Papaz Brunson olayı
ABD Başkanı Trump, Türkiye’de tutuklu papaz Andrew Brunson’ı serbest bıraktırdığı için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a o günden beri defalarca teşekkür etti. Bu sözleriyle, aynı zamanda, kendisinin ne kadar etkili olduğunu söylüyordu aslında.
NATO zirvesi için geldiğinde yine Brunson olayından bahsetti:
“Rahip Brunson'ı hatırlıyorsunuzdur. 35 yıl hapse çarptırılmıştı. Evanjelik bir kahramandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı aradım, serbest bıraktı. Hiçbir şey ödemedim. Obama ya da Biden milyarlarca dolar ödüyor sürekli. Ben hiçbir şeyler ödemedim. Sadece serbest bırak dedim. Bir sonraki gün Brunson'ı Oval Ofis'te ağırladım."
Brunson 35 yıl hapis istemiyle tutuklu yargılanmıştı ama, böyle bir cezaya çarptırılmamıştı. Obama ve Biden kesinlikle böyle bir ödeme yapmamıştı. Bu sözler Trump’ın megalomanisini yansıtır.
NASIL OLMUŞTU?
Rahip Brunson, sıradan bir misyoner değildi, siyasi amaçları vardı. PKK’nın tabanını ve Suriyeli sığınmacıları Hıristiyanlaştırmaya çalışıyor, siyasi amaçları vardı.
İzmir’de faaliyet gösteren Brunson’ın cep fonu kayıtlarında “Dağılımlarından ve sınırlara mesafelerinden dolayı birçoğu Hıristiyan olduğunda Ortadoğu’daki birçok kişi İncil’i duyacak” gibi ifadeler bulunmuştu…
Bu faaliyetlerinden dolayı, İçişleri Bakanlığı kendisine sürekli ikamet izni vermeyi reddetmişti. MİT ve Emniyet’in raporları üzerine 7 Ekim 2016 günü eşi Norine ile birlikte Pınarbaşı semtindeki Göç İdaresi Geri Gönderme Merkezi’ne sevk edilmişti.
Birkaç gün içinde ABD’ye gönderileceklerdi. Fakat, olay hakkında uzun bir araştırma yazısı yayınlayan Sedat Ergin’e göre, aynı gün akşam Geri Gönderme Merkezi’ne “gelen bir telefon” yurtdışı işlemini durdurdu. Eşi Norine serbest bırakıldı. Brunson, hakkında casusluk ve terör örgütlerine yardım suçlarından soruşturma açılmak üzere alıkonuldu…
Telefon bir yetkiliden gelmiş olmalıydı tabii.
KISA KRONOLOJİ
Alıkonulması uzun sürdü. Gizli tanıklar ve tanıklar dinleyen İzmir Cumhuriyet savcılığının talebi ile Brunson 9 Aralık 2016’da tutuklandı.
ABD’de ise Trump 20 Ocak 2017’de yemin edecek Başkanlık görevine başladı… Olayların akışı şöyle:
17 Mayıs 2017: Beyaz Saray’da Erdoğan’la görüşmesinde Trump Türk hükümetinin ivedilikle Brunson’ı ABD’ye iade etmesini istedi. Beyaz Saray’ın resmi açıklamasında da talep tekrarlandı.
28 Eylül 2017: Cumhurbaşkanı Erdoğan, Polis Akademisi mezuniyet töreninde, “Belgeyse belge, bilgiyse bilgi hepsini verdik. Sonra diyorlar filanca papazı bize verin. Bir papaz da sizde var. Siz de onu verin, yapalım yargıda şeyini, size verelim” diye konuştu.
Tansiyon sürekli yükseldi…
25 Temmuz 2018: Brunson’ın tutukluğu ev hapsine çevrildi.
1 Ağustos 2018: ABD, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu ve Adalet Bakanı Abdulhamit Gül'e yaptırım kararı aldı. Erdoğan, buna karşılık, ABD’li iki mevkidaş bakana yaptırım uygulayacaklarını açıkladı…
17 Ağustos 2018: Trump: “Türkiye çok kötü davrandı. Daha bu iş bitmedi. Oturup bunu kabul etmeyeceğiz, ne olacağını göreceğiz
18 Ağustos 2018: Erdoğan: “Oyunu gördük, meydan okuyoruz. Biliyoruz ki iman varsa imkan vardır… Teslim olmadık, olmayacağız.”
18 Ağustos 2018: Aynı gün Financial Times gazetesi, “Trump 8 Kasım’da yapılacak seçimlerde Evanjeliklerin oylarını toplamak için Türkiye ile olan bu anlaşmazlığı kullanıyor, Evanjelikler Trump’ı övüyor” diye yazdı.
SİYASİ KARAR
Yargılama süreci artık siyasi karara bakıyordu. Ve…
6 Eylül 2018: Brunson davasının savcısı değiştirildi. Avukatı İsmail Cem Halavurt, DW Türkçe’ye yaptığı açıklamada, iddianameyi hazırlayan savcının değiştirilmesinin “davanın gidişatını olumlu etkileyebileceğini” söyledi.
11 Ekim 2018: Amerikan NBC televizyonu, “ABD’li papaz Andrew Brunson’ın, iki ülke arasındaki ‘gizli’ bir anlaşmayla birkaç güç içinde serbest bırakılacağını” haber yaptı.
12 Ekim 2018: İzmir 2. Ağır Ceza Mahkemesi, 35 yıl hapis talebiyle yargılanan rahip Brunson’a 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası verdi, ev hapsi ve yurtdışına çıkış yasağını kaldırdı…
Ertesi gün Brunson özel uçakla AB’ye uçtu. Trump, Brunson’ı Beyaz Saray’da ağırladı, Erdoğan’a teşekkür etti…
Dosyası 6 yıldır Yargıtay’da bekliyor!
Sürecin başında 3.36 TL olan dolar, 15 Ekim Pazartesi günü 5.83 lira olmuştu, tabii tek bu olay yüzünden değil ama bu olayın etkisi önemliydi.
Netice: Eğer “Ankara’dan gelen telefon” olmasaydı Brunson sınır dışı edilecek, bunca olaya Türkiye maruz kalmayacaktı. Demek ki, öngürülü olmak lazımdı.
