Amerikan seçimlerinin ardından…

Amerika’da seçimler Demokratlar’ın zaferiyle sonuçlandı. Yeni yasama yılı başladığında Kongre’nin her iki bölümünde -Temsilciler Meclisi ve Senato’da- çoğunluk Demokratlar’da olacak…

Seçimin en büyük kaybedeni, adayları bizzat seçen, en beğendiklerinin kampanyasına katılıp seçmenlere “Unutmayın, bana oy vereceksiniz” demeyi ihmal etmeyen ABD başkanı Donald Trump hiç kuşkusuz…

İkinci kaybeden, ayak oyunlarıyla İsrail’de iktidarı elinde tutmaya çabalayan Netanyahu…

Avrupa ve Amerika kıtasında kaderlerini Trump’a bağlamış olanlar, onun akıl hocalığında yürüttükleri politikalarla -Almanya’daki AfD gibi- iktidar rüyası görenler de kaybedenler arasında anılabilir.

Tabii bir de, seçilmeyi başaranların zafer konuşmalarında adını anmadan edemedikleri, kısa sürede elde ettiği muazzam paraların önemli sayılabilecek bir bölümünü -445 milyon doları- seçim öncesi kendi çizgisindeki Cumhuriyetçi adaylara bağışlayan Elon Musk’ı da unutmamak gerekiyor…

İsrail’in ABD’deki temsilcisi AIPAC da, beğenmedikleri adaylar seçilemesin diye, onların rakiplerine milyonlar yağdırdı.

Tutmadı. Trump’ın özel ilgi gösterdiği, Musk ile AIPAC’ın kazanamasınlar diye milyon dolarlar yağdırdığı, o paralarla rakipleri aleyhine yıkıcı, küçük düşürücü kampanyalar yürütmüş olan adaylar birer birer seçmen tarafından reddedildiler…

Her kazanan, kürsüye çıktığında, “Herkes gördü, Amerikan seçmeni satılık değil” demeyi ihmal etmedi.

Kadın adaylara, deri rengi, etnik kimliği, hatta dini inancı farklı olanlara oy vermekte tereddüt etmedi Amerikan seçmeni.

O sayede kendilerini ‘demokrat sosyalist’ olarak tanımlayan, Trump ve rakipleri tarafından alenen ‘komünist’ diye suçlanan adaylar sandıktan başarıyla çıkabildiler…

İsmi Abdul el Sayed olan bir Müslüman senatörü olacak önümüzdeki altı yıl boyunca Amerikan Senatosu’nun…

Yanındaki bazıları böyle bir sonucu beklemeyecek kadar siyaset-körü olsa da, kaybedilebileceğini hiç değilse seçime az kala görebildi Trump. Gördüğü içindir ki, kendisinin ve Cumhuriyetçi Parti’nin görüntüsünü bozan önemli iki unsurun Netanyahu ile İran’a açılan savaş olduğunu fark ederek, her yıl İsrail’e gönderilen 4 milyar dolar hibeyi durduracağını ilan ediverdi.

Geçmiş olsun.

Seçim öncesinde rakip partinin oylarının ve Kongre’deki temsilcilerinin sayıca artması ihtimalini aklında tutarak -ve herhalde seçmenleri korkutarak devre dışı bırakabileceğini sanarak- önüne çıkartılacak engelleri bertaraf etmek için veto yetkisi kartını hatırlatan Trump, bunu yapmaya kalktığında başarısızlığa uğrayacağını da anlamış olmalı.

Tattığı ufak bir yenilgi değil çünkü; Kongre’deki Demokrat çoğunluk onun yapmak isteyeceklerini veto edebilecek duruma geldi çünkü.

Nasıl oldu da olabildi bu?

Yıllar önce, Kuveyt’i işgalden kurtarmak bahanesiyle Irak’a savaş açmış olan George -Baba- Bush’un, ikinci dönem seçilebilmek için girdiği seçimi ABD’de izlemiştim.

‘Irak fatihi’ olarak tanıtılan Cumhuriyetçi Bush önemsiz bir eyaletin -Arkansas’ın- valisi olan ismi pek bilinmeyen Bill Clinton karşısında seçimi kaybetti.

Seçimleri kaybettiren en önemli gerekçe o zamandan beri “It’s the economy stupid” cümlesiyle zihinlerde çakılıdır: Ekonomi…

Bu seçimin de, yukarıda saydığım diğer gerekçelerden daha az önemli solmayan sebebi aynı: Ekonomi…

Trump’ı boş tencere götürdü.

Amerikan seçmeni iki yıl öncesinden daha fakir bugün.

Enflasyon Amerikalıların alışık olmadığı kadar yüksek.

Bir yerden diğerine gitmede otomobil kullananlar için benzinin, tarım çiftçisi için mazotun zirveye tırmanmış fiyatları Amerikan seçmenini öfkelendirmiş durumunda.

Trump’ın, “Adaylarımıza oy verin, Kongre’deki gücümüz devam etsin, her birinize beşer bin dolar” vaadine bile kulak tıkadı Amerikan seçmeni…

Ne olacak bundan böyle?

Gecenin bir vaktinden başlayarak, açılmakta olan sandıklardan çıkan sonuçları öğrenebilmek amacıyla, saatlerce Amerikan televizyonlarını izledim. Yalnız CNN International’ı değil, yandaş sayılan FOX News’in, One America News’in, Newsmax’ın yayınlarına da kulak verdim.

CNN’de yorum yapanların eteklerinin zil çaldığı belliydi; belli etmemek için elden geleni yaptıkları halde…

Yandaşlar ise, kendilerine çeki-düzen verme çabasındaydı. Trump gece yarısı FOX News’e telefonla bağlandığında, spikerler, kendisini sorguya çekmeye çalıştılar…

Edindiğim izlenim şu: ABD’yi ilginç bir dönem bekliyor.

İsrail’e milyarlık hibeyi durdurmaktan söz etmişti ya Trump, yeni Kongre ona ek olarak İsrail’e silah ambargosunu gündemine alabilir.

Trump’ın yaptığı saçmalıklar federal yargı duvarına çarpıyordu; ona bir de Kongre duvarı eklenebilir.

Azilden de söz eden oldu yorumlarda; hareketi kısıtlanacak Trump’ın “Sıkıldım” deyip kendiliğinden Beyaz Saray’ı terk etmesi ihtimalini yabana atmayın.

Dünya için önemli bir seçimdi.

YORUMLAR (5)
5 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.