İYİ Parti Yeni Parti'yle köprüleri attı mı?

akif-beki.jpg

Pazar günü Balıkesir'deydim, İYİ Parti mitingini izledim. "İhanete karşı bayrak açıyorum" mitinglerinin ikincisiydi.

İlki, çerçeve yasadan önce Ankara Tandoğan Meydanı'nda toplanmıştı. Meydanı hıncahınç dolduran, diri bir kalabalıktı. Terörsüz Türkiye sürecine karşıtlığın boyutları hakkında fikir veriyordu.

Bu ikincisi ise çerçeve yasadan sonraydı. Halktaki reaksiyonu ölçmeye tek başına yetmeyebilir ama önemli bir gösterge olacaktı.

Terörsüz Türkiye'nin hedeflerini ve vaatlerini desteklerken yürütülme biçimine temkinli, eleştirel yaklaşan bir gazeteci olarak karşıtlarını da anlamaya çalışıyorum. O açıdan bana önemli bir gözlem fırsatı sundu.

Akabinde İYİ Parti lideri Dervişoğlu'yla sohbet ettik.

Önce mitingden belli başlı gözlemlerimi paylaşmak isterim.

Çerçeve yasadan sonraki ilk miting için Kuvay-ı Milliye'nin sembol şehirlerinden Balıkesir seçilmişti. Fakat zamanlama oldukça riskliydi. Miting çağrıları kitlesel karşılık bulacak mıydı?

Şehrin boşaldığı, yerli halkın bile Balıkesir'in gözde tatil beldelerine çekildiği ağustos ortasında fiyaskoyla sonuçlanabilirdi.

Yine de Kuvay-ı Milliye Meydanı'nı doldurmayı başardılar.

Canlı, katılımcı bir kalabalık toplanmıştı. Müsavat Dervişoğlu'nun konuşmasıyla etkileşime giriyor, mesajlarına tepki veriyorlardı. Çoluk çocuk ailece gelmişlerdi. Ellerinde bayraklar ve süreç karşıtı sert slogan dövizleri taşıyorlardı.

İYİ Parti milletvekillerinin katılımı da yüksekti, sahneden tek tek selamladılar.

Sahneye hangi milletvekili, parti yöneticisi çıktıysa iyi alkış aldı. En fazla tezahürat, Balıkesir milletvekili Turhan Çömez'eydi. Ayrı bir sevgi gösterdiler. Burak Dalgın'a ilgi de dikkat çekiciydi.

Kalabalık arasında dolaşan Lütfü Türkkan'la Buğra Kavuncu'ya ilişti gözüm, parti tabanıyla akraba gibi kaynaşmışlardı.

Müsavat Dervişoğlu'nu dinlerken üç mesajının altını çizdim.

Birincisi, çerveve yasadan evetçiler kadar havetçileri de sorumlu tutuyor. İsmen vurgulamadı ama Yeni Parti'den tepkisini esirgemiyor.

İkincisi, ne zaman bir ivme yakalasalar partilerine birilerinin operasyon çektiği fikrini işledi. İYİ Parti'den AK Parti'ye transferleri kastediyordu.

Amacın seçimi, siyaseti, demokrasiyi anlamsızlaştırmak ve muhalif seçmeni yıldırıp sandıktan koparmak olduğunu anlatıyor. İYİ Parti'ye "saldırılar"ı bu planın parçası gördüğünden, direniş ve mücadeleyi partiler üstü ele alıyor.

Üçüncüsü ise düzenlemenin "PKK'lılara af değil infaz yasası" olarak sunulmasına öfkeli. "İnfazsa milletin, milli devletin, eşitliğe dayalı cumhuriyetin, hukukun infazıdır" gibi sözlerle kanırtmakta kararlıydı.

Dervişoğlu'nun basın danışmanı Murat İde söyledi, Emniyet'in ölçümüne göre mitinge katılan sayısı 50 bin civarıymış. Güçlü bir toplumsal damar yakaladıklarına işaret ediyor. İYİ Parti'yi büyütebilecek bir potansiyel.

Kuvay-ı Milliye Meydanı'ndaki kalabalık, dağılırken fener alayı oluşturdu. Elde bayrak ve meşalelerle Dervişoğlu'nun ardına düşüp Milli Mücadele'nin simgelerinden tarihi Alaca Mescit'e yürüdü, 41 bayraktarın hâtırasını yâd ettiler.

Baştan sona aksamadan ilerledi, titiz organize edilmişti.

Dervişoğlu daha sonra Ankara ve İstanbul'dan gelen gazetecilerle otelde sohbet etti.

Yeni Parti'den sözünü sakınmadığı için, gelecek seçimlerde ittifak olasılığına kapıyı kapatıp kapatmadığını sordum. Henüz ittifaklara kapı açmadık ki onlara kapatalım, minvalinde bir cevap verdi.

Dervişoğlu, ittifak konuşmak için zamanı erken buluyor. Bu bir.

Yeni Parti ve Özgür Özel'le yüz yüze baktırmayacak kadar köprüleri atmıyor. Muhalefeti böldürme planları ve kurgularına karşı dikkatli. Bu iki.

İttifak seçeneğini kategorik olarak reddetmiyor. Etti üç.

Zafer ve Anahtar partileriyle bir 'hayırcılar cephesi' kurma yönlendirmelerine, buna yönelik anket manipülasyonlarına fena bozuluyor. O da etti dört.

Son notum da şu olsun...

İYİ Parti'yi karıştırmaya, iktidara transferlerle "etinden parça" koparmaya içeriden yardım eden var mı? Partinin kurucu lideri Akşener'in rolü, etkisi, nerede durduğu soruldu.

Hassas soruydu, Dervişoğlu da konunun nezaketine uygun bir incelikte karşılık verdi. Partide Meral Akşener'e en yakın ismin kendisi olduğundan bahisle payına düşeni dillendirip, bu tür spekülasyonların gerisini çürütmeyi Akşener'e bıraktı.

YORUMLAR (3)
3 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.