Amerika savaştayken Türkiye seçime gider mi?

AK Parti genel başkanı da olan Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında toplanan AK Parti MYK’sı sonrasında açıklamalarda bulunan parti sözcüsü Ömer Çelik’in, “Seçim olsa bu CHP yönetimi yine ağır bir yenilgiyle karşı karşıya kalır” dediğini işitince “Acaba?” diye başlayan cümleler zihnimde dönmeye başladı.

Belli ki, AK Parti büyükleri, toplantıda, seçim ihtimali üzerinde durmuşlar…

Bunda şaşılacak bir yön yok. CHP bir yıl önce başlattığı ve sokakları hareketlendirerek bugüne kadar yürüttüğü süreçte keskin bir dönemece geldi.

Seçim tarihinin erkene alınmasını zorlamak niyetinde CHP…

CHP lideri Özgür Özel, iktidarın ayak sürümesi durumunda, anayasada var olan bir yola başvurarak kısmi bir seçimi kaçınılmaz kılmaya çalışacak.

“TBMM üyeliklerinde boşalma olması halinde ara seçime gidilir”
diyen Anayasa’nın 78. maddesini çalıştırarak…

Şu sırada TBMM’de 8 milletvekili eksik; 22 milletvekilinin daha istifa yoluyla sandalyelerini boşaltması ile 30’a yükselecek sayı, üç ay içerisinde seçimi kaçınılmaz kılıyor.

Güçlü oldukları illerde 30 milletvekilliği için yapılacak ara seçimde sandıktan açık ara önde çıkabildiği takdirde, genel ve cumhurbaşkanlığı seçimlerini erkene almaya iktidarı zorlayabilir CHP…

CHP’nin bu senaryosuna karşı hamleler düşünülmüş olmalı AK Parti MYK’sında…

İstifaları beklemeden erken seçim resti çekmeyi düşünebilir AK Parti…

Zamanında veya birkaç ay erken -2028 yılında- yapılacak seçimlerde, önceki dönemlerde iktidar partilerinin -ANAP, DYP, DSP, MHP’nin- düştüğü durumdan sakınmak isteyeceklerini sanırım. Dolayısıyla bölgedeki savaş gerekçesinin hayat pahalılığı için mazeret ve hatta dış politika açısından başarı olarak sunulabileceği bir erken ortamda, seçime gitmek isteyebilir AK Parti…

‘Terörsüz Türkiye’ sürecinin geldiği aşama, bir sonraki aşamanın getireceği siyasi sıkıntılar yerine, iktidarın başarı olarak takdimine daha uygun…

CHP’nin önemli illerdeki yerel yöneticilerinin çoğunun cezaevinde olduğu da düşünülürse…

Herhalde bütün bunlar MYK’da hesap edilmiştir

AK Parti yönetimi “Hodri meydan” derse şaşırmam doğrusu…

TARZAN ÜLKESİNİ DE ZORA SOKUYOR

Tarzan zorda, ama galiba acınası durumda olanlar, Amerikalılar…

ABD, destekçi kurumlar sayesinde, başkanlık sistemini örnek bir yönetim tarzına dönüştürmüş ve bu durumunu 250 yıl sürdürmüş bir ülke… İki meclisli yasama organıyla Beyaz Saray’ın tasarrufları sınırlandığı gibi, bağımsız ve çoğu seçimle göreve gelmiş hukukçulardan oluşan adalet mekanizması da işlerin anayasa ve yasalara uygunluğunu sağlayabiliyor…

Yakın zamana kadar böyleydi ABD…

Donald Trump, milyonlarca Amerikalının “Krala hayır” diye haykırarak kendisine karşı sokağa dökülmelerine sebebiyet verecek bir anlayışla tek başına ülkesini yönetmeye çalışıyor…

Seçimle iş başına gelmiş bir kral o…

Güçlü olanın haklı da olduğuna inanıyor…

En sonunda savaş da çıkardı.

Önceki akşam savaşla ilgili halkını aydınlatmak üzere yaptığı konuşmayı izlerken Amerikalılara acıdım.

Mübalağa sanatını en aşırı biçimde kullanan ve yalanlarının ortaya çıkacağı endişesi taşımadığı için hemen bütün cümleleri sorunlu olan bir konuşmaydı Trump’ın yaptığı… Her cümlesi hemen ardından gelen cümleyle çelişkiliydi ve Trump bunun farkında değildi.

Savaş açarken konuyu danışması gereken ilk halka olan bakanları ile danışmanları arasında sağduyuyu temsil eden tek kişi bulunmuyor…

İkinci halkayı oluşturan yasama organını -Kongre’yi- karar alma sürecine dahil etmediği belli.

Ülkesinin kadim müttefiklerini ve ittifakı içerisinde yer aldığı NATO’yu dışladığı gibi, Birleşmiş Milletler’i de tanımazlıktan geliyor Trump

Yanında ülke olarak bir tek İsrail, devlet adamı olarak da Netanyahu var.

Sonuç ortada.

Ülkesini içine soktuğu savaşta herhangi bir elle tutulur sonuç alınamadığı halde kendisini ve ülkesini başarılı olarak takdim ediyor, hiç hesaba katmadığı anlaşılan çıkış stratejisi bulunmadığı için de şu sıralarda ne yapacağını bilmez halde.

Gecenin bir vakti Trump’ın konuşmasını, ardından da söyledikleriyle ilgili yorumcuları CNN International ve El-Cezire kanallarından izledim. Kendisini savunan Fox News kanalının tek taraflı yorumcularının düştükleri çaresizliğe de göz atmadan edemedim.

Dünyayı yaşanmaz hale getirdi Trump; dünyada kendisine olumlu yaklaşanları halkları gözünde kötü duruma düşürdüğünü de umursamıyor.

Bu yılın 24 Temmuz günü kuruluşunun 250. yıldönümünü kutlamaya hazırlanan ABD, dostu olmayan, güvenilmeyen, halkının kendisini mutlu hissetmediği, gücünü yitirmiş bir ihtiyar görüntüsünde.

Sıradan bir ülkenin -İsrail’in- peşine takılmış sıradan bir ülke artık ABD…

YORUMLAR (6)
6 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.