Back To Top
Yüzleşme ve özeleştiri siyaseti

Yüzleşme ve özeleştiri siyaseti

 - Son Güncelleme: 09.10.2019 Çarşamba 08:24
- A +

Geçen hafta Adana’da yaptığı konuşmada “başörtüsü yasakları” üzerinden partisi adına tarihi bir özeleştiride bulunan CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu şunları söyledi:

“Gerçeği konuşalım. Bir başörtüsü meselesini Türkiye Cumhuriyeti’nin en temel meselesi haline getirdik. Sana ne kardeşim. Kadın ister başörtüsü takar, ister takmaz. O kız çocuğumuz üniversiteye gidiyor mu, okuyor mu, imkanını sağlıyor muyuz? Derdin o olmalı.”   (4 Ekim 2019)

Hiç kuşkusuz ki Sayın Kılıçdaroğlu’nun  “velev ki sorun artık çözülmüş olsa bile” çıkıp da “biz hatalı davrandık” demesi, diyebilmesi takdire şayandır.

Türkiye’nin en önemli fay hatlarından biri, bütün modernleşme tarihimiz boyunca ‘din -laiklik’ gerilimi oldu. Maalesef ki Cumhuriyet devriminde gerçekleştirilen radikal reformlar bu gerilimli fay hattını oluşturmakla kalmadı, öyle keskinleştirdi ki üzerinden neredeyse bir asır geçmiş olmasına rağmen etkileri muhafazakar dindar kesim tarafından bugün yaşanıyormuşçasına hissedilmeye devam etti.

Ülkemizde hala kimlikler ve ideolojiler üzerinden yapılan siyasetin etkili olmasının ve bir türlü hizmet siyasetine geçilememiş olmasının nedeni de budur.

Ancak son yıllarda toplumu din ve laiklik üzerinden keskin kamplara ayıran din -laiklik gerilimin bir hayli azaldığını söyleyebilirim.

Artık başörtüsü üzerinden yaşanan bir gerilim yok.

Çünkü başörtüsü üzerinden çizilmeye çalışılan kamusal alan tartışmaları da antidemokratik bir uygulamanın çözümü için yapılan ayıplı ‘hizmet alan olsun da hizmet veren olmasın’ pazarlıkları da siyasi semboldü değildi münazaraları da geride kaldı. Başörtüsü yasağı kalktı. Türkiye bir demokrasi ayıbını geride bıraktı.

Başörtüsü artık kamusal alanın her katmanında. Hatta “başörtülü” ve “imam hatip”li olmak kamu kurumlarında işe girebilmek için büyük bir avantaj haline geldi.

Ve görüldüğü gibi Türkiye İran olmadı. Suudi Arabistan olmadı. Başörtüsü sorunun çözülmesi ülkeye şeriat devletini falan da getirmedi.

Kıyamet falan da kopmadı.

Bütün bunların olmadığı görülmesi için yedi yıl önemli bir süre olmalı.

Ne oldu peki? 

Türkiye sadece temel hak ve özgürlükler alanındaki onlarca meselesinden sadece başörtüsü başlığını çözmüş oldu. Ve Türkiye demokrasi, özgürlük, hukuk ve adalet gibi alanlardaki başka ayıplı sorunlarıyla yerinde durmaya devam ediyor.

Demokrasi, özgürlük, hukukun üstünlüğü ve adalet alanlardaki diğer sorunlar, diğer ayıplar yerinde durmaya devam ediyor.

***

Hakkını teslim etmek gerekir ki bu Sayın Kılıçdaroğlu’nun partisine yönelik yaptığı ilk özeleştiri değil. Hem partisine yönelik özeleştirilerde bulundu hem de parti tabanından gelen tepkilere rağmen AK Parti hükümetinin olumlu adımlarını destekleyen açıklamalarda bulundu… Devlet meselelerini siyasi mesele yapmadı. Google girin ve “CHP’den AK Parti hükümetine destek” başlığı ile bir arama yapın. Onlarca örnekle karşılaşacaksınız.

Evet, Sayın Kılıçdaroğlu partisine yönelik hep özeleştiriler yaptı.

Diyarbakır’da şöyle demişti:

“Geçmişimizle gerekirse yüzleşeceğiz. Acılarımızı paylaşacağız.” (31 Mayıs 2011)

CHP’ye yönelik en büyük eleştirilerden birisi statükocu, devletçi, kendisini dar bir alana sabitlemiş, kitlesinin dışına çıkamayan, halka dokunamayan, toplumun değerleriyle örtüşemeyen bir parti olmasıydı.

Eskişehir’de yaptığı konuşmada CHP’nin statükocu olduğu eleştirilerine değinen Kılıçdaroğlu şöyle demişti:

“Türkiye’nin geleceği konusunda oturup, dertleşmemiz lazım. ‘CHP statükocu parti’. Doğrudur, bir dönem statükocu partiydi. Ancak statükoculuğumuz geçmişte kaldı. Son 6-7 yılda değişimi yaşayan bir parti CHP.” (7 Ekim 2013)

Mesela iktidar olamadığı ve oylarını artıramadığı için partilerine kızan CHP’lilere, partisinin Kadın Kolları Kurultayı’nda yaptığı konuşmada şöyle demişti:

“Bir dükkana girip merhaba dememişiz. Tepeden bakmaya alışmışız. Bizim insanımız aslında her türlü kabule hazır. Fakat biz tepeden bakmaya alışmışız. Ben olsam CHP’ye oy vermem.” (8 Ekim 2013)

Sayın Kılıçdaroğlu yaptığı özeleştirilerle lideri olduğu partisini ve partisine oy veren dar kitleleri değişime hazırladı. Yaptığı her konuşmada özeleştiri yapmaları gerektiğini vurguladı:

“Neden ve hangi gerekçeyle? Eğer bir siyasal parti, dünyada meşruiyeti tartışılan bir konuma gelmişse o siyasal partinin Türkiye’ye verebileceği bir şey yoktur. Özeleştiri yapacağız. Hepimizin bunu görmesi lazım. Bütün bu olaylara karşı hak ettiğimiz ya da beklediğimiz yere gelemiyorsak oturup ciddi ciddi öze eleştiri yapmamız gerekiyor.” (7 Kasım 2015)

Bütün siyasal performansını AK Parti karşıtlığına yöneltmiş olan CHP’yi merkeze çekmeye, toplumla buluşturmaya, toplumun taleplerini dikkate alan bir parti haline getirmeye çalıştı.

***

Sayın Kılıçdaroğlu’nun partisine yönelik yaptığı özeleştirileri neden hatırlatma gereği duydum. Şundan: Sayın Kılıçdaroğlu’nun başörtüsü yasakları üzerinden yaptığı özeleştiri ve yüzleşme konuşmasının CHP tabanı tarafından sert tepkiyle karşılanmadığı sizlerin de dikkatini çekmiştir.

Altı yıl önce olsaydı böylesi bir konuşma kızılca kıyameti koparırdı. Sayın Kılıçdaroğlu’na söylenmedik söz bırakılmazdı. Kabul edelim ki bütün bunlar Kılıçdaroğlu ile CHP’de başlayan değişim çabasının ürünüdür.

Bu çaba oldukça kıymetlidir. Çünkü demokrasi, hukuk gibi ortak paydaları çoğaltarak geniş kesimlere ulaşabilecek bir CHP Türkiye’nin normalleşmesini sağlayabilir. Sert kutuplaşmaları bitirebilir.

Ben Türkiye’nin temel hak ve özgürlükler alanındaki sorunlarını çözerek demokrasi rayına oturmasında, Kürt  ve Alevi sorunun çözülerek ülkemizin normalleşmesinde, kutuplaşmanın bitirilmesinde ve toplumsal uzlaşmanın sağlanmasında CHP’nin katkısının büyük olacağına işte bu nedenle inanıyorum. 

Tabii özgürlükler alanında acil olan; fikir ve ifade hürriyeti üzerindeki baskıların, kısıtların kaldırılmasıdır. 

