Back To Top
Türkiye, Suriye’deki engelleri nasıl aşacak?

Türkiye, Suriye’deki engelleri nasıl aşacak?

 - Son Güncelleme: 17.10.2019 Perşembe 09:02
- A +

Yanıtlanması gereken iki soru var: Türkiye’nin Suriye stratejisi gerçekçi midir? Operasyon etik-politik sorunlar içermekte midir?

Bu önemli bir sorudur:

Bir siyasi sistem, içinde ve çevresinde yeni gelişmelere, yeni girdilere, yeni dinamiklere, yeni risklere nasıl tepki verir, bunlarla nasıl başa çıkar? Bunları  yok saymak, savaş açmak, değişime meydan okumak, bildik ama pek akıllıca olmayan bir yoldur. Gelişmelere uyum sağlamak ise siyaset ve siyasi akıl demektir. Bu ise, önce ön görmeyi ve görmeyi, sonra uyum sağlamayı, en nihayet imkanlar ve hedefler arasındaki dengeyi kurarak bunlara yönelik kuşatıcı ve yönlendirici stratejiler üretmeyi gerektirir.

Ortadoğu’da dengelerin değişmesi, bu çerçevede Kürt meselesinin gelişme biçimi, Kürt sosyal ve siyasi varlığının son yıllarda yakaladığı ivme ve bunlar karşısında Türkiye’nin tutumu buna bir örnektir.

Ortadoğu 2000’lerden itibaren iki kritik evre yaşadı:

İlk evre ABD’nin Irak’a müdahalesi ve Irak düzenini çökertmesiyle başladı. Bu durum Ortadoğu’da dengelerin değişmesine yol açtı. İran’ın önündeki Irak engeli kalktı ve Irak düzeni Şii etkisi altına girdi. Tahran ve Şii kuşağı politikası Ortadoğu’nun ana belirleyenleri arasına girdiler. Körfez ülkeleri ABD’ye yaklaştı ve Kürt siyasi enerjisi açığa çıktı. Iraklı Kürtler özerk bir yönetim imkanı elde ettiler.

İkinci evre Arap baharıydı. Arap baharının Suriye kısmı, İran’ın önünü biraz daha açtı, IŞİD’in sahaya inmesine imkan verdi, bu kez bu ülkedeki Kürt enerjisini açığa çıkardı. Rusya, İran ve Suriye’nin yanında sahaya indi. İŞİD’le mücadele ABD’yi bölgeye yerleştirdi. Aynı mücadele, PYD’yi ABD’nin ve koalisyonun ortağı yaptı, PYD bu vesileyle kendi siyasi alanını kurmaya, genişletmeye ve meşrulaştırmaya başladı. PYD’nin gerek kuruluşu gerek yapısı itibariyle PKK’nın bir kolu olduğuna şüphe yok. Suriye ve Türkiye Kürtleri arasındaki geçişlilik de keza...

Türkiye’nin bu yeni girdilere verdiği tepki ortada:

- Bugün itibariyle bakıldığında Türk siyasal sistemi, hemen tüm unsurlarıyla, özellikle Suriye’deki gelişmeleri, muhtemel bir PKK devleti oluşumu varsayımıyla tehdit ve bütünlüğüne yönelik bir risk olarak algılıyor.

- Bu istikamette son derece sert ve askercil bir politika uyguluyor. Sınırları içinde hukuk devletini zorlayan bir politikayla Kürt siyasi alanını siyaseten boğma hamlesi yapıyor. Sınırları dışında Kürt gruplarının varlığı ve eylemlerine ve varoluşlarına yönelik reddiyeci politikalar izliyor. Malum bir dönem iyi ilişkiler sürdürdüğü Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nin bağımsızlık girişimine en tehditkar tepkiyi veren ülke Türkiye olmuştu. Bugün, neredeyse tüm dünyayı karşısına alarak giriştiği Suriye harekatıyla sadece PYD’nin Suriye’deki siyasi varlığını hedef almıyor. Aynı zamanda, sınır boyunca, 15 bin kilometre karelik, 850 bin nüfuslu bir alana, 2 milyon mülteci yerleştirmeyi planlayarak Türkiye’nin Kürtleri ile Suriye Kürtleri arasındaki bağı kesecek, Türkiye’nin denetiminde bir tampon bölge, bir Arap kuşağı kurmayı amaçlıyor.

Durum buysa, karşımızda iki soru var:

1- Bu strateji gerçekçi midir?

Pek öyle görünmüyor.

Daha ilk günden itibaren, Filistin’i, Arap ülkelerini, AB’yi, Çin, İngiltere ve ABD dahil tüm dünyayı karşımıza aldık. Batı’yla bağlarımız en ciddi sarsıntılarından birisini geçiriyor. Yaptırım, dışlanma, yalnızlaşma, kriz riskleri kapıda bekliyor.

Bunlar yanında, askeri harekatla Türkiye’nin Suriye’de umduğunun tersini bulma ihtimali artıyor.

Şöyle: Rusya ve İran’ın büyük hesabı ABD’nin ülkeden, hatta bölgeden çıkmasıydı. Türkiye’ye verdikleri zımni destekle, Ankara’nın Trump’ı etkilemesiyle bunu sağladılar. Esad rejiminin kuzeye ilerlemek için ABD’nin buradan çekilmesine ihtiyacı vardı, bu da yerine gelmiş oldu. Bunlar sağlandıktan sonra, başka bir safhaya geçildi. ABD’nin çekildiği yerlere rejimin yerleşmesinin kapısı açıldı. Nitekim daha şimdiden Rusya aracılığıyla Esat ve PYD anlaşmış görünüyor. Suriye’nin kuzey sınırları, yani Türkiye’nin güvenlik bölgesi olmasını istediği yerlerin PYD tarafından rejime terkedildiği iki gün önce açıklandı. Bu anlaşmanın derinliği ve bir sonraki aşaması henüz belli değil ama muhtemelen PYD, Suriye devlet yapısı içinde kendisine siyasi yer bulma istikametinde ilerliyor. Türkiye’nin artık bir örgütle değil, Suriye devletinin parçası olan bir Kürt yapısıyla karşı karşıya bulma ihtimali artıyor.

Bundan sonrası ise Türkiye-Suriye gerginliği demek. Nitekim Menbiç’te iki ülke burun buruna bulunuyor, aralarında Rus askerleri devriye geziyor. Kaldı ki, bu gelişme sadece Rusya’nın planı gibi de görünmüyor. Menbiç’te ABD askerlerinin alanı Ruslara, Rusların da rejime ve iddiaya göre PYD’ye açtığı haberleri geliyor. Unutmamak gerekir ki, IŞİD tehlikesi Rusların ve Batı’nın ortak meselesidir. Her geçen gün bu konudaki muhtemel aksaklığın sorumlusu olarak Türkiye’ye, hatta, ABD Savunma Bakanı’nın son açıklamasında olduğu gibi bizzat Erdoğan’a işaret edilmektedir.

Bedelleri bu kadar ağır, siyasi hedeflere varma ihtimali bu kadar düşük bir operasyonu gerçekçi kabul etmek elbet mümkün değildir.

2- Askeri operasyon etik-politik sorunlar içeriyor mu?

Bence evet.

Türkiye’nin dünyayı karşısına almasının (diğerleri arasında) önemli nedenlerinden birisi de bu. Operasyon yapılan bölgeden 130 bin kişi şimdiden göç etti. BM, bu rakamın 400 bine ulaşabileceğini söylüyor. Gidenler bölgenin yerleşik ahalisi (muhtemelen Kürtler). Onların yerine başkalarının yerleştirilme arayışı, siyasi iktidarın anlayışına göre milli çıkarlara uygun olabilir, ama etik değil, tüm resmi açıklamalara, hedefin PKK-PYD-YPG olduğunun söylenmesine ve mülteci sorunun halli iddiasına rağmen altından kalkılması basit mesele olmanın çok ötesinde.

Şimdi yazının başına dönelim, yeni girdiler ve gelişmeler karşısında Türkiye’nin verdiği bu tepkinin, hangi gruba girdiği  üzerine düşünelim.

Açıktır: Bu tepki, bu tercih, yeni girdi ve gelişmeleri yok sayma ve yok etme stratejisine  girer. Sorun o dur ki, bu tür bir tepkinin başarıyla sonuçlanması, dünyaya meydan okuyabilecek askeri ve ekonomik bir güç olsanız bile, son derece zordur. Rusya’nın ve ABD’nin hüsranla biten Afganistan macerası bu konuya açık örneklerdir.

Bu öykünün varacağı noktayı kestirmeye çalışırken, Türkiye’nin, sadece son stratejisi bakımından değil, dengeleri bu aşamaya taşıyan süreçte de, siyasi akıldan uzak durduğunu, adeta gelişmelerin buraya gelmesine dolaylı da olsa vesile olduğunu unutmamak gerekir.

Kürt meselesi belirleyici tek faktör idiyse Türkiye’nin çıkarı Esad’ı ve Suriye’nin birliğini desteklemekti. Ancak Ankara Esad’ın kısa sürede düşeceğinden o kadar emindi ki, PKK’nın bölgeye yayılma ihtimalini de, IŞİD meselesini de hafife aldı, Esat sonrasına kilitlendi. IŞİD’le mücadelede yerel güç olmanın PYD’ye sağlayacağı meşruiyeti görmedi. PYD bölge hakimiyeti, IŞİD’i bazı kentlerden temizledikten sonra kuruldu.

Velhasıl, sorunu görmek, ön görmek, siyasi olarak kuşatmak ve yönetmek becerilemedi. Afrin ve Cerablus operasyonları dahi başka güçlerin hesaplarının bir kalemi olduğu için yapılabildi.

