Trump’ı ‘İran sizi öldürtecek’ diye korkutmuşlar
ABD’deyim ve gazetelerinden izlediğim kadarıyla, İran ile ülkeleri arasında ilan edilmiş ‘ateşkes’ sonrasında müzakereler kalıcı bir barışa doğru yönelirken, birdenbire her şeyin tersine dönmesinden Amerikalılar şaşkın.
Trump Ankara’dan ayrılmadan İran’a saldırı emri verdiğini açıkladı. Ateşkes için de ‘‘Bitti’’ deyiverdi.
Neden böyle oldu?
Her kafadan bir ses çıkıyor ama işin ardında ne gibi bir gelişmenin yattığını bilen pek yok.
Ateşkesten sonra İran Hürmüz’de mızıkçılık yapıyor, ABD de ciddiyetini göstermek için misillemede bulunuyordu. Her iki ülkenin müzakere timleri hiçbir şey olmuyormuş gibi yollarına devam ediyorlardı.
Şimdi ise durum farklı. Trump, kadrosu ile yandaş medyası, İran’la anlaşma olmayacağı konusunu canlı tutuyor.
Savaşın yeniden başlaması iki taraf için de iyi değil; dünya için ise hiç iyi değil. Ateşkesin sona erdiği açıklanır açıklanmaz uluslararası piyasalarda petrol fiyatı yeniden tırmanışa geçti. Petrol fiyatının etkisi hemen her alanda. Batı ülkeleri de yüksek enflasyonlu hayata alışıyor.
Evet, ABD başkanı normal bir lider değil, bir parlıyor, bir sönüyor. Bugün savunduğuna yarın bizzat kendisi karşı çıkabiliyor.
Yine de Batı İttifakı’nın lideri olma iddiasıyla geldiği Ankara’ya doğru yola çıkarken, kısa sürede çok sayıda savaşı sonlandırdığı için Nobel Barış Ödülü’nü hak ettiği iddiasını seslendiriyordu.
Venezuela’nın Nobel tarafından ödüllendirilmiş muhalefet lideri Maria Corina Machado‘nun ödülünü kendisine verdiğini de hatırlatarak…
Kadın politikacı ‘‘Bu ödüle esas siz layıksınız’’ demekteymiş.
Barışçı görünmek Trump için önemli. Ankara’dan ayrılırken ‘savaş bitiren’ değil ‘biten savaşı yeniden başlatan’ kimliğine büründü Trump.
Konuya ışık tutabilecek bilgi kırıntılarına erişirim merakıyla gazeteleri gözden geçirirken iki önemli haberle karşılaştım.
İlki, ABD’den Türkiye’ye kendisini getiren Katar tarafından hediye edilmiş uçağı yerine, alelacele Ankara’ya getirtilmiş eski makam uçağının kullanımıyla ilgili haber.
Trump’ın Katar’ın hediyesinden olağanüstü memnun olduğu biliniyor. Tesliminden sonra uçağın bütün aksamı değiştirilip ihtiyaca uygun hale getirildi. Bir başkan uçağında bulunması gereken bütün teknolojik cihazlar yerleştirildi. Eskisinden daha güvenilir olduğu söylenmekteydi yeni uçağın.
O güvenle Trump Ankara’ya Katar’ın verdiği uçakla geldi.
Habere göre, yolda ve Ankara’da durumu değiştiren gelişmeler yaşanmış. Birileri, ısrarla Katar uçağının güvenlik açısından yetersiz kaldığını ileri sürmüş. Habere göre, Trump’ı da sonunda ikna etmişler.
Söylentiyle Trump dehşete kapılmış olmalı.
Eski uçağın Ankara’ya kadar getirilmesi böyle gerçekleşmiş.
Ancak iş orada kalmıyor.
Güvenlik konusunda rahatsızlık duymuş, aynı uçakla dönmemek için eskisini Ankara’ya getirtmiş Trump’a, bir ikinci telkin daha gelmiş.
Suikasta uğrayacağını duyurmuşlar Trump’a.
Ankara’da basınla son görüşmesi sırasında gelişmeleri yakından takip eden herkese tuhaf gelen bir açıklaması olmuştu ABD Başkanının.
Şu cümleleri hatırlayacaksınız:
‘‘ABD’nin liderini, yani beni ortadan kaldırmak istiyorlar. Ben onların her listesindeyim. Bu sabah gördüm. Onların bütün listelerinde yer alıyorum. Şimdiye kadar sanırım biraz şanslıydım ama bu şansın çok uzun sürmeyebileceğini düşünüyorum.”
Çarşamba sabahı, Ankara’dan ayrılmaya hazırlanırken, Trump’a ‘‘Size suikast hazırlığı var’’ bilgisini verenlerin hedef gösterdiği, Trump’ın medyaya ‘‘Onlar’’ diye andığı suikastçılar, İranlılar…
Trump İranlılar hakkında ‘‘Yalancı onlar. Onlarda bir sorun var. Kafayı yemişler. Yalancılar, dolandırıcılar, hasta insanlar’’ demişti ya, işte bunun sebebi de anlaşılıyor. O bilgi üzerine ağzını bozmuş Trump.
Kendisine karşı İranlıların suikast yapacağı istihbaratına tepki sözleri onlar.
Peki o bilgi nereden?
Wall Street Journal gazetesi o adresi veriyor: İsrail.
Görüyorsunuz, değil mi? Trump’a hayatıyla ilgili konuda, istihbarat bilgisi diye, ‘‘İran sizi suikastla öldürecek’’ demiş Netanyahu.
Trump’ın NATO Zirvesi’ne katılmak üzere Türkiye’ye geldiği sırada, savaşın ilk günlerinde İsrail’in gönderdiği füzelerle öldürülen dini lider Ali Hamaney ve çok sayıda lider düzeyinde kayıplar için gecikmeli cenaze törenleri yapılmaktaydı İran’da.
Netanyahu, o törenler sırasında kitlelerin ‘‘Merg ber Amerika’’ ve ‘‘Merg ber Trump’’ nidalarını, İngilizceye çevirip kendisini öldürme niyetinin gerçekliğine kanıt bile saydırmış olabilir.
Gazete, haberini teyit ettirmek için ulaştığı İsrailli yetkililerden cevap alamayınca Beyaz Saray’a başvurmuş. Oradan aldığı cevap şu: ‘‘Başkan’ın çarşamba günkü konuşmasına bakın.’’
O konuşmada kendisine gösterilen listelerden söz etmişti. Haberi doğrulamış oldular.
Netanyahu’yu hafife almamak gerek.
