Back To Top
Mozart ve Beethoven dinlemek

Mozart ve Beethoven dinlemek

 - Son Güncelleme: 13.01.2019 Pazar 01:55
- A +

Bir tiyatro oyuncusu, “Cumhurbaşkanı bir Mozart, bir Beethoven dinlesin. Belki iyi gelir,” demiş. Basında günlerdir tartışılan bu sözlerin sahibini eleştirenler, haklı olarak klasik müziğin Naziler için de özel bir önem taşıdığını hatırlatarak Batı müziğini dinlemekle faşist veya demokrat olmak arasında bir ilişkinin bulunmadığını yazdılar. Eleştirinin muhatabı olan Cumhurbaşkanımız da “Cumhurbaşkanı’nı Mozart dinlemeye zorlamak faşistliğin dikâlâsıdır!” dedi; aslında daha genel bir ifade kullansaydı, bu ülkede kırk elli yıl yaşanmış, dünya tarihinde benzeri bulunmayan bir tuhaflığa işaret etmiş olacaktı.

Bu arada “İsmet Paşa, klasik Batı müziğinden başka müzik dinlemezdi; bu müziği dinlemek onun Millî Şef’liğini engelledi mi?” suali soruldu mu, bilmiyorum. Bir sual daha: Millî Şef, çok partili sisteme geçmeye klasik müzik dinlediği için mi razı oldu, klasik müziği çok seven Naziler ikinci büyük harpte mağlubiyete uğradığı için mi?

***

Söz konusu sanatçının sözleri bana ister istemez 28 Şubat günlerindeki müzik tartışmalarını hatırlattı. 1997 yılında 14. Ankara Müzik Festivali’nin açılış konserinin dinleyicileri Kültür Bakanı İsmail Kahraman’ı yuhalamış, sadece edebe değil, dinlemeye geldikleri müziğin ruhuna da aykırı düşen bu taşkınlık devrin cumhurbaşkanı Süleyman Demirel tarafından “İşte çağdaş Türkiye!” diyerek adeta alkışlanmıştı. Sağduyusu dumura uğramamış her kesin hayretler içinde kaldığını hatırlıyorum. 

O gün o konserdeki dinleyici kitlesinin en az yüzde doksanı, eminim, Demirel’e otuz yıllık siyaset hayatında bir kere bile oy vermemiş insanlardan oluşuyordu. “Eğer oradaki ‘çağdaş Türkiye’ ise, sayın Demirel, otuz yıl, ‘çağdışı Türkiye’nin oylarıyla siyaset yaptı demektir. Bildiğim kadarıyla, eski Adalet Partisi’nin ve onun devamı olan partilerin seçmenleri, büyük çoğunlukla halk müziği, arabesk, daha seçkinleri klasik Türk müziği dinlerler ve her hangi bir konserde, devletin bir bakanını, hangi partiden olursa olsun, yuhalamayacak kadar medenidirler,” diye yazmıştım.

Aynı günlerde Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın “çağdaşlaşma” seferberliği çerçevesinde pilot bölge olarak seçtiği Konya, Kayseri ve Afyon’da üç ayda bir konser vermesi kararlaştırılmıştı. O tarihteki CSO Müdürü, bu kampanyayı “Atatürk devrimlerinin sallanmış ve gevşemiş olan vidalarını sıkmak” için hazırladıklarını söylemiş, “Milli Şef” Hikmet Şimşek de benzer hikmetler savurmuş, fakat nedense “Atatürk’ün sevdiği liedler, kantatlar, senfoniler” gibi bir konser yahut radyo ve televizyon programı hazırlamamışlardı. Neden acaba?

***

Millî Şef devrinde, klasik müzik dinlemeyi beceremediğimiz için “eşşek”liğimize bile hükmedilmişti. Bir hatırat kitabından aktardığım şu pasaj dikkatle okunursa ne demek istediğim anlaşılacaktır:

“Dr. Ernst Praetorius orkestra şefi. Konserler, Konservatuar’ın salonunda veriliyor. Hiç unutmam, bir konserdeyiz. Praetorius tam çubuğunu kaldıracak, arkadan bir sandalye gıcırtısı duyuldu. Şef çubuğunu indirdi. Bir iki saniye, tekrar konsantrasyonunu topladı. Çubuk yukarı kalktı. Gene o gıcırtı. Şef gene indirdi. Üçüncü kez tekrar edince, salona döndü. Yüzü kıpkırmızı idi. ‘Eşşek’ dedi. İşte biz böyle böyle konser dinlemesini öğrendik.”

Söz konusu hatıratta bu hadise Praetorius’a hak verilerek anlatıyor. “İşte biz böyle böyle konser dinlemesini öğrendik” cümlesinin anlaşılır bir dile tercümesi şöyledir: “Biz kaba saba, vahşi bir millettik, işte böyle adam edildik!”

Ancak müstemleke aydınları böyle düşünebilir ve böyle düşünen birinin, senfonik müzik dinlemeyen (ve bu müziğin temsil ettiği değerleri benimsemeyen) herkesi “eşşek” olarak görmesi ve gevşediğine inandığı cıvataları sıkmaya kalkışması çok tabiidir. “Gevşemiş vidaları sıkmak” gibi sözlerin arkasında, insanın tüylerini diken diken eden bir jakoben zihniyetin, dayatmacılığın, totaliterliğin yattığını ayrıca belirtmeye gerek var mı?

Esası çokseslilik olan bir sanatın temsilcileri nasıl sıradan bir tamirci edasıyla yalama olmuşluktan, vidaları sıkmaktan söz edebilmişlerdir?

Klasik müzik, “çağdaşlık, uygarlık ve laikliğin göstergesi”ymiş ve bu yönüyle müzik değerlerinin üzerine çıkmışmış. Yani, klasik müzik dinlediğiniz zaman sadece müzik dinlemiş olmuyor, ne kadar çağdaş, ne kadar laik, ne kadar uygar olduğunuzu gösteriyormuşsunuz. Bu görüş doğruysa, Sultan Abdülmecid’den itibaren Batı müziğine çok özel bir ilgi gösteren, hatta besteciler bile yetiştiren Osmanlı hanedanı, Cumhuriyet elitlerinden daha çağdaş, daha uygar ve daha laik idiler. Sultan II. Abdülhamid de “alaturka” sevmez, Batı müziği dinlerdi.

Peki, hem klasik müziği seviyor, hem de Hikmet Şimşek gibi düşünmüyorsanız ne olacak? Ben klasik Batı müziğinin büyük bestecilerini zevkle dinleyen çok sayıda muhafazakâr aydın tanıyorum; üstelik zihniyet olarak söz konusu aydınlara nazaran daha demokrat...

***

Sadece Türkiye’de değil, bütün dünyada klasik müzik dinleyenlerin sayısı, caz, pop, folk gibi türlerde müzik dinleyenlerle kıyaslandığında devede kulak kalır. Hele anlayarak, zevk alarak dinleyenlerin sayısı... Bernard Shaw, İnsan, Üstüninsan isimli oyununda İngiltere’deki konser salonlarını dolduran yorgun argın insanların klasik müziği gerçekten sevdikleri için değil, sevmeleri gerektiğine inandıkları için orada olduklarını söyler. Ya bizde?

Klasik müzik dinlemenin çağdaşlıkla, laiklikle, uygarlıkla hiçbir alâkası yoktur; bu tamamen eğitim ve alışkanlık meselesidir. Klasik müzik eğitimi almamış veya sürekli dinleyerek alışkanlık kazanmamış insanlara, 1930’larda, 40’larda yapıldığı gibi, polis zoruyla dinletmeye kalkışırsanız, samimiyetle dinlemek isteyenleri bile kaçırırsınız.

Sivas’ta, bir ihtiyarın, zorla dinletilen bir klasik müzik konserinden sonra “Sivas Sivas olalı, Timur’dan beri böyle zulüm görmedi!” sözü gülünüp geçilecek bir söz değildir.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
selman 10 saat 51 dakika önce
16 Ocak 2019 09:01
Öneriyi (ironi katkılı da olsa) zorlama olarak göstermek, yalancılıktır. Bu durumu analiz ederken yalancılığından bahsetmemek de, peçeteciliktir.
KARAR OKURU 13 Ocak 2019 18:12
Islamcilarada muzik iyi gelebilir. Diktatorlerin muzigi kullanmalari muzigin hatasi degil. Bak ISIDin yaptiklarina. "Islam bu degil", bu sizin deyiminiz. Yag gibi herseyin ustune cikmak niye.
Mübarek 13 Ocak 2019 12:56
Sanatçının söylediği söz 'Sayın cumhurbaşkanının Fazıl Say'ın konserine gidiyor olması iyi bir gelişme değil mi' sorusuna cevap olarak verilmiş bir söz. Bu duruma cevap olarak 'Cumhurbaşkanı'nı bira içmeye, Mozart dinlemeye zorlamak faşistliğin dik alasıdır' diye bir söz söyleniyor. Benim anlamadığım neden sanatçılar kürsülerden hedefe alınıyor? Söylenene gülüp geçmek bu kadar mı zor... Ya da didişme ihtiyacı bu kadar mı depreşti de hep kavga edilecek birileri aranıyor. Artık bu gereksiz kavgalardan bıktık.
Karar okuyucusu 13 Ocak 2019 12:53
O kadar güzel yazmışsınız ki meseleyi özetleyerek, laf kalabalığı yapmadan, fikirle takdim etmişsiniz. Bu yazıyı herkes okusun ama ön yargısız lütfen...
sen mi önyargısızsın? 13 Ocak 2019 16:04
4
şu sorulara laf kalabalığı yapmadan cevap ver: klasik müzik dinlenmesine itirazın var mı? batı kültürüdür dinlenmemelidir diyor musun? klasik müzik dinleyenin faşist olduğunu düşünüyor musun?
KARAR OKURU 13 Ocak 2019 12:48
Ben isterdim ki Cumhurbaşkanı şöyle desin:"Rutkay Bey önemli bir sanatçımızdır. Değerli tavsiyelerini dikkate alacağım." Hem şık bir jest hem de şaşırtıcı ve kucaklayıcı bir dil her zaman işe yarar. Fazıl Say'a bir taziye arayı ısıtmadı mı?
çıplak kral 13 Ocak 2019 12:26
doğru da konu bu değil. bazıları klasik batı müziği batı kültürüdür, dinlemeyin diyor. konu bu. katılıyor musunuz? ayrıca klasik batı müziğini sevmeyebilirsiniz. gerçekten de sadece bir zevk olmanın ötesinde bir sosyal tutum göstergesidir (türban ya da gösterişli iftarlar gibi). ancak her janrda janrın dışına taşmış parçalar vardır. 40. senfoni, yarim kara toprak, kalamış gibi. bunlardan zevk alamıyorsanız, garipsinizdir. ya da ideolojik.
KARAR OKURU 13 Ocak 2019 11:36
KONSER seyircisinin çıkarttığı ses öksürük, aksırık gibi engellenemeyecek bir ses değil, SANDALYE GICIRTISI, hem de üst üste üç kere. BU BİR EŞŞEKLİKTİR. Aynı konsantre bozucu/huşu giderici bir hareketin, ‘CAMİ’de yapılmasının, mesela, kapatması gereken YAZILI hatırlatmalara rağmen telefonunu açık bırakıp, bir arama nedeni ile telefonuna zil sesi yaptığı ITRİ’nin bir bestesini velevki tekbir olsun, tüm cemaate dinletenin yaptığının, EŞŞEKLİK olduğu gibi.
Cumhurbaşkanı konsere davet edilmiş ve kendisi de kabul etmiştir. Zorlamak bunun neresinde? Rutkay Aziz de “...iyi gelir” demiş. Erdoğan celallenmiş. Adam yok yere kavga çıkarıyor. Yazarın yazdığı yazı Erdoğan’a tarihsel haklılık kazandırmak üzere kurgulanmış. Konular birbiriyle alakalı değil. Hiç kimse müzik zevki yüzünden demokrat veya tersi olmaz. Vaktiyle Batılı müzik dinlemeye zorlanmış olabilir. İnsanlar seveceği varsa da sevmemiş. Bununla birlikte zorunlu din dersi hatta seçmeli ama zorunlu din dersleri ile dinden uzaklaştığımızı yazacak
KARAR OKURU 13 Ocak 2019 11:17
Kültürler değişirler, gelişirler, etkileşirler. Batı müziği dinlemekte bir beis yok. Ama önce , şahsiyet sahibi olmak için ''biz olmak'' lazım.
İyi de Erdoğan’ın sözleri ile başlayan yazı neden o cümleye demokrat olmak veya olmamak ile alakası yoktur diye açıkça sonuca bağlanmadı. Tarih anlatmış dolaylı olarak İnönü üzerinden muhafazakar ruhlara gıda niyetine tam da saçmalayan Erdoğan’ın lehine!!! Harikasın Ayvazoğlu!!
KARAR OKURU 13 Ocak 2019 10:54
Kılıçdaroğlu ilahi dinlesin denseydi eminim susar evet dinlemeli hatta herkes dinlemeli derdiniz...
size muhalif 13 Ocak 2019 18:02
3
Ne alaka hiç kimse Kılıçdaroğlu na ilahi dinlesin demiyor.Gölgeye yumruk sallamayı bırak.
İnsaf 13 Ocak 2019 10:16
Ya iyi de Rutkay Aziz, Fazıl say ın Cumhurbaşkanını konserine davet etmesiyle ilgili bir soru üzerine “tabi canım gitsin Mozart Beethoven dinlesin belki iyi gelir” dedi. Buradan yola çıkarak Cumhurbaşkanının klasik müzik dinlemeye zorlandığı yorumu yapmak zorlama bir yorum değil mi? Hadi o klasik seçim taktiklerini uyguluyor. Peki ya sizin amacınız ne?
okur 13 Ocak 2019 11:09
2
aa. böyle mi? ben bilmiyordum. bu cümleden en fazla "ince tariz" çıkar. ince tariz. yani şey gibi, adamın kilo problemi vardır zayıflamaya çalışıyordur, 1 kilo daha ye, iyi gelir, zayıflarsın demek gibi. Tariz. burdan faşizm çıkmaz.
KARAR OKURU 13 Ocak 2019 11:44
0
Ben de bu yorumu hocaya yakıştıramadım. Gerçekten insafsız, izansız, tek taraflı bir yorum olmuş. İşin kötüsü Erdoğan'ın dili ile konuşmuş. Her kötülüğün başı CeHaPe , diyen adama, Milli Şef üzerinden insafsızca malzeme ikmali yapmış.
size muhalif 13 Ocak 2019 18:13
6
Rutkay Aziz'in gitsin iyi gelir.Tavrı muhalif bir tavır değil mi? O hoşunuza gidiyor da,alınan cevap niye hoşunuza gitmez.Sanat bizim tekelimizde diyenlere elbette tekel yasalara aykırıdır diyen birileride çıkar.Buna da alışın.Her elinize geçeni toplumun değerlerine karşı araç olarak kullanırsanız en başta icracılar kaybeder!Kaybediyorlar!
KARAR OKURU 13 Ocak 2019 23:16
0
18:13 Cumhurbaşkanı Rutkay Aziz e “beyfendi bana akıl vereceğine kendisi gitsin biraz musiki dinlesin” deseydi bu bir cevap olurdu ve biz de bunu beğenmek ya da beğenmemek arasında bir tercih yapabilirdik. Fakat ortada bir cevap yok bir çarpıtma var. Olmayan zorlama üzerinden olmayan mağduriyet ve oy devşirme var. Maalesef bu gazı sürekli aldığınız için de halkın bir kesimine karşı yersiz bir kin ve düşmanlığınız var.
KARAR OKURU 13 Ocak 2019 09:33
Müzik sanat herkese iyi gelir
KARAR OKURU 13 Ocak 2019 06:21
İnönü, savaşın kazanan tarafı müttefik devletlerin Türkiye'ye eğer BM'ye üye olmak istiyorsa çok partili sisteme geçme mecburiyeti getirmesinden dolayı değişimi kabul etmek zorunda kalmıştır. Çünkü 2.dünya savaşı sırasında türkiyenin müttefikler safında savaşa girip almanyaya karşı cephe açması için çok baskı yapılmış (hatta 12 adalar vaadedilmiş) ama türkiye ilk başlarda almanyayı tutmakla beraber müttefikler lehine seyrini gördükçe tarafsız tutuma evrilmiş, savaşın bitmesine 1 ay kala almanyaya savaş ilan etmiştir. Bu politikası yüzünd
KARAR OKURU 13 Ocak 2019 04:36
Islamcilarin magduriyetleri hic bitmez. Aglamaktan dunyalarindan vazgecip hep ahiret icin ugrasirlar. Hayatida insanlara zebir ederek.
Ya iyi de Rutkay Aziz, Fazıl say ın Cumhurbaşkanını konserine davet etmesiyle ilgili bir soru üzerine “tabi canım gitsin Mozart Beethoven dinlesin belki iyi gelir” dedi. Buradan yola çıkarak Cumhurbaşkanının klasik müzik dinlemeye zorlandığı yorumunu yapmak zorlama bir yorum değil mi? Hadi o klasik seçim taktiklerini uyguluyor. Peki ya sizin amacınız ne?
KARAR OKURU 13 Ocak 2019 00:29
Tanzimattan bu yana batılılaşma hastalığına yakalanmış biçare Türkler hala gerçekleri göremiyor medeneyit ne klâsik müzikte ne alaturka musikide medeniyet belki de kendi değerlerine sahip çıkarak başkalarının kültürüne, inanışına saygı duymakta tıpkı atalarımızın yaptığı gibi
KARAR OKURU 13 Ocak 2019 08:43
4
Mağlup milletler galipleri taklit edermiş. Tarihin tabiati böyle. Bu da geçer ya hu!
Peyami 13 Ocak 2019 11:38
1
Sarıktan fese, festen serpuşa nasıl gelindi? Bu gün pantolon gömlek ceket giyinmeyi tuhaf bulmayanların zevksizliklerini batı müziği tavsiyesini faşizm dayatması olarak sunmaları cidden mide bulandırıcı. Tabi bir mideye sahipseniz. İşkembe mi? O zaman işiniz kolay...
KARAR OKURU 13 Ocak 2019 12:51
5
Maalesef öyle. Ama hem galip gelip hem mağlupları taklit edenlere ne demeli...
size muhalif 13 Ocak 2019 19:19
4
Rize nin niye topa tutulduğunu bilirmisiniz.Biz şapka giymeyeceğiz isteyen giysin,biz giymeyeceğiz dedikleri için.Bu hocalar çınar ağaçlarında asıldılar.İskilipli atıf hoca niye asıldı. Şapka için firenk mukallitliği diye kitap yazdığı için.Bu kadarçık şeyler için insanlar asılır mı?Şimdik kalkıpta insanlar neden çeket giymiş niye gömlek giymiş,niye pantolon giymiş demogojisi yapıp üstüne birde midem bulanıyor dersen esas mide bulandıran sensin!
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN