Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü üçlemi
Örgütlü suç davasıydı, bütün kurgusu ona göre yürütüldü ama Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü davası, ortada bir suç örgütü olmadığı kararıyla bitti. Yine de sürpriz son değil.
MHP’nin hukuk kurmayı Feti Yıldız, davanın görülmeye başladığı ilk gün X’ten şu mesajı paylaşmıştı:
“Aziz İhsan Aktaş suç örgütü soruşturması kapsamında 6’sı görevinden uzaklaştırılan 7 belediye başkanının da arasında bulunduğu 200 sanığın yargılanmasına bugün başlanıyor.
Keşke mevzuat müsait olsa da duruşmalar televizyonlarda canlı yayınlanabilseydi. Vatandaş daha çok bilgi sahibi olurdu...”
Ben de davanın sonunu daha o günden şöyle öngörmüştüm...
Eğer iddia edilen Aziz İhsan Aktaş suç örgütünün lideri, CHP’li başkanlarla birlikte suç işlediklerini itiraf edip tutuksuz yargılanırken... Birlikte o suçları işlediklerini kabul etmeyen belediye başkanları, görevden alınıp bir de tutuklu yargılanmasa...
Meğer çoğunluk; bu davaların hukuki değil siyasi olduğunu, muhalefeti dizayn etmeyi amaçladığını düşünmeyecekmiş. Yolsuzlukla değil CHP’yle, İmamoğlu’yla, seçimi kazanabilecek rakiple mücadele edildiğine de inanmayacaklarmış.
Keşke Feti Bey’in keşkeyle başlayan ilk dileği gerçek olsaymış; belediyeler el değiştirip AK Parti’ye geçmeden, CHP’li başkanlar görevden alınmadan, tutuksuz ve canlı yayında yargılansalarmış, sonu böyle bir keşke olmazmış.
Çünkü bu davanın başında kaybedilen inandırıcılığın sonunda geri getirilemeyeceği belliydi.
Keşke, eğer ile meğerin çocuğudur. Sonu daima pişmanlık.
Aziz İhsan Aktaş, itirafçı suç örgütü lideri olarak yüzlerce yılla tutuksuz yargılandığı davada 2 küsur yıl hapis cezası aldı, onu da yatmayacak. El konan şirketlerini iade alıp ihale takibine kaldığı yerden devam edebilecek.
Aktaş’ın etkin pişmanlık ifadesiyle örgütlü suçtan tutuklu yargılanan belediye başkanlarına ise ceza yağdı, onlar hapisten çıkamayacak.
Feti Yıldız, davanın sonunda da bir mesaj paylaştı. Bu kez tek tesellisi, Ahmet Özer’e verilen cezanın Esenyurt Belediye Başkanlığına iadesine mani olmayacak bir sınırda kalması. MHP lideri Bahçeli’nin sözünü yerine getirmeye imkân tanıyor, Terörsüz Türkiye sürecine rağmen nedense hâlâ yerine getirilebilmiş değil.
Davanın karara bağlanmasıyla birlikte Aziz İhsan Aktaş ikilemi, üçlendi.
Soruşturma ve iddianamenin kapsamı şunu sorduruyordu:
Aktaş’ın kurup yönettiği iddia edilen çıkar amaçlı suç örgütü nasıl oluyor da hep CHP’li belediyelerde suç faaliyeti yürütmüştü?
İktidar belediyeleri ve bakanlıklarla iş yaparken suç örgütü gibi davranmaması tuhaf görünüyordu.
Muhalefetle değil yolsuzlukla mücadele ediliyor olsa davanın, AK Parti’li belediyelerle bakanlıklara da uğraması gerekmez miydi?
Dava bu inandırıcılık ikilemiyle açıldı. Meğer ortada suç örgütü de yokmuş. Şimdi bizi bir üçlemle karşı karşıya bırakarak kapanıyor.
MADENCİLERİN HAKKINI YİYEN PATRON NEYE GÜVENİYOR?
Doruk Madencilik işçilerinin hak mücadelesi, 3 ay önce güya tatlıya bağlanmıştı. İçişleri Bakanı Çiftçi’nin bir telefonu, Enerji ve Çalışma bakanlarının da bastırmasıyla çözüldü sanıyorduk.
Çözülmemiş. Madenciler, 2 haftadan fazladır Enerji Bakanlığının önünde tekrar eylemdeler.
3 ay önce Eskişehir’den Ankara’ya yürümüş, açlık grevi yapmış, gaz ve kelepçe yemiş, polis müdahalesine direnmiş, ancak ondan sonra iktidarın dikkatini çekebilmişlerdi.
Bütün istedikleri seslerini iktidara duyurmak, destek ve dayanışma görmek, maden zengini Yıldızlar Holding üzerinde baskı kurarak haklarını ödemeye zorlamaktı.
İçişleri Bakanı Çiftçi dayanamayıp inisiyatif almıştı. Enerji Bakanı Bayraktar’la Çalışma Bakanı Işıkhan da işçilerin haklarını ödemezse denetimleri sıkılaştırarak patronlarının canına okuyacakları mesajı vermişti.
İktidar, hakkı yenenlerin karşısına polis dikmek yerine hak yiyenlerin karşısına daha baştan dikilebilir, patronlardan değil işçilerden yana durabilirdi.
Madem bir telefona bakıyordu, ne beklendi diye eleştirmiş ama iktidarın insafa gelmesine ve patrondan söz alarak işçilerin eylemini sonuçlandırmasına sevinmiştik.
Patronları neyine güveniyorsa bakanlara söz verdiği hâlde işçilerin maaş vesair alacaklarını yine ödememiş. Neyine güveniyor, dersiniz?
