Back To Top
Dutu tutmadan olmaz

Dutu tutmadan olmaz

 - Son Güncelleme: 15.06.2019 Cumartesi 10:50
- A +

Geçen hafta bayram ve yeğenlerimin düğünleri vesilesi ile Amasya’da iken annemin rahatsızlanması ile yazımı hastanede kaleme almak durumunda kaldım. Bin bir telaşe ile yazıyı yollayacak iken laptopta dosyanın kaydedemeden kayboluverdiğini gördüm. Bunun üzerine dut kelimesini irdelemeye devam etmek yerine yer kelimesi ile ilgili önceden notlar aldığım bir yazımın giriş kısmını gazeteye yolladım.

Şimdi dut üzerine devam etmek için daha müsaitim. Annem de şükür ki iyi.

Dut kelimesi dışında dut için üjme diye bir kelimemiz varmış. Bunu Divanu Lügatit Türk’te görüyoruz. Üjük kelimesini görüyorum. O da hece anlamına geliyormuş. Yazıyı seslemlemek demiş Kabalcı baskısının çevirmeni. Hica ve hüccülemek denilmiş başka bir edisyonda. Hecelemek anlamında. Agop Martayan Dilaçar Arapça harf kelimesinin yerine ücük kelimesini önermişti. Agop anlaşılan “üj-üc-üz” kökünü görmüş, buradan hareket etmiş kelimeyi uydururken. Kemalistler Kur’an yazısını öcü gibi göstermeye çalışırlarken Kaşgarlı Mahmud Pirimizin himmeti ile latin harflerine ücük diyerek akla öcü kelimesini getirecek bir kelime uydurmuş. Hiç tutturamamışlar. Bugün internette ücük yazdığınızda pek bir veri ile karşılaşamıyoruz.

Biz “dut”a dönelim. Dut ile hece arasında bir irtibat var anlaşılan. Ve bu irtibatı ortak seslerden dolayı dut ve üzüm ile de düşünmek durumundayız kelime “üzük” şeklinde de yazıldığı için.

Bu üzme meselesi ile Doç. Dr. Yücel Oğurlu Hoca farklı bir yaklaşımla bir bilgi verdi geçenki yazıdan sonra. Özbekçe ve Uygurcada üzmek bir şeyi çekmek, çekerek koparmak anlamını taşıyor. Üzümün her bir tanesini üzüyoruz, yani çekip koparıyoruz. Dolayısıyla her bir üzüm tek bir üz-ümlük oluyor diye yazmıştı.

Kökses teorisini bizlere hediye eden Hüseyin Rahmi Göktaş ise üzüm ile ilgili Yunus Emre’nin “Çıktım erik dalına anda yedim üzümü” mısraından hareketle üzümün özünü gösterdiği için üzüm ismini aldığını söylediğini de ekleyeyim.

Dut ve üzümü yoklamaya devam ediyorum. Ben her ne kadar birçok sözlük başka dillerden getiriyor olsa da dutu, Türkçenin mantığı içinde bakarak tutmak fiili ile alakalı düşünmenin mümkün olabileceğini ekleyeyim buraya. Tut tutabilirsen yani. Sen tuttum, tutacağım derken o düşüverir. İçin gider.  

The Lingua Franca İn The Levant. Henry& Renee Kahane ve Andreas Tietze’in sözlüğünde pek bir bilgi ile karşılaşamıyorum.

Değerli çevirmen arkadaşım Aydın Ünlü Bey ilk dut yazısını okuyunca bazı makaleler göndermişti sağolsun. Ülkü Gürsoy’un makalesinde dutun Türklerde evin ruhu olarak görüldüğü, saadet kaynağı olarak algılandığı bilgisi geçiyor. Bu makaleden Altayca Sözlükte dut için cestek kelimesinin geçtiğini öğreniyorum. Ayrıca bazı entrümanlar duttan yapılıyormuş. Kopuz, tar, rebab ve klasik kemençe duttan yapılıyor imiş. Hatta Gürsoy’un makalesinde dutara dutar isminin duttan yapıldığı için verildiği gibi bir görüş de aktarılmış. Lakin tar, dutar, setar, kitara, gitar gibi enstrüman isimlerini de hatırımıza getirdiğimizde dutarın isminin duttan gelmesinden çok tel sayısı ile alakalı, iki telli olmaktan geldiğini, setarın üç telli olduğunu düşünmek daha doğru gibi.

Dut ile ipek ve ipek böceği ve ipek yolu ilişkisini de dikkate almak gerekiyor. Yanlış hatırlamıyorsam Aydın Ünlü Bey söyledi, günümüzde de hala öyle midir bilmiyorum ama Avrupa’da dut bilinen ve bunulan bir meyva değilmiş.

Avrupalılar meseleye böğürtlen ve ahududu üzerinden giriyor olmalı. Ahududu da bir dut. Ahu dutu. Ahu dediğimiz hayvan da bir mübarek, bir acaip. Ne çok ismi var: Maral, ceylan, ahu, geyik.

İmam-ı Şafi Hazretleri ne demiş dut için: Kendisine “Allah’ın varlığına dair delilin nedir” diye sorduklarında “Dut yaprağı” demiş. Duttan koza (ipek) böceği yer, ipek yapar; koyun yer, et ve süt yapar; geyik yer, misk yapar; arı yer, bal yapar. Aynı yapraktan bu kadar çeşitli madde yaratan ve yaptıran şüphesiz Allah’tır” demiş.

 Velhasılı dutları yerlere fazla dökülüp telef olmadan ya çekip koparıp yemek ya da tutup yemek lazım.

Tam zamanı zira…

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Gül 15 Haziran 2019 16:27
Sayin yazar, eskiler eskiyen, yirtilip kopacak gibi olan giysilere, kumas dokulu seylere bakip, üzülmüs derler.
Bu harika mevye burda (kanada) da kurutulmus olarak 150 grami 5 dolara satiliyor. Anlayacaganiz cok pahali. Ama i$in guzel tarafi sozkonusu meyvenin ambalajinda "Product of Turkey" yaziyor olmasi. Kim bilir, belki de dutuyla meshur Adiyaman'in Dut ilcesinden ihrac edildi buraya. Bu arada taze dut burda bulmak hem cok zor, hem de cok daha pahali. Turkiyedeiken bu saglikli ve lezzetli meyve bol ve ucuz olmasina ragmen yeterince ilgi gostermedigime pismanlik duydugumu belirtmek isterim simdi
Asmanın budanınca her yerinden su gelmesine ağaç ağlıyor derler. Burdan hareketle üzülen olabileceği gibi üzerlik diye bir bozkır bitkisi var. Bu üzerlikte de küçük tanecikler, tomurcuklar mevcut üzümde olduğu gibi. Üzellik,üzerlik hatta züvellik gibi söylenişleri mevcut. Üzgün surat ifadesine baksak üz sesi belirginleşiyor ama. Üzengi deki üz de bu bağlamda olabilir mi. Fazla uzatmayım.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN