Koşan adamlar ve retro futbol
Pazar günü modern Amerikan futbolunda eşine pek rastlamadığımız bir maç oynandı. Bir takımın tek bir başarılı pas bile tamamlayamadan galip gelmesi, 1974'ten bu yana ilk kez gerçekleşti. Bahsettiğim bu old school karşılaşma, Tampa Bay Buccaneers ile Atlanta Falcons arasında oynandı.
Tampa Bay oyun kurucusu Baker Mayfield, maç boyunca yalnızca üç pas denemesinde bulundu ve hiçbirinde isabet sağlayamadı. Buna rağmen Bucky Irving ve Kenny Gainwell'in üst düzey koşu performansları sayesinde Buccaneers, Atlanta Falcons'ı 16-0 mağlup etmeyi başardı. Irving 27 koşuda 170 yard ve bir touchdown üretirken Gainwell 24 koşuda 140 yard kazandı. Tampa Bay, toplam 325 koşu yardıyla kulüp rekorunu da kırdı.
Maça koşu oyunu kadar sağanak yağış da damgasını vurdu. Hava şartları iki takımı da yerde oynamaya zorlasa da ligin en iyi koşucularından Bijan Robinson'a sahip olan Falcons, hücumda tek bir sayı bile üretemedi. Robinson 19 koşuda 76 yardda kalırken Michael Penix Jr. yağmur altında pas oyununa yönelmek zorunda kaldı. Ancak 24 pas denemesinin yalnızca sekizinde isabet sağlayabildi ve dört kez interception yaparak topu rakibe kaptırdı. Bu performans, Penix hakkındaki soru işaretlerini daha da artırdı.
Bir hafta önce ligin güçlü takımlarından San Francisco 49ers'ı mağlup eden Falcons'ın bu hafta sayı dahi bulamadan kaybetmesi, takımın yıllardır süregelen en büyük sorununu bir kez daha ortaya koydu: İstikrarsızlık. Atlanta, bir hafta ligin favorilerinden birini yenip ertesi hafta çok daha zayıf bir rakibe kaybedebilecek kadar öngörülemez bir takım.
Böylesine ilginç istatistiklere sahip bir maçı yeniden ne zaman göreceğimizi bilmiyorum. NFL'de her sezon geçmiş dönemleri hatırlatan, onlarca yıldır görülmemiş istatistiklere sahne olan karşılaşmalar yaşanıyor. Ancak bu maçın yeri ayrı. Tampa Bay, 1974 Buffalo Bills'ten bu yana hiç pas tamamlamadan maç kazanan ilk takım oldu. Üstelik çift haneli farkla, yani en az 10 sayı farkla, bunu başaran son takım 1945 Pittsburgh Steelers'tı. 1974'teki Bills galibiyeti yalnızca dört sayı farkla sonuçlanmıştı. Bakalım bu sezon bundan daha sıra dışı bir istatistik görebilecek miyiz?
Sekizinci haftada grup sıralamalarını doğrudan etkileyen önemli karşılaşmalar da vardı. Bunlar arasında en çok merak ettiğim maç, Kansas City Chiefs ile Denver Broncos arasında oynandı.
Maç boyunca iki takımın da kazanma ihtimali vardı. Chiefs, son çeyreğin bitimine dokuz dakikadan az bir süre kala 11 sayılık üstünlüğe sahipti. Ancak Denver'ın geri dönüşüyle mücadele son saniyelere taşındı. Kansas City, son hücumunda rakibinin bir yard çizgisine kadar ilerledi. Patrick Mahomes'un Rashee Rice'a attığı ve galibiyeti getirecek gibi görünen touchdown pası, hücum başlamadan önce yapılan kural ihlali nedeniyle iptal edildi. Son oyunda Mahomes'un savunma tarafından düşürülmesiyle Broncos, Chiefs'i 28-24 mağlup ederek AFC Batı Grubu'ndaki rakibine karşı önemli bir avantaj elde etti.
Bir diğer grup mücadelesinde ise sahaya namağlup çıkan Minnesota Vikings, kötü hücum performansına ortalama bir savunma oyunu da ekleyince mağlubiyetten kaçamadı. Detroit Lions, Minnesota'yı 19-15 yenerek ezeli rakibine sezonun ilk mağlubiyetini tattırdı. Jared Goff ise bu sezon MVP yarışında adının neden geçmesi gerektiğini bir kez daha gösterdi. Minnesota'nın kusursuz başlangıcı sona ererken Detroit, grup yarışında kritik bir galibiyet aldı.
Haftanın maçı ise bana göre Cincinnati'de oynandı. Ligin zayıf takımlarından Tennessee Titans'ı ağırlayan Bengals, uzatmalara giden mücadeleden 43-36 galip ayrıldı. Maçın kaderini yıldız oyuncular belirledi. İlk yarıda üç pası rakip tarafından yakalanan Joe Burrow, karşılaşmayı 462 pas yardı ve beş touchdown pasıyla tamamladı. Üstelik uzatmalarda yaptığı dokuz yardlık touchdown koşusuyla galibiyeti bizzat getirdi. Tee Higgins'in 155, Ja'Marr Chase'in ise 141 pas yakalama yardı üretmesi, Cincinnati hücumunun ne kadar etkili olduğunu gösterdi.
Titans cephesinde ise Cam Ward, profesyonel kariyerinin bana göre en iyi maçını oynadı. Ward, 304 pas yardı ve iki touchdown ile kariyerinin ilk 300 yardlık maçına imza attı. Tony Pollard ise 117 koşu yardı ve iki touchdown ile Tennessee'nin mücadeleyi son ana kadar taşımasında başrol oynadı. Titans, skor tabelasında kaybetmiş olabilir ancak bu maçta ortaya koyduğu mücadele gelecek adına umut vericiydi. Eğer bu yeniden yapılanma sürecine güvenir ve doğru hamleleri yaparlarsa bir veya iki sezon içerisinde ligin rekabetçi takımlarından biri hâline gelebilirler.
Haftanın kapanış maçında Chicago Bears, son şampiyon Seattle Seahawks deplasmanından etkileyici bir galibiyetle döndü. Chicago, 34-17'lik galibiyetle bu sezon ne kadar iddialı olduğunu son şampiyona karşı gösterdi. Üç koşu touchdown'ı yapan D'Andre Swift, maçın başrolündeydi. Swift, 27 koşuda 69 yard üretirken üç kez sayı alanına ulaşmayı başardı.
Caleb Williams ise gerçek bir saha komutanı gibi oynadı. 34 pas denemesinin 24'ünde isabet sağlayarak 247 yard ve bir touchdown üreten genç oyun kurucu, Bears'ın yıllardır süregelen vasat oyun kurucu geleneğini bozabilecek gibi görünüyor. Bana kalırsa bir sezonda 5.000 pas yardını geçtiğinde bu konudaki bütün tartışmalar da sona erecek.
Son şampiyon Seattle ise kan kaybetmeye devam ediyor. Geçen sezon kendisini kanıtlayan Sam Darnold, bu yıl takımını zor durumda bırakıyor. Ancak mağlubiyetin tek sorumlusu kesinlikle Darnold değil. Geçen sezonun ardından hücum koordinatörü Klint Kubiak'ı kaybeden Seahawks, onun yerini dolduracak etkili bir hücum anlayışı geliştiremedi. Seattle'ın hücumdaki sorunları, yalnızca oyun kurucunun performansıyla açıklanamayacak kadar derin görünüyor.
Ligde haftalar geçtikçe heyecan artıyor. Artık grup sıralamaları ve play-off yarışı açısından telafisi giderek zorlaşan haftalara giriyoruz. Sezon öncesinde favoriler arasında gösterilen Rams ve Seahawks, normal sezon bugün bitse play-off dışında kalacak durumda. Ancak lig uzun ve sıralamaları değiştirecek daha birçok karşılaşma oynanacak.
Gelecek hafta değerli okuyucularım için bir sürprizim de olacak.
GO BILLS!
NFL SÖZLÜĞÜ
Old School: Eski usul. Amerikan futbolunda özellikle koşu oyununa, fiziksel mücadeleye ve daha geleneksel taktiklere dayanan oyun anlayışını ifade eder.
Quarterback (QB): Oyun kurucu. Hücumun yönetilmesinden ve pas oyunlarının gerçekleştirilmesinden sorumlu oyuncu.
Running Back (RB): Koşucu. Topu taşıyarak yard kazanmaya çalışan hücum oyuncusu.
Touchdown (TD): Topun rakibin sayı alanına taşınması veya bu alanda yakalanmasıyla kazanılan altı sayı.
Interception: Oyun kurucunun attığı pasın rakip savunma oyuncusu tarafından yakalanması ve hücum hakkının rakibe geçmesi.
Sack: Oyun kurucunun pas atamadan önce, top elindeyken rakip savunma tarafından düşürülmesi.
MVP (Most Valuable Player): En değerli oyuncu ödülü.
Play-off: Normal sezonun ardından şampiyonluk için oynanan eleme karşılaşmaları.
Division: NFL'de takımların dörderli olarak ayrıldığı gruplar. Her konferansta dört grup bulunur.
Yard: Amerikan futbolunda kullanılan mesafe birimi. Bir yard yaklaşık 91,44 santimetredir.
