Putin Potemkin’in izinde

Moskova, NATO’yu sadece bahane ediyormuş. Putin, çökmeyi kafasına koymuş. Ecdat yadigarı topraklar diye Ukrayna üzerinde hak iddia etmesi, ABD’yi doğruladı.

Mesele; Ukrayna’nın NATO’ya olası üyeliğinin, Rusya’ya güvenlik tehdidi oluşturması değilmiş.

Kremlin, Ukrayna’yı egemen devlet saymıyor, çarlık Rusya’sının mirası olarak görüyor.

NATO sınırlarının kendi kapılarına dayanacak olması, Kiev’deki yönetimin buna çanak tutması filan istedikleri kılıfı vermiş.

Biden yönetimi, Moskova’yla NATO’nun genişleme planlarını müzakere ederek bu savaşın durdurulamayacağı kanaatine varmıştı.

Putin’in kararlı olduğunu, saldırı hazırlığı yaptığını söylerken alttan alta kışkırtmaya, kaşımaya çalışmıyorlarmış.

ABD, Potemkin taktikleri izlemekle, tiyatro yapmakla suçlayıp Moskova’yla görüşmeyi kesmişti.

Odessa limanını şehre bağlayan Potemkin Merdivenleri’nde, Ukrayna tankları devriye atıyordu dün. Rusların denizden çıkarması başladı başlayacak bekleyişiydi.

Havadan, karadan ve denizden topyekün bir işgal harekatına giriştiler.

Diplomasiye bir şans veriyor, konuşarak çözüm arıyor görünmek, Rus senaryosunun parçası çıktı.

Hem Batı’yı oyalamış, hem de güvenlik kaygıları giderilmedigi için savaşa mecbur kalmış görüneceklerdi.

Önlenemeyecek, kaçınılmaz bir savaştan söz ediyoruz.

Potemkin Merdivenleri, adını Çariçe Katerina’nın gözde generalinden alıyor.

Aynı ismle anılan bir de meşhur Potemkin Köyü var.

Potemkin, Kırım valisiyken Katerina ve yabancı misafirlerinin gözünü boyamak için seyyar, sahte köyler kurmuş. Güzergah boyunca oradan oraya taşınan, dışı kalaylı, içi alaylı paravan köyler.

Köylü kılığındaki adamları, her durakta Potemkin’in misafirlerini, mutluluk taklidi ve tezahüratlarla karşılamış.

Potemkin Merdivenleri, Odessa’nın tarihi simgesiydi.

Potemkin aldatmacası, artık Putin’in son işgal oyununu da sembolize ediyor.

Washington, adını yanlış koymamış. Yüze gülen, arkadan başka iş çeviren bir diplomasi gösterisi sahnelemişler.

Putin, yayılmacı hırslarını, dostluk şovlarıyla örtülemeyecek kadar açık etti.

Kırım’ı Rus topraklarına katan Büyük Katerina ve Rus yayılmacılığının ünlü komutanı Potemkin’e özeniyor.

Maske ilk kez düşmüyor ama gerekli tepki verilmezse son da olmayacak.

Dün Kırım, bugün Ukrayna, yarın sıradaki hedef neresi? Burada durmayacak, o anlaşıldı.

RUSYA'YI KIZDIRMAMA SİYASETİNİN SONU

İktidar medyasının kafası karışık, pusulaları şaşmış durumda.

İktidarın güttüğü denge siyasetini anlama güçlüğünden olabilir mi?

Cumhurbaşkanı Erdoğan savaşa karşı, Rus işgalini de ‘kabul edilemez’ buluyor.

Aynı zamanda Rusya’nın çıkarlarımız için vazgeçilmezliğini, S-400’lerin savunmamız için önemini vurguluyor.

NATO’yu ise Ukrayna’daki Rus askeri yığınağının karşısına asker koymadığı, çok laf edip hiç iş yapmadığı için daha sert eleştiriyor.

Ve iki taraf da bunları duyuyor...

Olan, arada kalan iktidar medyasına oluyor. Rusya’nın Ukrayna’yı işgaline üzülmekte zorlanıyor, NATO’ya askeri çalım atmasına da seviniyorlar. Üyesi olduğu NATO gol yerse, Türkiye’nin de gol yemiş tarafta olmayacağını zannediyor, Rusya’yı tutuyorlar.

Hatta “Batı’nın güvenlik düzeni çöktü, ABD’nin küresel hegemonyası bitti, Türkiye’nin Rusya’yla daha adil bir dünya kurmasına imkan doğdu, yaşasın” diye neredeyse zil takıp oynayacak zırvacılar bile türedi.

İngiliz deyimiyle hem karnınız doyacak hem de kekiniz bütün duracak, var mı böyle bir dünya!

Başka her gücü kızdırma pahasına Rusya’yı kızdırmama siyasetinin sonuna gelmiş bulunuyoruz. Gerçekçi ve sürdürülebilir değildi zaten.

Rusya’yla Ukrayna gibi savaşan iki tarafı, aynı anda idare edebilirsiniz ama ikisini birden memnun edemezsiniz. İkili tavır, artık Rusya’yı da kızdırıyor, bununla geç olmadan yüzleşmezse iktidar medyası araya gidecek.

YORUMLAR (59)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
59 Yorum