Back To Top
Son depremin düşündürdükleri

Son depremin düşündürdükleri

 - Son Güncelleme: 29.09.2019 Pazar 10:49
- A +

Perşembe günü öğle vakti yaşadığımız, AFAD’a göre 5.8’lik, Kandilli’ye göre 6’lık, yani nispeten küçük sayılabilecek bir depremin yarattığı panik havasını görünce, ekranları dolduran uzmanların kaçınılmaz gördükleri büyük İstanbul depreminde neler yaşanabileceğini düşünmek bile insanın kanını donduruyor.

Sarsıntı hissedilir edilmez kendilerini can havliyle sokaklara atan ve yakınlarından haber alma telaşına düşen insanların derhal cep telefonlarına sarılmaları yüzünden bütün şebekelerin iflas ettiğini yaşayarak gördük. Allah korusun, daha büyük bir felakette, 1999 depremindekine benzer bir haberleşme krizinin yaşanması halinde vahim sonuçlarla karşılaşılacağını tahmin etmek zor değil. İlgili kurumlar herhalde bir çözüm düşünmüşlerdir.

***

Depremin ardından telefonların çalışmadığına dair şikayetler işitmeye başlayınca 1999 depreminden kısa bir süre sonra Telsiz ve Radyo Amatörleri Cemiyeti (TRAC) başkanı Aziz Şasa’yla görüşerek kaleme aldığım “Aziz Bey’in Telsizleri” başlıklı yazımı hatırladım.

TRAC, kriz anlarında en emniyetli haberleşme araçlarının hâlâ ve radyo ve telsiz olduğuna inanan –ki öyledir- amatörlerce kurulmuş gönüllü bir kuruluştur. Rahmetli Ayşe Şasa’nın kardeşi olan ve cemiyetin genel başkanlığını sürdüren Aziz Bey, 17 Ağustos ve 12 Kasım 1999 depremlerinin yirminci yıldönümü vesilesiyle yaptığı bir açıklamada TRAC’nin gösterdiği performansı hatırlattıktan sonra güzel haberler veriyor:

“Bu felaketlerden alınan dersler, ‘Hizmet Grubu’ yapısını temel alan Türkiye Afet Müdahale Planı (TAMP) belgesinin yürürlüğe sokulması sonucunu doğurmuştur. TAMP belgesinin oluşturulması konusunda atılan kararlı ve sistematik adımları da dönemin AFAD Başkanı ve şimdinin Cumhurbaşkanı Yardımcısı Sayın Dr. Fuat Oktay’ın dirayetli yaklaşımına borçluyuz. Kendisinin daveti ile 2012 yılında dâhil olduğumuz ‘Süreç Analizi’ aşamasının akabinde Ulaştırma Bakanlığı bünyesinde yürütülen ‘Ulusal Düzey Haberleşme Hizmet Grubu Planı’ belgesinin yazımı çalışmasına katkı verdik. Gelinen noktada da, 2015 yılından beri Ulusal Düzey Haberleşme Hizmet Grubu yapılanmasında ‘Çözüm Ortağı’ sıfatıyla yer almaktayız. Şubelerimiz İl Düzeyi Hizmet Gruplarında Çözüm Ortağı olarak yer almaktayken temsilcilerimiz de bulundukları Vilayetin Haberleşme Hizmet Grubu lideri ile irtibatı sağlamaktadırlar.”

1999 depremlerinin ardından önemli çalışmalar yapıldığına inanıyorum. Ama İstanbul’da hâlâ depreme dayanıksız binlerce binanın bulunduğu, “Kentsel Dönüşüm” uygulamalarının sadece rantiyeye yaradığı acı bir gerçektir.

Ömrünün son yıllarında zihnî mesaisinin hemen tamamını deprem meselesine ayıran rahmetli Turgut Cansever, büyük bir depremin en az zararla atlatılabilmesi için yapılması gerekenleri tespit etmek amacıyla çok sayıda mimar, mühendis, şehir plancısı, jeofizikçi, felsefeci, sosyolog, ekonomist, hukukçu, sivil toplum kuruluşu temsilcisi ve yazarı ikna ederek bir “İstanbul Deprem Çalışma Grubu” kurmuştu. Bu grubun bir buçuk yıl kadar süren çalışmaları sonunda hazırladığı rapor ürkütücüydü: İstanbul’da her beş yüz yılda bir tekrar eden büyük deprem yakın bir gelecekte gerçekleşerek şehirde çok büyük bir tahribata yol açacaktır; çünkü İstanbul yapı stokunun yüzde sekseni mimarlık ve mühendislik katkısı olmadan, kaçak olarak inşa edilmiş yapılardan ve imar dışı alanlardan oluşmaktadır. Üstelik kullanılan betonun kalitesi gerekli standardın yarısından daha düşüktür.

Zihni 17 Ağustos 1999 tarihinden hayata gözlerini yumduğu 22 Şubat 2009 tarihine kadar sadece ve sadece bu meseleyle meşgul olan Hoca’nın üzerinde hassasiyetle durduğu meselelerden biri de İstanbul’a asıl hüviyetini veren âbidelerdi. Büyük bir depremde, birkaçı dışında tarihî âbidelerin de yerle bir olacağını tahmin ediyordu. Hiç şüphesiz sorumluluk hissine sahip bir aydın olarak ve son derece zengin bir tecrübenin içinden konuşan Cansever Hoca, bütün ilgili kişi ve kurumlara gönderdiği rapor beklediği ilgiyi uyandırmayınca çok üzülmüştü.

Umarım, uzmanların büyük İstanbul depreminin çok yaklaştığını söyledikleri şu günlerde, Deprem Çalışma Grubu’nun çok önemli olduğuna inandığım raporu da raftan indirilir.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 02 Ekim 2019 04:28
Alıntı- Japonya’da da devamlı deprem oluyor. Halkına ekstra vergi mi koyuyor
Berk Azad 01 Ekim 2019 12:41
Bence yetkililerin tek gündemi depremde yıkılan yerlerin yeniden yapılmasıdır. Büyük yıkım ardından devasa inşaatlar ve ihaleler olacak sonuçta. Bunu hem İzmit'de hem Van'da gördük. Hatta Irak ve Suriye için de 'Yeniden biz inşa edeceğiz" diye konuşan ve oralarda bir sürü ihale alan müteahhitler var halihazırda.
"Umarım, uzmanların büyük İstanbul depreminin çok yaklaştığını söyledikleri şu günlerde, Deprem Çalışma Grubu’nun çok önemli olduğuna inandığım raporu da raftan indirilir." Ne kadar naif sözler! Yetkililerin böyle sözlere karınları toktur. Şöyle derseniz belki sözünüz duyulabilir : "Bu raporda belirtilenlerin gereği yapılmazsa yapmayanlar vatan hainidir. Bu vatanda bulunmaya, bu milleti yönetmeye layık değillerdir. Onlar depremi bilmemektedirler. Allah onlara 7,5 şiddetinde depremi göstersin. 1 dakika boyunca dünyanın altının üstüne geldiğini görsünler. Ama ölmesinler, korksunlar."
Halil 29 Eylül 2019 11:37
Bu ne gaflet! Tiz bu rapor ele alınıp gereği düşünüle!...
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 06:38
İmamoğlu bu raporu ele alacaklarını söylemişti. Tekrar hatırlatma nız iyi olmuş.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN