
Mason Greenwood, Lionel Messi'den (Mayıs 2019) bu yana Şampiyonlar Ligi'nde Liverpool'a frikik golü atan ilk oyuncu oldu. Dün akşam hızlı forvet oyuncusu ve yanında oyunu okuyan bir 10 numarası olsaydı, 35. dakikada skor avantajı çok rahat alınmıştı. Eksik olan Batrakov - Osimhen tarzı oyunculardı. Üç tane 6 numaranın yanında ağır bir santraforun sahada olması bu skoru getirmeyi zorlaştırdı.
İsmail Yüksek iyi oyunu yanında maçın adamı seçilmesi taraftarı ile arayı yumuşattı.
Dirk Kuyt’un oyuna ilk müdahalesi Lukaku - Muriqi değişikliği oldu, ancak oyun hızlı geçişleri yapabilecek dinamik oyuncuları istiyordu. İraola, rakibin bütçesinden fazla üç ön alan oyuncusu alarak maçı çözme hamlesine girişti. Değişiklikler üç dakikada etkisini gösterdi; antrenmanda yenmeyecek bir gol yendi: Gakpo - Isak işbirliğiyle.
Şampiyonlar Ligi golcüsü Archie, İngiliz defansının hatasını affetmedi, takımını oyuna tekrar geri döndürdü. Liverpool defans oyuncularının hatası, rakibinin yaptığı hataları aratmayan cinstendi; bu sefer cezayı kesen Vedat Muriqi oldu.
Bakıldığında; Fenerbahçe için kıymetli bir galibiyet oldu; 18 yıl aradan sonra gelen 3 puan, kulübün yokuş aşağı gittiği bir dönemde ilaç gibi geldi.
Dün takım için önemli olay nedir diye bakarsak; yenilen gollerden hemen sonra reaksiyon verilmesiydi. Bunu her maç yapabilirse Şampiyonlar Ligi’ndeki kalan maçlarda çok daha rahat oyunlar çıkarabilirler. Şimdi dönüp ahlanacakları durum: Slavia Prag maçında kaybedilen iki puan olacak. Oradan gelecek üç puan, ilk 24 için harika bir avantaj olacaktı.
Akşamın diğer kazananıDirk Kuyt olmalı. Liverpool'u Kadıköy'de görmek istiyorum dedi,takımı iyi hazırladı, adını ilk galibiyete yazdırdı. Kulüp onun için büyük bir anlam ifade ediyor.
Kalmasından yana olanlardınım.
