Hariciler ve bugünkü akrabaları

Sıffin bir iç savaş. Cemel savaşından 7-8 ay sonra Suriye’de, Fırat nehri kıyısındaki Sıffin’de vaki oldu. Sıffin’de 70 bin civarında Müslüman katledildi. Kim katletti? Birbirlerini katlettiler. Neden? Şam valisi Muaviye’nin halifeye isyan etmesi sebebiyle. Ayrıntılara girmeden söylersek, iktidar hırsı sebebiyle.

İktidar hırsının insanlara yaptıramayacağı bir şey yoktur. Bunu tarihten de biliyoruz, bugünkü tecrübelerimizden de biliyoruz. Siyaset sahnesindeki hercümercin, hile hurdaların, haksızlıkların, zulümlerin hepsinin sebebi iktidar hırsı.

İki taraftaki savaşçıların arasında sahabiler de var. “Hz. Ali’nin saflarında 25 Bedir ehli, 900 Biat-ı Rıdvan’a katılan olmak üzere tüm ashabdan 2800 kişi Muaviye’ye karşı savaşmıştı.” (Biat-ı Rıdvan, Fetih Suresi’nin başında anlatılan Hudeybiye Biatı.)

Kim haklıydı?

Hz. Ali haklıydı.

Kim haksızdı?

Kimse haksız değildi.

Hz. Ali’nin haklı olduğu Muaviye’ninse ‘haksız olmadığı’ dünyanın en tuhaf önermelerindendir.

Prof. Dr. Ahmet Akbulut Sahabe Dönemi İktidar Kavgası’nda bu çelişkili duruma temas ediyor.

“Bu savaşın siyasi sorumluluğu Muaviye ve onun kurmaylarına aitti. Müslüman yazarların çoğu Hz. Ali’nin haklı olduğunu belirtirlerken Muaviye’ye karşı belli bir tavır almamışlardır. Halbuki Hz. Ali’nin haklı olması zorunlu olarak karşı tarafın haksız olmasını gerektirirdi. Bu da Muaviye’ye karşı olma sonucunu doğururdu. Fakat Muaviye’nin isyanı Müslüman yazarlarca bir içtihat hatası olarak değerlendirildi ve içtihattan da günahın kaldırılmış olduğu ileri sürüldü. Bir valinin devlet başkanına karşı isyanının içtihat konusu olup olmayacağı düşünülmedi. Bu zihniyete göre ortada suç bulunmakta ve fakat suçu işleyen failler suçlu olmamaktadır. Anlaşılması mümkün olmayan düşünce şekli de bu olsa gerektir.”

Sıffin’i ve Hakem hadisesini Prof. Dr. Ahmet Yaşar Ocak’ın “Farklı Bir İslam Tarihi”ni (İletişim) okurken çalışmıştık. Tekrar etmemize gerek yok.

Ahmet Akbulut Sıffin’le birlikte Haricilik’in ortaya çıkışı üzerinde duruyor.

Hariciler, alınları secdeden kalkmayan Müslümanlar. Her fırsatta namaz kıldıkları için alınları nasırlaşmış. Dizleri de deve dizi gibi nasırlaşmış.

Sıffin’de oyunbozanlık yapıyorlar. Hz. Ali, ordusundaki daha çok Haricilerden kaynaklanan ihtilaflar yüzünden Muaviye tarafının hakem teklifini kabul etmek zorunda kalıyor.

Zamanın Arap dahilerinden. Muaviye’nin hakemi Amr ibnü’l As’ın zekasıyla ihtilaf Muaviye lehine çözülüyor.

Aslında çözülmüyor. Daha da karışıyor.

(Yeri gelmişken Arap dahilerini, ‘duhatu’l Arab’ı hatırhayalım.

Biri Ebu Süfyan’ın oğlu Muaviye. Biri Muaviye’nin yardımcısı Amr ibnu’l As. Biri Muğire bin Şu’be, biri de Ziyad ibni Ebihi. Babasının oğlu Ziyad. Neden babasının oğlu? Babasının kim olduğu bilinmediği için. Sonraları Muaviye, babası Ebu Süfyan’ın Ziyad’ın annesi Sümeyye ile yattığını Ziyad’ın bu ilişkiden doğduğunu dolayısıyla Ziyad’ın kardeşi olduğunu ilan ediyor. Ziyad’ın künyesini Ziyad ibn Ebu Süfyan olarak kayda geçiriyor. Ancak Ziyad ‘Babasının oğlu Ziyad’ olarak anılmaya devam ediyor. Oğlu Ubeydullah Hz. Hüseyin’in şehid edildiği Kerbela katliamının organizatörlerindendir.)

Hz. Ali’nin ordusundaki Hariciler Hz. Ali’yi hakeme başvurmayı kabul ettiği için tekfir ediyorlar.

Allah’ın hükmünden başka bir hükme müracaat ettiği için.

Hz. Ali’nin ve Muaviye’nin kafir olduğunu kabul etmeyenleri de tekfir ediyorlar.

Tekfir ettiklerini öldürüyorlar.

Savaşmayı da çok seviyorlar. Savaştıkları zaman ölünceye kadar savaşıyorlar.

Tarihte ve günümüzde insanları tekfir etmekten çok hoşlanan, insanların künhüne vakıf olamayacakları konulardaki farklı itikatları sebebiyle sapık, batıl, müşrik ilan etmeye hevesli, dinin mensubu gibi değil bezirganı gibi davranan tiplerle Hariciler arasında bir fikir akrabalığı olduğu düşünülebilir.

Daha çok Müslüman öldürmeye meyyal olan Daeş gibi organizasyonlarda da bir ‘Harici’ damar mevcuttur.

Şu anda, bir ‘mezhep’ olarak Hariciler var mı?

Anlattığımız haricilere nispetle mutedil bir Hariciye kolu olan İbaziler (‘Z’yi ‘dat olarak okuyun) var. Umman halkı ve yönetimi İbazidir. (Umman’a gittiğimde gördüğüm Müslümanların günlük yaşantıları başka ülkelerdeki Müslümanlardan farklı değildi. Ayrıca dikkat çekecek kadar misafirperverdiler.) Tunus’un, Libya’nın, Cezayir’in ve Tanzanya’nın bazı bölgelerinde de Harici gruplar yaşamaktadır.

YORUMLAR (4)
4 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.