Son söz: Ulusal çıkar, siyasi akıl ve demokrasinin yolu her zaman kesişmiştir.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Muhtefi. .. 18 Ekim 2019 20:26
***Son söz: Ulusal çıkar, siyasi akıl ve demokrasinin yolu her zaman kesişmiştir.***..Hoşuma gitti boyle SOMUT SAPTAMA. :))..Bunun da Altyapısı SEVMEK cok SEVMEK tıpkı Çocuğunu, Evini, İşini ve İstikballerini Fedakarlık ile sevip düşünmek. VATANDA öyle değil mi .?.Adalet, Ahlak, Edeb, Hoşgörülü ve İlim,Hikmetle yaşayıp Önayak olmak topluma Sözü ve Lisan i Haliyle .Bitmeyecek bu Emperyalist baski.!.Dalgalar gibi Biri biter diğeri gelir. :)).Bizler Suriyeyi Balkandan, Kafkasyadan ,Ortaasyadan,Ortadogudan, Afrikadan Bagimsiz göremeyiz.
KARAR OKURU 17 Ekim 2019 15:14
Erdoğan hukuku yerle bir ederken siz de ona az destek olmadınız. Ahmet Altan hapiste çürürken siz sıcak evinizde konforlu hayatınıza devam ediyorsunuz. Şikayet etmeye hakkınız yok.
Okur 17 Ekim 2019 13:23
Evet sonuç belli YPG, Esad ve Rusya hükmen galip ilan edildi fakat ben bizim bu hale düşmemize üzülüyorum.
KARAR OKURU 17 Ekim 2019 13:01
Türkiye kurmaya çalıştığı Arap kemerini 70lerde Suriye yapmıştı ve Suriye'nin ulaştığı sonuç resimde görüldüğü gibi. Vijdan olmayınca akil ve izan olmazmış.bence büyük sorunların habercisi günü kurtarma politikaları bırakmak lazım . Sonu halkların yaşadığı trajedi ve hüsran olur.
Hüseyin Şenel 17 Ekim 2019 12:39
Milletimiz tüm potansiyeli ile İktidar ve Muhalefet liderlerimizin arkasında.Tek yürek… Milletlerin önüne birlik beraberlik,Millet olma şuurunu yakalamak için fırsatlar her zaman eline geçmez.Bugün o fırsatın günüdür.Gün o gündür...Yüzlerce yıldır ayakta kalma,önde olma becerisini gösteren Türkler için,girdik çıktık,istediğimizi aldık alamadık önemli değildir.Önemli olan yine binlerce yıl devam edecek bu süreci,Millet olma şuuru içinde karşılamaktır..Tek,takma dişi kalmışların,elleri ile sundukları bu fırsatı değerlendirmek liderlerimizden ve toplum önderlerinden beklemek hakkımızdır.
KARAR OKURU 17 Ekim 2019 11:16
Sayın Bayramoğlu, PKKYPG'nin bölgede kantonlar adı altında belli bölgeye yerleşmesi ile 300 bin Kürt Türkiye'ye bir o kadarda Kuzey Irak'a Barzani bölgesine göç etti. Onun yerine Türkiye'den bazı Avrupa ülkelerinden adamlar gönderildi. Siz bunları hiç yazmadınız. Bahsettiğiniz 100-120 bin göç budur.
KARAR OKURU 17 Ekim 2019 11:00
Yazinin basligiyla yazinin alakasi yok Yani sordugu sorunun cevabi yok..sadece ustunkoru itiraza matuf bi analiz var, o kadar ..Ben de bi benzerini yaparim onun marifetse
mutlu yücel 17 Ekim 2019 10:29
3)Özetle hükümete diyeceğim şu ki. Bu Amerika ve Rusya seni ve Suriye'yi sürekli bir dolaylı savaş içinde tutmayı hedeflemektedir ki bu da kalkınamayan bir Suriye ve Türkiye demektir.İyi dinlersen, perde arkasındaki birçok devletin şimdiden kıkırdamaları duyulmaktadır.
Adem Saracoglu 17 Ekim 2019 10:27
Cok tesekkkürler:) Iyiki varsiniz!
Tarık Selim 17 Ekim 2019 10:28
Ali Bey, temiz bir zihinle yazmıyorsunuz. YPG’nin esasen PKK olduğunu söylüyor fakat yazının geri kalanında meseleyi Kürt meselesi olarak tanımlıyorsunuz. Ayrıca Türkiye’nin yaptığının etik olmadığı iddiasınını yanına Suriye’de şimdiye kadar etik olan ne yaşandı ki sorusunun cevabını yerleştirmiyorsunuz. Sizin tavsiye ettiğiniz gibi kendi halkının katili olan Esad’la görüşmek mi etik? Şimdiye kadar Suriye konusunda bir çok hata yapılmış olsa ve riski yüksek olsa da şu anda yapılan Türkiye’nin can havliyle yaptığı son bir hamledir kanaatimce. Ve doğrudur...
