Back To Top
Gerçek vatanseverlik

Gerçek vatanseverlik

 - Son Güncelleme: 08.12.2019 Pazar 10:30
- A +

Ben rahmetli Turgut Cansever Hocadan dinlemiştim; o da Varşova imar planını hazırlayan Prof. Skibniewsky’den dinlemiş. Almanlardan sonra Rusların işgal ettiği Varşova’da halk iki yıl boyunca sadece kaleyi yeniden inşa etmek için çalışmış. Bu kalede ahşap bir mahalle varmış; Varşovalılar bir Alman bombardımanı sırasında çıkan yangında bu mahalleyi oluşturan tarihî binaları kurtarmak için insanüstü bir gayret göstermişler; hatta gençler bazı parçaları üzerlerine yatarak vücutlarıyla söndürmüşler. Sığınaklarda muhafaza edilen bu parçalar yüzünden insanlara yer kalmamış. Ve savaştan sonraki iki yıl içinde Varşova kalesi kurtarılan parçalarla yeniden inşa edilmiş.

Cansever Hoca, bu hadiseyi anlattıktan sonra “Kuru laflara karnımız tok,” demişti, “Bir insan yaşadığı şehri, yaşadığı ülkeyi böyle sever!”

Sadece Polonyalılar mı? 1946 yılında, savaş biter bitmez, birbiriyle savaşmış Batı Avrupa ülkeleri bir araya gelip yıkılmış bütün tarihî şehirleri eskisi gibi yeniden inşa etmişlerdi. Çünkü iki büyük tehlikeyle karşı karşıya olduklarını biliyorlardı: Sovyetler’in askerî ve ideolojik, Amerika’nın kültürel ekonomik baskısı... Avrupalılar, bu iki büyük tehlikenin arasında yok olmamak için şehirlerinde ne kadar kıymet varsa hepsini korumaya karar verdikleri için, Avrupa Birliği’nin ilk adımı sayılan Avrupa Konseyi’nin yaptığı ilk iş, savaşta tahribata uğramış Avrupa şehirlerini ve tarihî abideleri ihya etmek oldu. Bir de bizi düşününüz!

***

Tarihe karşı sorumluluk tarih şuurunun, çevreye karşı sorumluluk vatan sevgisinin ve vatandaşlık şuurunun ifadesidir. Yaşadığı ülkeyi gerçekten seven insan, onu korumak için özel bir gayret ve dikkat gösterir. Yanan her ağaçla birlikte yanar, kırılan her kitabeyle birlikte kırılır, yıkılan her abideyle birlikte yıkılır. Çünkü atalarımız onlarla birlikte yapılmışlardır. Hacı Bayram Veli’nin meşhur beyti, tasavvufî mânâsı dışında düşünülürse, bir coğrafyanın vatan oluş sürecini veciz bir biçimde açıklamaktadır.

Nagehan ol şâra vardım ol şârı yapılır gördüm

Ben dahi bile yapıldım taş u toprak aresinde

Üç kuruş için tarihî eser mafyasına taşeronluk edip mezar taşlarını, tarihî abidelerin çinilerini veya kitabelerini acımasızca söküp satan alçaklar mı dersiniz; ormanlık alanlarda sigarasını söndürmeden atan yahut piknik ateşini olduğu gibi bırakarak cehennem olup giden ahmaklar mı dersiniz; arabalarında yedikleri meyvelerin kabuklarını, içtikleri meşrubatın kutularını caddeye atan, uluorta tükürüp sümküren, otoyollarda refüjlerin arkasını çöplüğe çeviren görgüsüzler mi dersiniz; ağzı var dili yok hayvancıklara eziyet eden manyaklar mı dersiniz... Şimdi de zavallı kadınlara, kızlara musallat olan psikopatlar türedi. Bu tiplerle her yerde, her zaman karşılaşmak mümkün. Sorsanız, çoğu kapı gibi üniversite diplomalarını bile gösterirler.

Onlar, kanı, kemiği, etiyle bu toprakları vatan yapan insanların torunları olamazlar. Onlar tabiatı âdeta mukaddes bilip -bırakın insanlara kıymayı- bitkiler dahil her türlü canlıya saygıyla yaklaşan, yani “Yaradılmışı hoş gör Yaradan’dan ötürü” diyen Yunusların dilini unutmuş kara cahillerdir.

***

Budizm ve Taoizm gibi Uzakdoğu dinlerinden semavî dinlere kadar bütün inanç sistemlerinde tabiat insanı Mutlak Varlık’a götüren bir semboller dünyasıdır. Ağacından çiçeğine böceğine, kurdundan kuşuna, taşından toprağına, her şey ondan bir işaret sayılır. Kur’an’da bu işaretlere “âyet” denilmiş ve insanları sürekli olarak âyetlere bakıp düşünmeye davet edilmişlerdir. Tabiat bütün dinlerde kutsaldır, dinlerin özellikle mistik yorumlarında Mutlak Varlık’ın tezahürü olarak görülmektedir. Bu bakımdan en yüksek seviyedeki canlıdan maddenin en süflîsine kadar, tabiattaki her şey saygıya değerdir, asla incitilmemeli, tahrip edilmemelidir.

Atalarımız çevreye bu anlayışla yaklaşır, şehirlerini bile bu hassasiyetle kurarlardı. Eski şehirlerimizin dokularına bakın, şimdiki beton yığınları gibi tabiata tecavüz eden tek bir bina göremezsiniz. Yeşillikler arasında yükselen insanî ölçekteki yapılar, tabiata ilâve edilmiş bir şey gibi değil, onun herhangi bir parçası gibidirler.

***

Evet, bilgisizlik, saygısızlık, sorumsuzluk ve dikkatsizlik, bütün bunların sonucunda kirlenen çevre, yaşanmaz hale gelen şehirler ve yakılan ormanlar, sadece insanları üzmüyor, inanıyorum ki, Allah’ın da gücüne gidiyor. Lütfen, çocuklarımızın ve onların çocuklarının da yaşayacağı ülkeyi daha fazla tahrip etmeyelim. Biraz sevgi, biraz dikkat yeter.   

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 08 Aralık 2019 17:55
Beşir bey, bahsettiğiniz tahribat kamu gücü ile de yapıldı. İdareciler de toplum da bu kıyımda müştereken sorumlu. Roma, Viyana, Prag asırlardır orjinalliğini korurken İstanbul ucubeye döndü. Menfaatini en üstün değer görenlerden başka bir şey de beklenmez zaten.
KARAR OKURU 08 Aralık 2019 16:34
Ellerin,gönlüne,yüreğine sağlık Beşir bey. Aynı şeyleri düşünüp dost sohbetlerinde dile getirmeye çalışıyordum. Siz çok daha kapsamlı ve veciz ifade etmişsinizdir. Misafir olarak bulunduğum Kayseri'de karşımdan gelen vatandaşın yere tükürmesi midemi bulandırması yetmediği gibi bir de selam vermemi bekliyerek gözümün içine bakan bu zata sinirimden hiç yapmadığım bir hareketi yaparak yönümü döndüm. Hele ellerinde ayçiçeğini çitleyip tükürerek yere atan insanları gördükçe kahrolmamak elde değil.
KARAR OKURU 08 Aralık 2019 14:16
Hocam biraz alakasız olacak bugünün yazısı açısından fajat bilgi hatamız mı var diye dikkat çekmek istedim.Huzurla ilgili yazınızda dostlarının tanpınarı vekil yaptığından söz ediyorsunuz,oysa ben günlüklerinde vekil olamadı diye hatırlıyorum sanki Saygılarımla-ŞAMDAN
KARAR OKURU 08 Aralık 2019 12:14
Beşir bey, gerçekten guzel yazı olmuş. Yüreğinize sağlık. Bir öğretmen olarak tam liselerde örnek metin olarak keşke okutulsa.Ama maalesef yazı da bahsettiginiz degerler, düşünceler güç sahipleri tarafından pek kaale alınmıyor. Ülkenin tüm degerleri gaflet ve delalet icersinde birileri tarafından talan ediliyor.Adeta "devlet malı deniz..."diyerekten.Maalesef "vatanseverlik" alcakların son sığınağı olmuş.Genclige hitabeyi tekrar tekrar okumamiz lazım. Saygılar. ..
Karar Okuru 08 Aralık 2019 12:05
Sayin cumhurbaskani taze aciklama yapti; kendilerini(cumhurbaskanini) sevmeyenler vatanini sevmiyorlarmis. Buyurun, buradan yakin, ister gulumseyin, ister kas catin.
KARAR OKURU 08 Aralık 2019 10:41
Hoyrat bir toplum olduk çıktık. Savruluyoruz oraya buraya. Dindarı da solcusu da orta yolcusu da zıvanadan çıktı. Kabalık, yozluk, estetikten yoksunluk adeta yaşam biçimimiz oldu. Derhal silkinmemiz lazım. Bunu birileri yapamaz biz istemeliyiz.
e.k 08 Aralık 2019 10:29
Nıy muslumanız dıyen ulkelerde ınsana hayvana tabıata saygı yok? Hrıstıyan ulkelerde nıye ınsanlar daha saygılı? Hatta ateıstler nıye ınsanlara ve cevrelerıne ve hayvanlara daha saygılı?
KARAR OKURU 08 Aralık 2019 11:12
2
Burdada mı islam düşmanlığı. Burası islam ülkesi mi? Neyin islama göre? Tüm hayatı dün dışı kurallarla tanzim edilen ülkende hangi islamı, hangi müslümanı arıyorsun? Git Avrupa da yaşa da gör insanlığı! Yaşayabilirsen...
e.k 08 Aralık 2019 20:55
1
Yorumunuz ıcın tesekur ederım. Islam dusmanı degılım. Sadece sorular. Cevabını anlamaya calıstıgım sorular. Insanları yaftalamak gecer akcemız olmus. Getırısı olmayan bır akce. Evet Avrupaya sovebılırız ama yukarıdakı soruların cevaplarında bızlerden daha ıyıler. Dogruya dogru. Lutfen ıslam cografyasına bır goz atın.
Takipci 08 Aralık 2019 10:21
Yazinin mesajına katılmamak mumkun degil, son derece hakli ve dogru bir mesaj. Haddim olmayarak kucuk bir itirazim var; sn yazar konuyu sonunda Din'e baglamis, halbuki hakli olarak ovdugu Avrupa ulkelerinde sosyal hayatta Din'e pek aldırmazlar, adeta Din'in adi vardir ama kendisi yoktur.
Ebu Zer 08 Aralık 2019 10:21
Halk ve yöneticiler olarak tepeden tırnağa üzerinde en ufak şekilde ciddi anlamda kafa yormadığımız bir konu/lar hakkında yazmış olduğunuz bu güzel yazı için teşekkür ederim. Elinize ve yüreğinize sağlık hocam. Bu konularda her geçen gün daha bir üzgün ve ümitsizim. Çünkü artık biz, biz değiliz....
KARAR OKURU 08 Aralık 2019 10:10
Hocam bunu bize değil Istanbul aşığı ihanet şebekesine yazın. İhanet ettik deyip itiraf eden sonra ihanetine durmaksızın devam eden anlayışa söyleyin. Memleketi çok sevdiklerini söyleyen ama ağacını kesen suyunu golünü kurutan havasını zehirleyen bu kıt beyinli zihniyete anlatin.
Kadim 08 Aralık 2019 11:15
0
Yok yok bizzat size anlatsın ki insanlara kıt beyinli diye hakaret etmekle şehir vandallığının nasıl aynı şey olduğunu belki idrak edersiniz...
KARAR OKURU 10 Aralık 2019 11:25
0
Hocan yıllarca onların yelkenine rüzgar taşıdı unuttuk mu...?
KARAR OKURU 08 Aralık 2019 09:18
Talan zihniyeti var, kupon arazi peşinde olan bir zihniyet, şehrin tarihi dokusunu düşünür mü? Abdullah Gül, Roma seyahatinde beş kattan daha yüksek bina görmeyince şaşırdığını anlatmıştı.
KARAR OKURU 08 Aralık 2019 08:50
Yıllardır insanımızı şehirler de yaşamaya zorluyorlar. Yanlış. Şehirli olmak medeni olmak değil ki. İnsanları doğdukları yerde üreterek yaşama politikaları geliştirilmeli. Bu gün kırsalda bin metre bağınız, bahçeniz, tarlanız olsa, orada yaşamak isteseniz ancak yirmi metre kare bir ağaç konut yapabilirsiniz diyor belediyeler. Bu kadarcık yere ancak aleti edavatı sığar. Versene adama 75 metre kare izin. Yok olmaz! Sonra, muhtar göz yumacak, eciş bucüş yapılar. Allah akıl versin.
KARAR OKURU 08 Aralık 2019 05:26
“Altını çiziyorum; modern, DİNDAR bir gençlikten bahsediyorum. Dininin, dilinin, beyninin, ilminin, ırzının, evinin, KİNİNİN, kalbinin davacısı bir gençlikten bahsediyorum."Buyur 2012 yılında RTE nin konuşması. SEVGİ, MERHAMET kelimesi geçiyor mu CÜMLEDE.ADEM'İ BOZARSAN ALEMİ BOZARSIN. Moğollar gibi yeşile, havaya, maviye, kentlere rant için saldırdılar. Restorasyonu dahi iki züğürt yandaşı zengin etmek için yaptılar. Çalmak için çalıştılar.İstanbul'a ihanet ettik dediler. Çamlıca camii planı, mimarisi dahi çalıntı.Şimdi böyle bir toplum olduk insanı sevmeyen eserini sever mi!
KARAR OKURU 10 Aralık 2019 11:26
1
Hay ağzına sağlık
Emine 08 Aralık 2019 05:19
Düşünmeyi bilmeyen sevmeyi de bilmezHoyrat babalar,ezik anneler,vicdanı reddeden eğitmenler elinde yoğruluyoruz.Birey olamıyoruz,ekip olamıyoruz,kolaylıkla provake edilen güruh olup çıkıyoruz.Ümitsizim bu konuda...
KARAR OKURU 08 Aralık 2019 05:12
Heykel ve Put arasındaki farkı bilmeyen Taliban, DAİŞ Suriye'de Palmira, Afganistan da buda heykellerini yıktı. Bizi yönetenler farklı mı! Oysa İslam Mekke'de kırdığı put, üzerinden kudsiyet atfederek çıkar sağlanan nesnelerdi! Bu kişi veya bir başka nesne de olabilir. İSLAMIN putu budur. Yoksa binlerce yıldır gelip geçip yaşamış nice alim, Müslüman PUT olarak görmese Buda ve farklı heykelleri kırmazmıydı.En son Adana'da çıktı Beyaz Cami restore REZALETİ.2, 3 çelik çömlek için Marmara işi 4 yıl geçikti diyen zihniyet memleket yönetirse herşey normal. Kindar ve dindar nesil eserimiz
KARAR OKURU 08 Aralık 2019 02:41
istanbul'un siluetini bozan o iki cirkin gokdelene izin verenlere anlatin vatanseverligin ne oldugunu.
Hasan Fevzi 08 Aralık 2019 02:14
Çok güzel, değerler eğitimi mislinde bir yazı Peygamber Efendimizin dualarından Rabbim bana eşyanın gerçek halini göster imiş. Çevremizdeki herseyde Rabbimiz in ism-i tecellisini görüp O'nun hatırına saygılı davranmak
timur 08 Aralık 2019 01:29
sayın yazar güzel bir konuya değinmişsin Avrupa öyle bir düzen kurmuş ki 7 den 70 herkes yasalara ve kültürüne insanlara doğaya hayvanlara yabancılara saygılı hürmetli. bu iş birazda cezalara ve hükümlerede bağlı örneğin avrupada pet şişeleri para ile satılır ve tekrar dönüşüm işareti üzerinde olanlar bütün marketlerinde boş pet alma makineleri marketin yanındabulunur. Cam şişeler gazeteler kağıtlar eski elbise ve ayakabılar içinde ayrı ayrı kontenler sitelerde bulunur oralarada bu saydıklarımı atarsın. elbise kontenine eski elbise atarsın, kızılayları satar kazancı afrikaya gönder
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN