Back To Top
Nâmı diğer “Turkish Lexicon”!

Nâmı diğer “Turkish Lexicon”!

 - Son Güncelleme: 15.08.2019 Perşembe 09:45
- A +

Birçok dostumu Dil Kurumu Başkanı’nı tanımadığıma, adını dahi duymadığıma, inandıramadım. Sanki mecburiyetmiş gibi! Aslında dostlarımın haklı tarafı var: Daha önceki TDK başkanlarını biliyor ve tanıyordum. Bu sahada behresi olan değerli şahsiyetlerdi. Kurum başkanı olarak yapıp ettikleri ayrı mesele. Hadi şimdiki başkanı tanımamamız bizim nakîsemiz olsun!

Geçenlerde başkan güya “Türkçe en iyi dönemini yaşıyor” demiş. Doğrusu bunu teyid edemedim. Fakat, Anadolu Ajansı’na, TDK’nın 1945’ten beri yayımlanan Türkçe Sözlüğü’nün Türkçe’nin en güvenilir, en gelişmiş ve en güncel sözlüğü olduğunu söylemiş!

İşte burada duralım: Sayın Başkan! Övdüğün sözlüğü Allah rızası için eline al bir karıştır. “Oku” diyeceğim, ama o zor! Övülen sözlüğün bütün baskılarına sahibim, 1945 baskısı ile son (11. Baskı) arasında epey fark var. İlk baskı ve takip eden baskılardaki ideolojik yaklaşımlarla ilgili olarak Bir Lügat Bulamadım ve Devlet Sözlük Yazar mı? Kitaplarımı -min gayri haddin- tavsiye ediyorum. Son baskı ile ilgili de bir hayli yazdım. Bunlardan birini biraz kısaltarak, bayram münasebetiyle “teberrüken” okuyucularıma arz ediyorum.

“Flaş” İnglizce “parıltı, şimşek” demek. Bu anlamıyla kelimenin dilimize geçmesi beklenemez elbette. Teknolojik bir buluş bu kelimeyi dilimize soktu. “Fotoğraf çekmeye uygun ışık sağlayan bir cihaz” olarak dilimize girdi “flaş”. Fotoğraf makineleri ile eşzamanlı çalışan ışık saçan cihazlar 1949’dan sonra yaygınlaşmaya başlamış. On yıl sonra, Türkçe Sözlük’ün 1959’da yapılan 3. baskısında kelimeyi buluyoruz. Tahmin edilebileceği gibi, kelime sözlükte İngilizce imlâsı ile, yani “flash” olarak yer almıyor…

Sözlüğün bu baskısında hepimizin çok âşina olduğu bir kelime daha var: “Kokakola”! Hayret ender hayret! Bu kelimenin ne işi var Türkçe Sözlük’te? Amerikancılığın tavan yaptığı yıllar! TDK Sözlüğü de modaya kapılmış, bir firmanın adını taşıyan içeceği sözlük maddesi yapmış! İnsanın “reklam aldılar da ondan!” diyeceği geliyor! Tabiî ki, TDK sözlüğünün sonraki baskılarında böyle bir kelime bulamazsınız.

Türkiye “kola” denilen içecekle 1950’lerde tanıştı. Hatta onunla ilgili fıkralar üretildi. Bir delikanlı çay bahçesine gidiyor ve “coca cola” istiyor. Bilgiç garson düzeltiyor: “Galiba ‘koka kola’ demek istediniz!” “Hayır” diyor delikanlı, “Coca cola!” Sonra şöyle bir açıklama getiriyor: “Benim adım Cevat. Eğer ona ‘koka kola’ dersem, bir gün bana da ‘Kavat’ demeye kalkarlar!”

Anlaşılacağı üzere, konumuz yabancı dillerden geçen kelimelerin nasıl yazılacağı. Son yıllara kadar pek tereddüt yoktu: Nasıl okunuyorsa öyle! Fakat son yıllarda “flaş” gibi yerleşmiş kelimeler dâhil, birçok yabancı kelime okunduğu gibi değil, kaynak dildeki gibi yazılıyor. Bu her ne kadar böyle ise de sözlükler kaideye riayet ediyordu. Evet “ediyor-du”!

Bu konuya “flaş”tan girişimizin sebebi “flaş bir giriş” yapmak değil! Bilgisayar âleminde son yıllarda yaygınlaşan, ufak tefek ama raflar dolusu kitap yüklenebilen “flaş bellek”in sözlükte yer alıp almadığına bakmak. Bunun için TDK sözlüğünün 11. baskısını karıştırırken, “flaş”tan önce “flashback” ile karşılaşmayayım mı? “Flaş çaktı” mı desem, “şafak attı” mı desem bilmiyorum!

Erbabının malûmu, “flaşbek” geri dönüş anlamında bir sinemacılık terimi. Daha önce Kurum dilimize imlâsıyla musallat olmak isteyen kelimeleri Yabancı Kelimelere Karşılıklar Sözlüğü’ne alırdı. Nitekim orada da var ve “İngilizcedeki imlâsı ve telaffuzu ile dilimize sokulmaya çalışıldığı” belirtiliyor!

Şimdi kelime resmî sözlüğümüze ingilizcedeki imlâsıyla alınmışsa, bunu nasıl yorumlamalı? Yani “düşman içimizde, dilimizi yabancı dillerin boyunduruğundan kurtarmak için kurulmuş teşkilatımızda” diyebilir miyiz?

Tabii “flasback” Türkçe Sözlük’ün son baskısına kaynak dildeki imlâsıyla giren tek unsur değil. Tamamını taramadım, ama başlardan biraz örnek vereyim: Change, chat, check-in, check-out, check-point, check-up, chip-card… anlayacağınız “Türkçe Sözlük” nam eserde bunlardan yüzlerce, belki binlerce var. Madem iddia sahibisiniz, “Türk Dil Kurumu”sunuz, bunun arkasında durun! Sözlüğe aldığınız kelimeleri okunduğu şekilde yazmak ilkesini asla bir yana bırakmayın!

Şimdi bu birkaç kelimeye bakalım. Bugün chat (çet), chek-up (çekap) günlük hayatta yaygın olarak kullanılıyor. Bunları okunduğu şekliyle sözlüğe almak gerekebilir. (Nitekim, “çekap” 1998 baskısında var. Bu geriye dönüş neden?) Change, check-in, check-point vs. ise türkçe ibarelerin altına İngilizceleri olarak yazılıyor. Bunların Türkçe sözlüğe böylece girmesi doğru mudur? Eğer bu doğruysa, tehlike anında çıkılacak yeri belirtmek üzere “çıkış”la birlikte yazılan “exit”i de alalım!

Böyle uydurma Türk Dil Kurumu olur mu?

Dürüst olalım: “Türkçe Sözlük” değil, “Turkish Lexicon” yazalım olsun bitsin!

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Redhavs 16 Ağustos 2019 22:47
Mehmet Bey, size göre Türkçe en iyi dönemini Osmanlıca döneminde yaşamıştır, kesin! Son yıllara kadar yabancı dillerden geçen kelimelerin nasıl yazılacağına tereddüt yokmuş. Adını bile duymadığınıza emin olduğum Osmanlıca sözlükler bu tereddütlerle doludur. Flash yerine flaş yazalım diyorsunuz ya, TDK Türkçe Sözlük için de teklifiniz Türkiş Leksikon olmalıydı. Bilimsel hiç bir dayanağı olmayan bu yazı ile amacınızın kendi sözlüğünüzü sattırmak olduğu o kadar açık ki...
Halil Akıncı 16 Ağustos 2019 11:16
Kelimeleri, Türkçenin yapısına uygun olarak ,sözlüğe okundukları gibi almak,ancak parantez içinde orijinal hallerini de göstermek bir yol.(koka kola:coca cola)gibi.Türkçe son ekleri ile gelişmeye son derecede uygun bir dil.Bu özelliğinden yararlanmak kök bilgisi gerektiriyor.Bütün Türk Dil/Lehçeleri hakkında kök bilgilerini içeren en kapsamlı eser Sovyetler Birliği/Rusya’da 50 yılık bir çalışma sonunda hazırlanan Türk Dillerinin Etimolojik Sözlüğüdür.(Etimolojisky Slovar Türskih Jezikov) HalukAkalın zamanında bu sözlüğün Türkçeye çevrilmesi hazırlıklarına başlanmıştı.
Muhtefi. . 15 Ağustos 2019 16:32
Insan Madde ile Manadan oluşur .Ruh ve Beden. Bedeni ihtiyaçlarında iki elin başına yeterli değilse Baska ellerin Hükümranlığı altına girer. Sen istersen Adina Şeriatçı de :)).istersen Komunist ,Liberal, Kemalist vb ne dersen de Hangi mesrep,neşe,Motivasyondan olursan ol fark etmez. :))..Bedeni giydirip,yedirip, tedavi ve konforuna ihtiyacin var.Her Toplum aynidır. Atıp, tutmakla olmaz. !.Ailen tanımaz seni Allen. Anan,Baban dahil. :)). Dünyada örneği yoktur. İki eli başına yetmesinde Özgür, Hür iradeli olsun. !
Bugün Yunus Karamanoğlu M.Bey döneminde gibiyiz.Hatta daha sıkıntılı. 50 yıllık dikkat ve hassasiyet sonucu; yabancı kelimelerin Türkçe okunuşuyla yazılması sonucuna ulaştım.Bu durum Türkçe'nin o kelimeyi kendine benzetmesi/ kendileştirmesi oluyor.Arabça Farsça kelimeleri nasıl dönüştürüp kullanıyoruz.Menare; minare,gul; gül.Bunun gibi; bbc; bebece, cia; cia.Kültürü cesareti olan böyle telaffuz eder gider!.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 11:59
Türkçe en kötü dönemini yaşıyor. Kelime üretimi durdu. Türkçe karşılığı olan kelimelerin bile İngilizcesi kullanılıyor. Sokaklarda yaşayan evsizlere homlıs (the homeless) denilmeye başlandı. İnternet sayesinde kelime dile doğrudan giriyor. İşyerine Türkçe ad vermek düşük seviye göstergesi sayılıyor. Arapça, Farsça Fransızca derken şimdi de Amerikanca şaklabanı olduk. Oysa zamanında Budizm'e giren Uygurlar Budist metinlerini Türkçeye çevirirken bir sürü karşılık türetmişler. Biz İslam'a girerken Araplaşmışız.
Redhavs 16 Ağustos 2019 22:45
0
Türk üretmezse Türkçe işlemez. Türk üretmiyor, Türkçe işlemiyor. Ne ürettiniz de Türkçeden ad, karşılık veremediniz?!
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 10:51
Amerikan hayrani islamcılar, itü önünde biz Amerikanlaşmayı protesto ederken çok saldırdılar bize , zamanında. sonra işçi hakkı savunuyoruz , filistini savunuyoruz diye. anti kapitalist , bunlar komunist diye, mhpliler ve yine islamcılar ın hışmına uğradık. 1 Mayıs'ta üstümüze marmara otelinden ateş edildi. Bunu anmak için meydana çıkmak istememiz bugün bile anarşi olarak görülüyor. Yazar güzel eleştirilerde bulunmuş. Ama bu ülkeye amerikayı sokanlar sizin liderleriniz oldu hep. Özal, menderes, rte...
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 14:16
7
10:11, Amerika'ı bu ülkeye sokan CHP ve Ínönü. Şimdi de ona ve onun Türkiye'yi terbiye etmek istemesine çanak tutanlar da aynı sözde sol kesim. 1 Mayıs'ı bayram yapanlar kimdi ? Engin Ardıç'ın kulakları çınlasın, boşuna "Türkiye'de sol sağ, sağ da doldur" demiyor.
Mevlüt 18 Ağustos 2019 19:56
0
14.16 örnek verdiğin yazara bakarmısın. Lisedeki lakabı neymiş, hangi akademik titri varmış, kendi mahallesinde kendisi için ne denmiş. Senin gibi kafalar yüzünden İstanbulu kaybettik.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 09:53
yazarimiz bence bu kez hakli
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 13:24
1
Amerikan hayrani olan islamcilar yaninda bir de Rus, Cin ve sair komunist, baskici, anrtidemokratik ideoloji sahibi kisilere, ülkelere hayran olanlar da var maalesef.
Karar Okuru 15 Ağustos 2019 00:46
Geri kalmış, gelişmemiş, gelişememiş her şey yerini bir zaman sonra daha iyi, kaliteli yada gelişmiş olana bırakır. Geçmişe ve eskiye özlem yetişkin birinin altının bağlandığı günlere özlem duyması kadar absürb bir durumdur. Hiç bir şey üretmeyen toplumların dili üretenlere yönelir. Bunu görmemek için çaba gösterenler genelde gelişmeye katılıp ona katkı yapamayanların tipik tepkisidir. Dilimiz de bu “ tilki ulaşamadığı üzüme koruk der” deyişi ile tanımlanır. Zamana uyarsın ya da zaman seni uydurur. Zamanı kendine uydurma hayali orta doğu aymazlığıdır
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 08:49
3
Ortadoğu kadar taş düşsün başına.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 00:45
Dinozorlar 190 milyon sene yasadi bu gezegende ama onlar da yok oldu gitti. Onlarin yerine baska canlilar geldi. Lisanlar da degisir, baska lisanlarla karisir, yok olur giderler. Yerlerine baska lisanlar gelir. Bugun dunyada en cok yazilan lisan ingilizcedir. Kelime hazinesi en zengin lisan de ingilizcedir. Yani ingilizce egemen lisandir. Sadece Turkce'de degil, her lisanda ingilizce kelimelerin sayisi zaman gectikce cogalacaktir. Bu kelimelerin ingilizce imlasiyla yazilmasi da sorun degildir. Hatta faydasi da vardir. ingilizce bilmeyenler ingilizce imla hakkinda bilgi sahibi olurlar.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 08:55
2
Değil mi ya. Devletleri de teke indirip ismini England koyalım olsun bitsin sayın Kharar okhuru...
KAFKASYALI 15 Ağustos 2019 14:25
2
00:45, Siz yazarı anlamadınız galiba. Sorun, İngilizce'nin egemen olması değil, Türkçe sözlüğe bu tür İngilizce kelimeleri oldukları gibi almaktır. Örnek verecek olursak; "Yoğurt" Türkçe bir kelimedir ve batı dillerine Türkçeden geçmiştir ama İngilizce Yoghurt, Almanca Joghurt yazılır. Umarım, yazarın demek istediğini şimdi anladınız.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 16:41
2
Devletleri teke indirsek daha ne isteriz? Sakıncası sıfır, yararı sayısız. Tek ortak dil (ne olduğu önemli değil, İngilizce makul) ve birçok yerel dil de olursa tadından yenmez.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 16:44
1
Kafkasyalı bence de sen 00:45'i yanlış anladın. Dil yaşayan bir şeydir kasmayın diyor. Ama ille bir öteki olmadan kimlik ve aidiyet geliştiremeyenlerin, dili kapalı bir kimlik (ve toplum) için araç olarak algılayanların anlaması zor tabi.
KARAR OKURU 14 Ağustos 2019 23:55
Teknolojinin gelişimiyle ortaya çıkan sözcüklerin olduğu gibi alınmasına karşısın, Türkçe karşılık uydurulmasına da karşısın. Ne yapsınlar sayın yazar? Yol gösterin. Arapçası varsa onu mu kullanalım? En doğrusu bu sözcüklere karşılık sözcük bulmak ve kullanıma sokmaktır. Bu sayede dilimiz zenginleşir. Başka yolu yok.
KARAR OKURU 15 Ağustos 2019 08:55
3
Siz okuduğunuzu anlamamışsınız sayın okur. Bir daha okuyun.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN