Demirtaş siyaset yasağıyla mı çıkacak?

Terörsüz Türkiye’de çerçeve yasanın eli kulağında. AK Parti’nin yasa teklifi Meclis’te milletvekillerinin imzasına açıldı ama ortada hâlâ bir metin bile yok.

İmzaya açıldıktan sonraki gün ancak adını öğrenebildik. Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ymiş.

Çıktığında herkesin göreceği bir yasa, Meclis’te yapılırken milletvekillerinden dahi saklanıyor. Görülmemiş bir garabet.

Neden oldu bittiye getirilmek isteniyor, olduktan sonra görülsün diye milletten ne saklanıyor, olmadan önce bilinmesinde nasıl bir sakınca var, bu gizlilik niye? Anlamak ve Meclis’in demokratik işleyişiyle bağdaştırmak mümkün değil.

Güya halk ikna edilmeden, toplumsal destek sağlanmadan sürecin tamama ermesi başarılamazdı; o yüzden herkesin gözü önünde şeffaf yürütülecekti.

Öyle yürümüyor oysa.

Milletvekilleri, metni görmeden dün akşama kadar imzalamaya çağrılmıştı. AK Parti, MHP ve DEM grubunun firesiz imzalaması hedefleniyordu. Toplanan imzalarla bugün de Meclis Başkanlığına sunulacaktı.

Düşünün; imzalardan sonra AK Parti milletvekillerinin bilgilendirileceği bugünkü grup toplantısı dahi kapalı planlanıyordu.

Yeni Parti’den Murat Emir’in tepkisini okudum. Haklı olarak şaşkınlardı. AK Parti, yasa teklifini göstermeden kendilerini bilgilendirmek için aramış. Ana muhalefet, bu usule ne diyeceğini bilemiyordu.

Üzerinde tartışmadan, fikri sorulmadan, gözü kapalı destek istenmesini yadırgıyorsa muhalefetin suçu mu?

Yasa Demirtaş’a da tahliye kapısını açacak ama siyasetten yasaklayarak mı? Gerilim konularından biri de buydu.

Sadece bazı lâflar dolaşıyor, siyasi yasakları kaldırma süresinin kısa tutulmasında anlaşıldı diye. Gizemini koruyor.

Terörsüz ve demokratik Türkiye için Meclis Komisyonu önerileri, 6 ay önce raporlaştırıldığında yazmıştım. “Hukuk ve demokrasi önerileri süper ama uygulanırsa” başlığıyla.

Aynı belirsizlikteyiz...

Öcalan’a tahliye değil umut hakkı verilecekti, AYM ve AİHM kararlarına uymak adına.

Demirtaş’ı siyasetten yasaklayarak bırakmak da öyle bir şey. Siyaset hakkı değil, tahliye mi verilecek?

Bir belirsizlik daha çözülmeden, kördüğüm hâlinde duruyor:

Dağdaki, cezaevindeki, Avrupa’daki PKK’lılara terörden vazgeçip demokratik siyasete katılma kapıları açılacaktı. Ana muhalefete o kapıları fiilen kapatarak nasıl olacak?

HUKUK VE DEMOKRASİ ONLARA VAR BUNLARA YOK MU?

Meclis Komisyonu raporu AK Parti’nin de imzasıyla kabul edilmiş, hukuk ve demokrasi sorunlarının çoğunun yasalardan değil uygulayıcılardan kaynaklandığı ve o düzelmedikçe bunu düzeltmenin işe yaramayacağı anlaşılmıştı.

Uygulayıcı düzelmedikçe yazılı kuralları düzeltseniz ne değişecekti, düzeltmeseniz ne.

Meselâ...

AYM ve AİHM kararlarına eksiksiz uyulması için idare ve yargıdan kaynaklanan engeller kaldırılacaktı.

Ama zaten Anayasa’nın emriydi bu, uygulayıcılar uysa sorun kalmayacak.

Tüm yargısal süreçler tutuksuz yargılamayı esas alacaktı, buna özen gösterilecekti. Tutuklu yargılamanın istisna olması için mevzuat gözden geçirilecekti.

Ama tutuklu yargılamayı zorlaştırmak için çoktan, kaç kere reform yapılmıştı. Kanuna göre, aslolan zaten tutuksuz yargılama. Mevzuatın daha nesi gözden geçirilecek, sorun yine yasada değil uygulamadaydı.

Terörle mücadele yasası değiştirilerek düşünce, ifade ve eleştiri özgürlüğü genişletilecekti. Basın özgürlüğü güçlendirilecekti. Her türlü eleştiri suçlaştırılmaktan korunacaktı.

Bizde hak ve özgürlüğün en âlâsının olduğunu savunanlar, demek ki doğru söylemiyordu. Bunun kabul edilmesi ve iktidar partilerinin de imzasıyla kayda geçirilmesi bir kazanım.

Ama bunlar için gerçekten kanun değişikliğine gerek var mıydı? Keyfi yorumlanıp yine özgürlükler aleyhine kullanılmayacağı garanti miydi?

Görevden alınan belediye başkanlarının yerine kayyum atanmasın, belediye meclisi seçsin diye düzenleme yapılacaktı.

Ama istisnaları yine olacak mı? DEM belediyelerine ayrı, CHP belediyelerine ayrı mı uygulanacaktı?

Ayrıca AİHM ve AYM kararlarına Demirtaş için uyulacak da TİP’li Atalay’a, CHP’li Çalık’la Kahraman’a, partisiz Kavala’ya gelince uyulmayacak mıydı?

O soru da yerli yerinde duruyor velhâsıl:

Kimliğine, partisine, hatta örgütüne bakmadan herkesi kapsamayacaksa... Kanun önünde eşitlik ne olacak?

YORUMLAR (1)
1 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.