Susuzluk CHP'den de yağmuru savaş mı yağdırıyor?

Kuraklığı CHP belediyeleri yüzündenmiş gibi gösterenler yok muydu?

İzmir, Ankara, Bursa, İstanbul’da kaç günlük su kaldığını heyecanla duyuruyor, bu şehirlerde belediyeleri CHP aldığı için yağmur yağmıyor sanılmasını istiyorlardı.

Sular kesilecek, halk da susuz kalmasını CHP’den bilecek diye el ovuşturan gayretkeşler, şimdi de günlerdir kesilmeyen sağanak yağmurlara kılıf arıyor.

Yağmur yağmadığında suçlusu CHP’ydi. Onun başarısızlığı ve bereketsizliği olarak sunuyorlardı.

Yağmur yağdığında da CHP sayesinde, onun başarısı ve bereketi gibi görüneceğini hesaba katmamışlardı. Son yağışlardan endişelenmişe benziyorlar. Ya CHP’nin kerameti zannedilirse?

Malum, belediyeler AK Parti’deyken susuzluğa, sele, depreme hep iklim silahıyla düşman yol açıyordu, yetersizlikleri öyle açıklıyorlardı.

Belediyeler CHP’ye geçtiğinden beri Ankara’da, İstanbul’da selden, susuzluktan dış güçler değil CHP sorumlu.

‘Düşman iklim silahıyla saldırıyor, yağmur hırsızları bulutlarımızı çaldı’ tezleri rafa kaldırılmıştı, kullanılmıyordu artık.

Susuzluk tehlikesinde hatırlamadıkları iklim silahını, barajlar yağmura doyunca hatırlamasınlar mı!

İklim silahıyla CHP’li belediyeleri vurandan bahsettikleri yoktu. Ama yağmurla barajları dolduran CHP’nin kısmeti, duası değil iklim silahının susmasıymış. Aman yanlış bilinmesin, diye doğrusunu öyle anlatıyorlar.

Güya İran savaşı, Tel Aviv ve Dubai’nin bulut tohumlama operasyonlarını durdurmuş. Anadolu da böylece yıllardır çalınan yağmurlarına kavuşmuş.

Gökyüzünde bir atmosferik savaş yaşanıyormuş, Emirlikler’le İsrail’in hava modifikasyon sistemleri çok ileriymiş, bize gelen bulutların içini bu teknolojiyle onlar boşaltıyormuş, savaş nedeniyle sistemleri devre dışı kalınca yağmurlarımız bize ulaşmaya, bulutlarımız yüklü gelmeye başlamış.

Nasıl teori ama, zehir gibi.

İster, CHP’li belediyelerin günahını almışlar da sorumluluktan kutarmak için bu incileri saçıyor olsunlar...

Yok ister, dolu bulutların bereketi CHP’nin başarı hanesine yazılmasın diye saçmalasınlar...

Zırva tevil götürür mü?

YAĞMURLAR BİZE BATIDAN, KOMPLOLARSA DOĞUDAN GELİYOR

Meteoroloji ve afet yönetimi hocası Prof. Mikdat Kadıoğlu, şu basit bilimsel gerçeği anlatamamaktan dertli:

“Bize Türkiye’de yağan yağmurlar batıdan gelir. Dünyanın dönüşü batıdan doğuya doğrudur, hava hareketleri de genellikle batıdan doğuyadır. Yani Körfez’de havaya yapılan, müdahale falan zaten bizi hiçbir zaman etkilemez. Çünkü bizim doğumuzda kalıyor o bölge.”

Eski meteoroloji haberlerinde yağışlı havanın bize hep Balkanlardan gelmesini tesadüf bellemiş demek herzevekiller.

Komplocuların hava tahmin raporlarına bakılırsa İsrail’le İran Balkanlar’da olmalı.

Kadıoğlu; bir mantığı, bir anlamı olmayan boş şeyler, saçmalıklar diye kızmakta haksız mı?

Komplo teorisi, desek bile bilenlerin gözünde “bir teorisi de yok bunun, tamamen boş beleş işler”miş.

Bulut hırsızlığını ilk İranlı bir generalden duymuştuk. 2018’deydi.

Aslında AY’a gidilmediğini, dünyanın da düz olduğunu, bunları NASA’nın uydurduğunu savunanlara dahi parmak ısırtacak bir teoriydi.

General Celali, komplo teorilerine çağ atlatmıştı. İran’a gelen bulutların İsrail tarafından kısırlaştırıldığına inanıyordu. Oyun büyüktü, yaşadıkları susuzluğun sebebi buydu, başka ne olabilirdi?

Afganistan’dan Akdeniz’e uzanan yüksek dağlarda kar bulunurken İran’da bu yükseklikteki yerler aksi hâlde nasıl kurak kalırdı?

Vazife soyadlı İran Hava Tahmin Genel Müdürü ikna olmamıştı gerçi. Üstüne vazifeymiş gibi fitne çıkarıyor, bulut hırsızlığı yapacak bir ülke henüz dünya üstünde var olmadığı için bunu mümkün görmediğini söylüyordu.

Doğumuzdan esen kavak yelleri, bize yağmur taşıyamayabilir ama bazılarımıza baştan hiç gitmeyen zırva tohumları taşıyor işte.

YORUMLAR (5)
5 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.