mutlu yücel 17 Ekim 2019 10:19
2) Haydi göç yolda dizilecek, sorunlar bir miktar çözülecek diyelim, Kürt yaşadığı toprağından vazgeçecek mi, Esat ve Amerikan silahlarıyla donanmış PYD VS. ile ÖSO arasında sürekli bir savaş olmayacak mi. Sen de tampon bölgenin silahlı gücünü dolaylı olarak desteklesen, Afgan savaşı gibi bitmeyip kanserleşen bir savaşı Ortadoğu ya taşımış olmayacak mısın. Bitmeyen bu savaş Suriye ve Türkiye’nin ilerlemesini durduracak en çok İsrail in işine gelmeyecek mi?
mutlu yücel 17 Ekim 2019 10:14
1)Bu kör politikalarla, başarılı olduk dediğimiz halde bile kaybeden yine biz oluruz. Diyelim güvensiz dediğimiz Kürtleri tümüyle bölgeden süpürüp sözde güvenli bir bölge yarattık. Şimdi bu bölgeye içinde IŞİT inde var olduğu ÖSO ve Türkiye’deki bir kısım Suriyelileri yerleştireceğiz. Peki, bunların barınma ve geçim problemini nasıl çözeceğiz. ÖSO içindeki bir kısım kişilerin savaştan elde ettiği ganimetlerle derme çatma bir şeyler yapması yeterli olacak mı?
KARAR OKURU 17 Ekim 2019 09:58
Manifesto kıvamında bir yazı. Bizim bu akla ihtiyacımız var, Bahçeli'nin rüyalarına değil.
ali bey bakıyorum da avrupalıların ve abd'nin emperyalist ağzıyla yazmışsınız, bugüne kadar avrupalılar ve diğer emperyalist hakkında bir eleştiri yazdınız mı yoksa türkiye devletini eleştirmenin dayanılmaz hafifiliğine sizde mi kapıldınız. Unutmayın 100 yılı mustafa kemal ve arkadaşları bağımsızlık mücadelesine başladığında emperyalist güçle ve sözde aydınlarımız amerikan mandasını savunmuşlardı, şimdi sizde kelime oyunları yaparak türkiyenin haklı mücadelesini itibarsızlaştırmaya çalışıyorsunuz, son bir sözüm var ekonomik, siyası ve ekonomik açıdan tam bağımsız türkiye. gerisi teferruat..
KARAR OKURU 17 Ekim 2019 09:54
ali bey güzel yazmışsınız da birde çözüm yolunu yazsanız. pkk-ypg nin yerlerini terkettirdiği insanları, demografik yapıyı değiştirdiğini yazsanız. cerablus taki üst aklı söyleseniz de muallak kalmasa. bizim orda olmamızı istemeyenhemen hemen bütün ülkelerin sınırımızda cirit atarken biz ne yapmalıyız onu söyleyin
KARAR OKURU 17 Ekim 2019 09:50
Seçme ve seçilme iadesine bile saygı duymadığımız, kayyumlar atadığınız, vekillerini parti başkanlarını hapse attığımız, kürtçe tabelaları indirdiğimız, derneklerine kurumlarına göz actırmadıgımız, hergün taşlayıpta televizyonlarda bir söz hakkı bile vermedigimiz kürt politikamız varken kimi inandırabiliriz ki kürtlerle sorunumuzun olmadığını ve pkk ypg ile savastıgımızı...
KARAR OKURU 17 Ekim 2019 14:10
7
sizde hangi dünyada yaşıyorsunuz
KARAR OKURU 17 Ekim 2019 09:43
Ali bey çok güzel yazmışsınız teşekkürler.
barış b 17 Ekim 2019 09:18
makul bir insan tarafından yazılmış güzel bir yazı.
metin p 2 17 Ekim 2019 09:03
Çekiç güç neden 90lı yıllarda pkkya helikopterle silah indirdi.30 bin tır silah ypgye neden verildi.Bunların cevabını elbette biliyorsunuz.Ancak bu doğruları yazacak cesaret ve dirayetiniz yok.Şu anda işid diye eylem yapacak kadar güçlü olan bir örgüt yok.Esede karşı henüz bir eyelem yok.rusya veya irana karşı bir zıtlaşma yok.Geriye tek bir ihtimal var.O da bütün bu silah ve eylem hazırlık aşamalarının sadece Türkiyeye karşı bir tehdit oluşturduğudur.
KARAR OKURU 17 Ekim 2019 10:39
6
Artık devlet erkanı bile Esed'e Esad diyor. Geri kalmışsın gündemden..
METİN P. 17 Ekim 2019 11:52
3
devlet erkanı yanlış telaffuz ediyor.doğrusu eseddir ve esed arapçada aslan demektir.devlet erkanının her konuştuğu şey kanun değildir.ayet ve hadis hiç değildir.
KARAR OKURU 17 Ekim 2019 14:38
0
Esed yazılır, Bashar Hafez al-Assad okunur
karar okuru 17 Ekim 2019 08:56
Ver kızı rahat et. Etik de yeniden oluşsun. Bu süslü analizlerin altında dünyanın görünen rasyonel hesaplarına uyumu mutlak doğru yol olarak işaret eden eski bir zihin yatıyor. Ölenlerden , sürülenlerden , mahvolanlardan biri değil yazarımız tabii , güvenli ve konforlu yatağından akıl dağıtıyor.
KARAR OKURU 17 Ekim 2019 08:50
Sözün bittigi yer! Ali bey, özetle aci tabloyu anlatmis! Yillardir, Suriye cehennemi ile, huzur gitti bizden.. Her sey omuzlarimiza bindirildi! Kocadik bu meselelerle! Hastalandik!
KARAR OKURU 17 Ekim 2019 08:36
Maalesef her kelimesi dogru! Iki yil öncesine kadar ,Suriye politikamiz yanlis, bu ülkeyle dost kalip, iç islerine karismayaydik, is buralara varmazdi", diyenleri linç ettiler.Esad ile iliskiler iyiydi, pkk terörünü kontrolde Türkiye'nin yaninda idi. Amerika'nin Irak'ta oldugu gibi Suriye'yi bizzat karistirdigini, parçalanmis, sürekli savas halinde bir cografya istedigini, daimi savas halinde olacagimiz yeni yapilarin kaliciligina zemin hazirladigimizi nasil göremeyiz, bunun mazereti var mi diye sormak lazim da. Geçmis olsun! Ati da vermis, buyur Üsküdari da geç demis kadar olduk! Çok aci(
Karar Okuru 17 Ekim 2019 08:06
Ali Bey, yine harika bir yazı kaleme almışsınız. İyi ki varsınız. Karar Gazetesi'ne de ayrıca teşekkürler. Malesef ülke olarak göz göre göre düştüğümüz bu durumlara (siyasi, iktisadi, genel kalite) o kadar üzülüyoruz ki... Üzüldüğümüzle de kalmıyor, dışlanıyoruz.
Ehl-i İrfan 17 Ekim 2019 06:47
Türkiye Gezi Parkı’nda, 15 Temmuz’da ve Hendek döneminde küresel örgütlü terör yapılarını mağlup edince iç işgalin yaşanmayacağı anlaşıldı. Dışarıdan kuşatmaya başladılar. Barış Pınarı Harekâtı kapsamında Suriye’nin toprak bütünlüğünü ve kendi güvenliğimizi sağlamak amacıyla örgütlü terör yapılarına operasyon yapıldığı hâlde emperyal merkezlerin hareketlenmesi sürecin anlaşılması açısından önemlidir.
Sercan 17 Ekim 2019 10:38
1
Kendinin bile anlamadığın uzun cümleler kurunca akıllı tespitler yapmış olmuyorsun. Sadece A Haber 'yorumcu'larını dinleyip bilgilendiğini düşünüyorsan gaflet ve delalet içindesin demektir.
Ali baba 17 Ekim 2019 00:40
Deli meli amma Baba Turump, dûnya lideryle konušup sorun çôzûlecek, ne diyor baba Turum,,,Kibris Tûrkleri için istediginiz Haklari Kûrdler içinde isterseniz çôzûlûr asirlik sorun bir gûnde,,Al sana, Nobel bariš ôdûlû, oldun bariši saglayan lider,
KARAR OKURU 17 Ekim 2019 07:14
15
ABD, Kürtler için istediğini Filistinliler için de istiyor mu? İstemiyorsa niye istemiyor?
hamza akyol 16 Ekim 2019 23:48
ali bey tebrik ederim. aslında olayın 3 boyutu var: birinci boyutu türkiye boyutu ki herhalükarda kaybeden taraflardan biri. ikinci boyutu iktidar ki bu savaş iktidarın kendini kurtarma hesabının bir parçası ama etkisi tam tersi yönde olacak. üçüncü boyut ise ahlaki boyutu.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN