Bizde geçmişte yaşanan şimdi Macaristan’da…
Sovyet etkisi altından çıkar çıkmaz Avrupa Birliği (AB) ve NATO üyeliğine layık görülmüş bir Doğu Avrupa ülkesiydi Macaristan; son 16 yılı NATO’ya ve AB’ye kök söktüren Viktor Orban’ın yönetimi altında geçirmişti.
Pazar günü genel seçim vardı ve iktidarı bir dönem daha devam etsin diye hem Vladimir Putin hem de Donald Trump çırpınıp durdular…
Orban’ın seçim kampanyasına yardımcısı JD Vance’i gönderdi Trump.
Putin, Macar seçmenin bir kez daha Orban’a oy vermesi için bütün teknolojik imkanları emrine seferber etti.
Seçime rekor katılım yaşandı; halkın %80’i oy kullandı. Yazımı yazdığım saatlere kadar sayılan oylara göre, muhalefet üçte iki çoğunluğu aşan bir başarı elde etmiş bulunuyor. Orban’ın partisi Fidesz Macar Meclisi’nde 55 milletvekiliyle temsil edilecekken, rakibi Péter Magyar’ın partisi Tisza’nın milletvekili sayısı 138 olacak gibi…
“Ne yapar eder yeniden seçilmeyi başarır Orban” deniliyordu…
“Başarısız olacağını fark ederse seçime gitmez” diyenler vardı…
“Hile yapar, sandıktan yeniden önde çıkar” kuşkusunu dile getiren de çoktu…
Paşa paşa seçime gitti Orban ve olumsuz beklentilerin hepsi boş çıktı…
Macaristan’ı 16 yıl boyunca demir yumrukla yönetmiş, ülkenin anayasası ve yasalarını hiçe sayan, rakiplerini haksız yargılamalarla korkutan, medyanın büyük bölümünü denetimi altına alan ve muhalefete görüş açıklama imkanı tanımayan, bu davranışlarıyla ülke ekonomisini bozup halkını perişan eden Orban seçimde büyük hezimete uğradı…
Bir başka Doğu Avrupa ülkesi olan Belarus’ta, Alexander Lukashenko’nun 1994’ten bu yana -32 yıldır- seçimlerde yaptıkları hatırlanarak, bir türlü “Orban gidici” keskinliğinde konuşulamıyordu.
Kaybettiğini kabul ettiği seçim sonu konuşmasında rakibini tebrik ettikten sonra, “Bir yere gitmiyoruz, asla, asla, asla” demeyi ihmal etmedi Orban…
Olanı kolay hazmedemeyeceği şimdiden belli.
Rakibi aslında Orban’ın yabancısı değil; siyasi hayata onun partisinden atılmış, iktidarı sırasında hemen yanı başında bulunup sorumluluklar üstlenmiş biri Péter Magyar… İki yıl önce Orban’la yolunu ayırıp, onun politikalarını yok etme ana fikri üzerine oturan yeni bir parti kurdu Magyar…
Aleyhinde türlü çeşitli iddialar ortaya atılmış olmasına, üç çocuğunun annesi eski eşinin de katıldığı kirli kampanyalara rağmen, Orban aleyhtarlığı üzerine oturan seçim kampanyası başarıyı getirdi.
Halk, bazı çevrelerden yükselen “Muvazaa bu” ithamlarına da kulak asmayarak Tisza’yı iktidara taşıdı.
‘Muvazaa’ sözcüğü bizim siyasi hayatımızda çok partili rejime geçiş sırasında yaygın biçimde kullanılmıştır.
Cumhuriyet’in ilk yıllarında, Atatürk, iki kez, kurucusu olduğu CHP’ye rakip partiler oluşturulmasına izin verdiği ve hatta ciddi olduğunu göstermek için kız kardeşi ile yakınlarını da Serbest Cumhuriyet Fırkası’na kurucu yaptırdığı halde, onun döneminde bu girişimler uzun süreli olamamıştı.
Halktan ilgi görülmediği için değil, başka sebeplerle…
‘Muvazaa’ sözcüğü ilk o denemeler sırasında kullanılmıştı.
‘Danışıklı döğüş’ anlamına…
İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü de, İkinci Dünya Savaşı sonrası şartları öyle gerektirdiği için, muhalefetin önünü açma girişimini tazeledi.
CHP içinden dört önemli ismin -Celal Bayar, Adnan Menderes, Fuat Köprülü ve Refik Koraltan’ın- bir ortak takrirle başlattıkları muhalif çizginin partileşmesine izin verdi İnönü…
Herbiri CHP içerisinde tanınırlığa sahip isimlerin muhalefet partisi kurması toplumu şaşırtmıştı.
“Muvazaalı bunlar” söylentisine rağmen, ilk seçimde -1946- Demokrat Parti’nin iktidara gelmesi, iddialara göre, ancak seçime hile karıştırılarak önlenebilmiş, ikinci seçimde ise -1950- Cumhuriyet’i kuran parti iktidarı kaybetmişti.
Macaristan’da şimdi olan bizim ülkemizde geçmişte yaşanmıştı.
Avrupa’yı yakın yıllarda saran, ‘illiberal demokrasi’ kavramıyla tanımlanan sağcı partilerin yükselişi ve Macaristan’dan başlayarak bazı ülkelerde iktidara tırmanışı, sonunda ABD’yi de etkilemiş ve Trump’ın iki kez seçimi kazanmasını getiren şartları hazırlamıştı.
Orban’ın ağır yenilgisi pek çok ülkede ‘sağcı’ partilerin zemin kaybı olarak değerlendirilecektir.
Trump kesinlikle kendisini bundan böyle daha rahatsız hissedecektir.
Rusya’da Putin bile Avrupa ve Latin Amerika’ya dönük siyasi hesaplarını yeniden gözden geçirmek ihtiyacı duyacaktır…
Macaristan seçiminde muhalefetin yürüttüğü kampanya, benzer ortamlara sahip başka ülkelerde de, muhalefet partileri tarafından inceden inceye gözden geçirilip yerel şartlara uyumlu hale getirilmeye çalışılacaktır herhalde.
Avrupa siyasetinde yeni bir dönem başlıyor…