Başörtüsü yasakları konusunda “hata yaptık” denilmesi büyük bir erdemdir. Bu aynı zamanda geçmişin acılarıyla yüzleşilmesidir. Geçmişle yüzleşmek ise geçmişi ilgilendiren bir husus değildir.  Geçmişle yüzleşme, hatayı kabullenme bugün ve gelecekte aynı hatalara sebebiyet verilmeyeceğinin vaadidir.

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 13 Ekim 2019 13:27
Aferin. CHP liler bile bu kadar güzel kılıçtaroğlu güzellemesi yapamazdı
KARAR OKURU 13 Ekim 2019 00:30
"Başörtüsü yasakları konusunda “hata yaptık” denilmesi büyük bir erdemdir" bu sözü solcu diye isimlendirilen medyanın hiç birinde haber yapılmamış ön önemlisi Kılıçdaroğlu jendi twiter'dan tweet etmemiş, chp twiter hesabı yayımlamamış. sadece karar gazetesi yayımlamış. sizce niye yayımlamamış olabilirler?
n.sağlam 09 Ekim 2019 14:09
eli,f hn vrsa yoksa başörtü bende yanayım anck iş siyasileşti itibarı bozuldu başını örten tırnakları uzun müthiş boyalı altta dar kot veya cizgileri belli eden kumaş giysili kıza sordumv testtürmü tarz mı tesettür dedi namaz kılyormusun hayır dedi dedimki bildiğim kdrıyla namaz olazsa olmazımız örtünmenin hasıda mümüin hanımlara peygamber hnımlrına eşittekilere önerilmektedir. ee işte amc şöyle böyle otobüs durklarında çam altlarında sayfiyedeki luzumsuz kabahatları saymıyorum kısacası siyasileştirme hoş olmadı eskiden azdı hayalıdılar berat etmiş kurumların başlatmadığı mağdular
KARAR OKURU 09 Ekim 2019 19:26
4
Sana ne kardeşim sen başı ortululerin müfettişi misin? Kendi işine baksana.
KARAR OKURU 09 Ekim 2019 12:55
Bence cok onemli bir ozelestiri yapmis. Kimsenin ne giydigi ne ictigi ne yedigi neye inandigi sadece o kisiyi baglar. Butun bunlar da söz ve eylemin tutarliligi yani samimiyet ile olculur.
Karar Okuru 09 Ekim 2019 11:42
Ve bu arada görüldü ki; islamcıların, muhafazakarların özgürlükten, demokratik haklardan anladıkları başörtüsü ile sınırlıymış...
KARAR OKURU 09 Ekim 2019 12:07
9
evet o yüzden bu muhafazakarların oyuna talip olacak değiliz. ne halleri varsa görsünler. biz 25te mutluyuz. belediyelerde tonla kadro, ihale var. bize yeter.
KARAR OKURU 09 Ekim 2019 13:23
0
12:07 dervişin fikri neyse zikri de oymuş.
Osman BULUT 09 Ekim 2019 11:34
eeee o zaman oylar cehape' ye.. Bi de şunu tam olarak öğrenebilsek iyi olacak. cehape başörtüsü dönüşünü insan hakkı olduğu için mi yoksa bu düşmanlıkla sittin sene iktidar yüzü göremeyeceği için mi yaptı.
musto 09 Ekim 2019 10:59
Kürt sorunu nasıl çözülecek anlamış değilim.93,harbinden sonra Erzurum, Ağrı ,Kars ve Batıdan gelen göçmenlerle iskan edilen bir köyde büyüdüm.Doğudan gelen Kürt nüfusun artması ile batıdan gelen göçmenlere yapılan baskı ile göçmenler köyü terkedip şehirlere göçtü 360 seçmeni olan köyde muhtarlık seçimini Akp destekleyen aday ile Hdp + pkk destekleyen ve ülkücü aday yarıştı 20 oy farkla Pkk destekli aday kazandı eskiden inkar edenler şimdi açık ,açık kürdistan kuracaklarını ilan edebiliyor zaten ülkücüler, pasifize edilmiş alacak ,verecek çözüm için bunlara gidiliyor bunlar Kayseride oluyor.
FİLOZOF 09 Ekim 2019 10:52
EĞER O CHP TEKRAR BAŞA GELSİN SENİN TÜM DEĞERLERİNE YERLE BİR ETMEZSE, YAZDIĞIN GÜZELLEMELERE DE HİÇ DEĞER VERMEDEN TÜM İTİBARINI ALMAZ İSE BEN DE BİR ŞEY BİLMİYORUM . YAPMAYACAĞINA BİRDE KENDİ AĞINDAN GARANTİ DİYORSUN YA DAHA NE DİYEYİM
Yasemin 09 Ekim 2019 10:34
Mağdur olanlar müslümanlar olunca muhalefetin ve özellikle CHP nin pek sesi çıkmıyor. Nasıl olsa ezilenler dindar ve onlara oy vermiyorlar. Bunu 15 temmuz sonrasında da net olarak gördük. İnsanlar sizin gibi samimi olsa sorunlar kolay çözülür.
KARAR OKURU 09 Ekim 2019 10:14
Ben hizmet verenlerin bazı mesleklerde bas örtüsü takmama gereğine inanıyorum. Sadece baş örtüsü değil görünür şekilde başka mensubiyet işaretleri de taşımaması gerektiğine inanmaktayım. Ben örneğin başı açık bir kişi olarak başı kapalı bir polis, hakim ve öğretmen önüne çıktığımda baştan karşımdaki kişinin olumsuz kanaatine maruz kalacağımı düşünüyorum. Hele bir de başı örtülü bir hakimin başı açık ve kapalı iki kişinin davasına bakacağına düşünün, başı açık olan davalı taraf baştan 1-0 yenik başlıyor demektir. Öyle olmasa bile davayı kaybeden başı açık kişinin hissiyatı haksızlığa uğradığıdı
KARAR OKURU 09 Ekim 2019 13:27
4
çok uzağa gitmeye gerek yok. ateist canan kaftancıoğlu'nun tesettürlü hakim(ler) tarafından yargılandığını düşünsenize. kafadan ihsası rey (öyle olmasa bile öyle algılanır).
semiramis 13 Ekim 2019 07:36
0
Bu mantıkla bakarsan şunu da düşünmeniz gerekir: "Bir başörtülü ile bir başörtüsüz mahkemeye çıkıyor ve başörtüsüz bir hakime tarafından yargılanıyor. Başörtülü hanımın kazanma şansı ne kadar olur?" Örtülü olmayı anormal, örtüsüz olmayı normal gören çarpık bir bakış açısı bu. Meseleyi böyle alacaksak şöyle de diyebiliriz: Başörtüsü kadar açıklık da bir simgedir, bir şeylere taraftarlık semboludur. Öyle değil mi?
KARAR OKURU 09 Ekim 2019 10:03
Buda olmadı suda olmadı diye sıralayarak sözü "Başörtüsü sorunun çözülmesi ülkeye şeriat devletini falan da getirmedi." Bundan mutlu olan birinin ifadesi bu... Ya inanarak yazmışsanız ... nasıl olur? Ya inanmadan yazmışsanız... nasıl olur?
Karar okuru 09 Ekim 2019 09:31
Tartışma,yüzleşme boşa giden enerjidir.Toplum inancı gereği ne yaparsa yapsın.Zamanla her şey yoluna giriyor.El teknoloji ile,üretim ile,harcama ahlakı ile,insanlarımızı nasıl mutlu ederim ile yüzleşirken,biz tarihten gelen,yüzleşilmiş,bitmiş,uygulanan bir sosyal yaşantıyı kaşıyoruz.Birleştirici,kaynaştırıcı ,saygılı olmak lazım.Güzel günler güzel insanların olsun.Kısır döngüye son,paydos diyelim.
Karar Okuru 09 Ekim 2019 08:29
Başörtüsüne özgürlük gibi konularda ilerleme kaydederken, insan hakları, adalet, hukuk, dürüstlük ve ahlak gibi konuların tamamında ağır ve telafisi güç bir gerileme yaşandı. Bırakın oligarşiyi tek adam ile aşiret düzeyine geldik. Meselenin başörtüsüden, dinden ziyade toplumun bir kesiminin gelişen dünyaya sosyal ve ekonomik olarak dahil olmayı başaramaması ve o dünyaya isyan etmesi ile ilgili olması çok daha muhtemel. Ortaçağ hristiyan geriliğini aşan batıda insanlar dinleri ile daha özgür. İnsan haklarının, adalet ve ahlakın, devlet düzen ve geleneklerinin olmadığı yerde hiçbir şey olmaz.
Şahin 09 Ekim 2019 12:27
0
@08:29: Avrupa bu gelişmeye 500 yıl sonra ulaştı. Demek bize de enaz birkaç yüz yıl lazım
KARAR OKURU 09 Ekim 2019 08:23
Zihniyet değişimini desteklemeli ve takdir etmeliyiz. Farklı anlamlar yüklemeden... Bundan ülkemiz ve milletimiz kazançlı çıkar.Elif Hanım güzel yazı tebrikler!
KARAR OKURU 09 Ekim 2019 06:26
Ben de Kilicdaroglu'nun vicdanli bir insan ve iyi bir siyasetci olduguna inaniyorum. Yolsuzluga bulasmamis olmasi da benim icin onemli bir sey. Fakat, CHP degisebilecek bir parti degil. Milliyetci, Kemalist bir parti ve CHPye oy verenlerin buyuk cogunlugu da bunun icin oy veriyor. Mesela Kurt sorununu nasil cozeceksiniz diye sorsaniz "PKKyi yok edecegiz"den oteye bir gorus duyamazsiniz. Ya da Kurtce anadil egitimi hakkinda ne dusunuyorsunuz diye sorarsaniz, "olmaz, bu ulkede resmi dil Turkce'dir" derler. Bu ulkede demokrasiye ve insan haklarina saygili bir siyasi parti yok. Sorun da bu zaten
KARAR OKURU 09 Ekim 2019 06:16
Başörtüsü meselesinde CHP "eşekten düşmedim, indim" diyor. Yazar da buna inanmak için özel çaba sarfediyor. Neden acep?
KARAR OKURU 09 Ekim 2019 06:13
Kılıçdaroğlundaki bu anlayış henüz partinin alt kademelerine sirayet etmedi. Etsin söz veriyorum bir İHL'li olarak ben de CHP'ye oy vereceğim.
KARAR OKURU 09 Ekim 2019 08:27
0
Aynen... beklemedeyiz.
Seküler ihl li 09 Ekim 2019 21:09
2
Şimdiye kadar vermemeniz bence hata.. hele imamphlu vermemeniz kabalik...
Faik Güleçyüz 09 Ekim 2019 05:47
Demokrasimizin köklü değişime,dönüşüme âcil ihtiyacı var. en başta;yakıcı Kürt meselesi.CHP'siz bu iş olmaz. Selâm ve sevgilerimle.
Köroğlu 09 Ekim 2019 12:01
1
İyi de CHP'nin Kürt meselesine ilişkin somut bir çözüm önerisi yok. Bir ara ekonomik bir sorun diyordu. Devlet oraya fabrika yaparsa mesele biter diyordu. Komik. Son terörist ölene kadar PKK ile savaşacağız diyor. Bu TSK'nın pozisyonunun tekrarı. E 40 yıldır yapılıyor bu, çözüm olmadığı ortada. Meclis'te konuşalım diyordu. Burada da işi polemiklerde boğup oyalama niyeti hissediliyor ama yine de en makul yaklaşım. Fakat bu konuda bir adım atmadı. Anayasa görüşmelerinde de katı milliyetçi bir tutum izledi. Böyle bir CHP ile nasıl olacak çözüm?
CHP yıllardır bu ülkede “Kemalizm” ve “Laiklik” adı altında toplumdaki temel hak ve inançlara karşı pozisyon almış bir partidir, dolayısıyla %25 bandını aşamıyor. Artan imam hatiplere , başörtüsüne ve camilere hep düşmanca tavır koymuşlardır. Bu da seçmenin nöronlarında acı izler bırakmıştır, bunu tedavi etmek ancak en üst düzeyde özür dilemekle olur ve sürdürülebilir bir güven oluşturma çabası ile olacaktır. Topluma “ göbeğini kaşıyan” yani kibirle bakanlar geniş bir kitleye hitap edemezler ve %25’de çıkamazlar. Toplum siyasilerden hak, hukuk ve eşitlikle birlikte barışçıl bir Meclis istiyor
Soru soran 09 Ekim 2019 09:14
0
Hak Hukuk Taraftarı Seçmen kardeş, dün hak, hukuk ve eşitlik adına ne yaptın? Bugün hak, hukuk ve eşitlik adına ne yapmayı planlamaktasın? Lütfen, bir örnek verebilirmisin? Ama lütfen, epeyce geçmişte verdiğin oyu örnek olarak gösterme. Oy haricinde, kişisel olarak ne yaptığını öğrenmek istiyorum. Dün, bugün birşey yapmadım ama yarınlarda yapacağım demeni cevap olarak kabul edebilirim.
KARAR OKURU 09 Ekim 2019 02:29
"dindar kesim tarafından bugün yaşanıyormuşçasına hissedilmeye devam etti." islamci - kinci nesil geliyor. Bugun gezeteci olmussaniz bunun nedeni de "o devrimler" oldugunu unutmamak gerek. Ama dogru ya, islamci herkesten ozelestiri bekler, kendisi pur-u pak. Iran olmak ahaste ahaste geliyor. Bakalim basortusunu takmak icin kadinlar cupuk bulacaklar mi?
KARAR OKURU 09 Ekim 2019 08:26
0
Bu dil ayırır. Bir takdir yazısını bile böyle yorumlamak!.. Pes doğrusu...
Mm 09 Ekim 2019 01:56
Chp öldü yaşasın sultan artık CHP değil resmen AKP parti statükocu parti oldu her konuşanı fetöcü diye korkutup statükonun babasını oynuyor. Asker, yargı ve medya elinde CHP’li günleri arar olduk allahtan artık bir yardım istemiyorum çünkü akp Allah’a olan inancımızıda yok etti umudumuz kalmadı siz hala CHP ye takılıp kalmışsınız
KARAR OKURU 09 Ekim 2019 08:28
0
Kalmamış takdir ediyor iyi oku! Ah önyargı hastalığı...
KARAR OKURU 09 Ekim 2019 08:59
7
'AKP Allah'a olan inancını yok etmiş 'Lafa bak... CHP 'li günleri aradığına göre ne mal olduğun belli, neye inandığın da belli...
KARAR OKURU 09 Ekim 2019 01:55
Çok güzel bir yazı olmuş. Türkiye’de inşallah bundan sonraki seçimden sonra taşlar yerine oturacak. Yeterki bir daha iktidarı göremeyiz diye kinci radikal islamcılar hakkı, hukuku, ekonomiyi çökertmeden milletin oyuyla gitsinler..
KARAR OKURU 09 Ekim 2019 00:55
Davulcuya aşık olan genç Kız gibisin. Uzaktan davulun sesi hoş gelir, tokmağı kafana yedimmi de iş işten geçmiş olur.
KARAR OKURU 09 Ekim 2019 06:26
1
Bana da davulun sesi hos geldi, oyumu 2 kez AK Partiye verdim. Senin dedigin gibi tokmagi kafama yedim ama ati alan Uskudari gecti.
KARAR OKURU 09 Ekim 2019 08:26
3
Önyargılar bu toplumu btirdi. Tam eski chp kafası sendeki...
M.Ç 09 Ekim 2019 09:31
1
Sen değil siz diye hitap edebilirsiniz yazara. Benzetmenizde de cinsiyetçi bir yaklaşım var gibi görünüyor.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN