Ankara rüzgarı
Trendyol Süper Lig’de şampiyonluk düğümü çözülmeye başlarken, Ankara deplasmanı Galatasaray için sadece üç puan değil, aynı zamanda dev bir moral virajı anlamını taşıyordu. Fenerbahçe’nin Kasımpaşa ve Karagümrük takılmalarının ardından Rizespor karşısında yaşadığı beklenmedik kayıp, zirve yarışındaki kartları yeniden dağıttı. Rakibinin cömertçe sunduğu bu puan ikramlarını geri çevirmek istemeyen Okan Buruk’un öğrencileri, Gençlerbirliği karşısında "şampiyon reaksiyonu" göstererek sahadan istediğini alarak ayrıldı.
Maçın başında Okan Buruk’un sahaya sürdüğü kadro tercihi, Galatasaray’ın oyunu erken koparma niyetini açıkça gösteriyordu. Özellikle Icardi’nin yanına Yunus Akgün’ün monte edilmesi, hücum hattındaki akışkanlığı artırdı. Perdeyi açan gol tam da bu uyumun eseriydi. Sane’nin başlattığı atakta Yunus’un zarif pası, Icardi gibi bir bitiricinin tam da aradığı türden bir servisti. Arjantinli yıldız, kendisine gelen bu daveti geri çevirmeyerek klasını konuşturdu ve takımını öne geçirdi.
Skor avantajını erken yakalayan sarı-kırmızılılar, maçın geri kalanında temposunu adeta "ekonomik mod"a aldı. Hafta içi yine Gençlerbirliği ile kupa mücadelesine çıkacak, hafta sonu ise sezonun finali niteliğindeki Fenerbahçe derbisini oynayacak olan Aslan, fiziksel gücünü dengeli kullandı. 35. dakikada yine sahneye çıkan Sane topu Sara’ya aktardı, onun pasında arka direkte Yunus’un dokunuşuyla farkı ikiye çıkarırken aslında maçın fişini de çekmiş oldu.
Kocaelispor beraberliği sonrası oluşan karamsar havayı Ankara’da dağıtan Galatasaray, son 4 haftaya girilirken liderlik koltuğundaki özgüvenini tazeledi. Sarı-kırmızılı camianın genlerinde olan "final haftalarını yönetme" becerisi, bu galibiyetle bir kez daha konsolidasyon kazandı. Sane’nin başlattığı ataklar, 1 gol 1 asistle oynayan Yunus’un katkısı ve Icardi’ni geri dönüşü, özetle yıldız farkı maçı kolaya çevirdi.
Şampiyonluk rotasına giren Aslan için şimdi tek bir hedef var: Derbiden zaferle ayrılıp ipi göğüslemek. Tarihsel tecrübeler gösteriyor ki, bu süreçleri en iyi yöneten takım olan Galatasaray, psikolojik üstünlüğü de cebine koyarak İstanbul’a dönüyor. Artık söz de, karar da, rüzgar da liderin elinde.
