Trump’ın Hürmüz hayâli meğer 40 yıllıkmış

Cehaletine ve sığ aklına güvenerek Trump’ı değerlendirmemeyi, onun kasaba kurnazlığını fazla hafife almamayı, bunun fena yanıltıcı olacağını başından beri savunuyordum.

İngiliz The Economist dergisi de aynı hatayı yapıyor. Trump’la Çin Devlet Başkanı Cinping’i yerleştirdiği kapağına Napolyon’un ünlü sözünü yazmış: “Düşmanın hata yaparken asla müdahale etme”.

Oysa 40 yıl önce başka bir İngiliz yayınına verdiği söyleşi ortaya çıktı. Trump, meğer daha emlak kralıyken İran’ı vurup Hürmüz’ü alma hayâlleri kuruyormuş. Yani Economist’e göre Cinping’in sandığı kadar da ne yaptığını bilmediği bir hata içinde debelenmiyor olabilir.

Anlaşma olmadan, Hürmüz açılmadan savaştan çekileceğini, İran’dan çok yakında ayrılmaya hazırlandığını mı söylüyor?

Üstüne de Hürmüz Boğazı’ndan kendilerine petrol gelmediğini, kimin petrolü geçiyorsa onların sorunu olduğunu, kim istiyorsa gidip alması ya da açması gerektiğini, açılıp açılmamasıyla kendisinin ilgilenmediğini, umurunda bile olmadığını mı tekrarlıyor?

Aynı sırada Tahran’daki yeni rejimin harika lideriyle ateşkese yaklaştıklarını, Hürmüz’ü açmaz ve anlaşmazlarsa İran’ı Taş Devri’ne döndürene dek vuracağını mı anlatıyor?

O esnadaysa tüm ABD medyasını ayağa kaldırıp NATO’dan çekilme fikrini açıklayacağı bir ulusa sesleniş konuşmasına mı gündemi kilitliyor?

Kendi yanında savaşa katılmayı reddettiği, ‘bu benim savaşım değil’ dediği için NATO’ya nefret kusacağını saat verip anons mu ediyor?

Ve el altından, savaşı bitirdiğini ilan edeceği tarihi bir randevu olacakmış gibi hava mı yayıyor? Tüm dünyayı çok büyük konuşma olacağı beklentisine mi sokuyor?

Daha kuşku verici, daha şüphe uyandırıcı ne olabilir?

Gerçekten savaşı bitirmeye hazırlanıyorduysa NATO’yu, Avrupa ülkelerini yanında savaşmaya zorlamak için böyle agresif niye bastırsın...

Bütün hırçınlığıyla, dibine dek çirkinleşme pahasına cepheyi genişletip savaşı büyütmeye çırpınıyor, nasıl bitirmek bu.

İran’ın yerinde kim olsa arkasından ne gelecek, kim bilir yine ne fırıldak çeviriyor, kesin bir katakulli peşinde diye acayip tedirgin olur, teyakkuz hâlini dörde katlar, büyüyen bir kaygıyla çok daha rahatsız ve diken üstünde geçirirdi geceyi.

res1.png

Nitekim öyle de oldu; beylik laflarla o bildik teranelerini yineledi, Trump cephesinde yeni bir şey yoktu, savaşı bitirme değil uzatma, büyütme nutkuyla aksini bekleyenleri terse yatırdı, yani yine feyk attı.

Orası sürpriz değil, tipik Trump, her zamanki yanıltma taktikleri, Tahran çoktandır kanmıyor zaten aldatmacalarına.

Benim için asıl sürpriz, Hürmüz Boğazı’nı almayı 40 yıl önceden aklına birilerinin koyduğunu öğrenmek oldu.

PLAN BUYSA HARK’I ALMADAN DURUR MU?

Birkaç gün önce Oksijen gazetesinde okudum...

Meğer Trump henüz ünlü bir emlak kralıyken, Atlantic City’de kumarhane işletip siyasete sulanmaya ve başkan adaylığına göz kırpmaya başlarken, daha 1988’de Hark Adası’ndan haberdarmış. Kulağına kim üfürdüyse adını duymuş, önemini biliyormuş.

İngiliz The Guardian gazetesi Trump’la o tarihte röportaj yapmış. Siyasete hevesli ama bakalım dünyadan haberi var mı, diye bilgisini test etmek için İran konusunda ne yapacağını sormuşlar.

Trump da aynen şöyle demiş:

“İran’a karşı sert olurdum. Bizi psikolojik olarak eziyorlar, bizi aptal gibi gösteriyorlar. Adamlarımızdan birine ya da gemilerimizden birine tek bir kurşun sıkılsın, Hark Adası’nı yerle bir ederim. Gider alırım. İran Irak’ı bile yenemiyor ama Amerika Birleşik Devletleri’ni köşeye sıkıştırıyor. Onlara karşı durmak dünya için de iyi olurdu.”

Emlak ve gazino kralı olduğu yıllarda Trump kim, Hark Adası’nın adını duymak, önemini bilmek kim? İran’a sert davranmaktan, Hark’ı gidip almaktan söz ediyor.

res2.png

Bu da tezimi destekliyor. Hep diyorum ya; Trump’ın abuk sabuk konuştuğuna, ne dediğini bilmez göründüğüne bakmayın. Ne yaptığını bilmediği anlamına gelmiyor. Yoğurt yiyişi onun tarzı ama o yoğurdu yemek Trump’ın fikri değil. Arkasında bir mutfak var, proje başkasının.

Öyleyse daha kötü tabii. Plan buysa, hem de 40 yıl önceden kafasına koyduysa Hark Adası’nı gidip almadan durmayacaktır.

YORUMLAR
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.