Otokrasi sandığa gömüldü

Macaristan, Brezilya ve Sırbistan’ın ardından ABD’de de otokrasi kaybetti. Sorunları çözmek şöyle dursun, otokratların daha da berbat hale getirmesi ve bu yüzden sandığa gömülmesi gibi büyük bir tecrübenin ifadesidir.

Trump’ın hezimeti hepsinden önemli.

Trump, “savaşlara son vereceğini”, dış maceralara giden paraları Amerikan halkı için harcayacağını söyleyerek iktidara gelmişti.

“Önce Amerika” diyen Trump, “zafer kazanan başkan” megalomanisiyle ve kendi Evanjelik itikadıyla, Netanyahu’nun peşine takıldı. Savaşın ABD’ye maliyeti, şimdilik 47 milyar dolar.

ABD halkı bu paranın sağlığa, eğitime, kamu hizmetlerine gitmesini isterdi elbette.

Trump’la birlikte Netanyahu da kaybetti. İsrail eskisi gibi ABD’ye hükmedemeyecek.

KURUMLAR AMERİKASI

NYT’ın başyazısına göre, seçmen şu üç unsur sayesinde Trump’ı sandığa gömdü: Seçim görevlileri, hukukçuların mücadelesi ve bağımsız yargıçlar.

“Seçim görevlileri” yani seçmen yazımında, oy kullanımında ve sayımında, Trump’ın baskılarına boyun eğmeyen tüm seçim kurullarındaki görevliler.

Trump, seçmen yazımı ve oy kullanımını kendi lehine etkileyecek Başkanlık Kararnameleri çıkarmıştı; hukukçular yargıya götürdü, yargı yürürlüğü durdurdu. Hem de Trump’ın atadığı yargıçlar, çatır çatır durdurma kararları verdiler.

Yüksek Mahkeme hiç ‘ıskalamamış’ değil ama genelde Trump, bağımsız Yargı’yı da bağımsız Fed’i de dize getiremedi. En sadık adamlarını atayarak kurumları “paketleme”ye yanr içten değiştirmeye zamanı da olmadı.

Hür medya, hukukçuların mücadelesine destek verdi. Muhalefet medyada özgürce yer buldu.

Bütün bunlar, ABD’de kuvvetler ayrılığı kültürünün ve kurumlarının, 1776’dan beri gelişerek, olgunlaşarak güçlenmesi sayesinde oldu.

GÜÇ, HUKUKA BOYUN EĞİYOR

Trump, başlangıçta hezimeti içine sindiremedi ama kabul etmek zorunda kaldı.

İlk tepkisi, onun megalomanisinin dışa vurumuydu: Veto!

“Bay Veto” olacağını söyledi!

Demokratların çıkaracağı kanunlara karşı elindeki “veto” silahını hatırlatıyordu.

Sistemde, Başkan “veto” ederse, o kanunu tekrar çıkarmak için hem Meclis’te hem Senato’da üçte iki çoğunluk lazım ki bu imkansız.

Fakat yasamanın da elinde “silahlar” var: Trump’ın istediği kanunları çıkarmaz, Trump’ın bütçesini reddedebilir, “azil” soruşturması başlatabilir.

İşte “denetim ve denge” denilen prensibin bir örneği.

Yelkenleri suya inen Trump, son açıklamasında “Demokratlarla birlikte çalışacağını” söyledi.

Bu ne demek?.. Seçimli otokrasinin temelindeki “üstün güç yürütme”nin, seçilmiş yasama ve bağımsız yargı karşısında eşitliğe, yasamanın ve yargının denetimine boyun eğmesi demek...

‘Siyaset bilimine geçecek’ dememin sebebi, böylesine önemli olmasıdır.

DEMOKRATLAR VE MÜSLÜMANLAR

Trump, Oval Ofis’te trans halinde mistik ayinler düzenleyen, elinde İncil’le kilise önünde kameralara poz veren bir başkan… Evanjelikler “Trump’ı Tanrı Amerika için gönderdi” diyorlar.

Savunma Bakanlığının adını Savaş Bakanlığı olarak değiştiren Trump, bu bakanlığa Pete Hegseth’i getirdi. The Atlantic dergisi, Hegseth’in “Hıristiyan Kutsal Savaşçı” olduğunu, “Hıristiyanlığın fundamentalist yorumunu Pentagon’a getirdiğini” yazmıştı. (22 Ekim 2025)

Demokratlar şimdi ilk “azil” işlemini bu adam hakkında başlatacaklarmış. Çok iyi olur.

Kendini “Hristiyan sol” olarak niteleyen genç ilahiyatçı James Talarico, “İran’da çocukları bombalamak İsa’yı aşağılamaktır” diyerek Teksas’tan Senatör seçildi. Teksas Cumhuriyetçilerin ezeli kalesiydi.

Ve Trump döneminde, Trump’a karşı, Demokrat Parti’den Müslüman ‘sosyalist’ Zohran Mamdani New York Belediye Başkanı seçildi. Abdul El-Sayed, “Benim adım Abdurrahman Muhammed El-Sayed... İnşallah’ı ‘Elhamdülillah’a dönüştürebiliriz” diyerek, yanında tesettürlü eşiyle kampanya yürüttü ve Michigan’da Demokrat Parti’den Senato’ya seçildi. …

İlk Müslüman Senatör. Adaylığını Obama açıklamıştı.

Temsilciler Meclisi’nde üçü de kadın Raşide Talib, Latife Simon ve İlhan Omar var.

Eyalet Senato ve Meclislerinde daha çoklar.

Batı’da yeni bir Müslüman tipi oluşma halinde: İslam kimliğine ve inancına sahip, aynı zamanda yaşadığı ülkenin sadık vatandaşı, demokrasinin hürriyet, hak eşitliği ve hukukun üstünlüğü esaslarına inanmış Amerikalı, Avrupalı Müslümanlar…

Evet demokrasiden başka yol yok. Otokrasi çıkar yol değil.

YORUMLAR (19)
19 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.