Filistin Devleti için sekiz ülkenin çıkışı

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında ortak savunma ittifakı -‘Mekke Mutabakatı’- oluştuğu açıklandığında, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, ittifakın başka ülkelere de açık olduğunu ve arkasının geleceğini duyurmuşlardı.

Henüz yeni bir katılım olmadı, fakat merkezinde üç ittifak ülkesinin de bulunduğu sekiz ülke İsrail’i kınayan bir bildiri yayınladı.

Diğer beş ülke şunlar: Birleşik Arap Emirlikleri, Endonezya, Katar, Mısır ve Ürdün… Bunlar aynı zamanda Trump’ın ‘Gazze Kurulu’ içinde yer alan ülkeler…

Gazeteler bildiriyi şöyle özetlemiş: “Dışişleri Bakanları, İsrail’in Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2803 sayılı kararıyla onaylanan, ABD Başkanı Donald Trump’ın Gazze ihtilafını sona erdirmeye yönelik Kapsamlı Barış Planı kapsamında hazırlanan Yol Haritası’nı ve Filistin Devleti’ni tanımayı reddetmesini kınadı.”

Sekiz bölge ülkesi, Trump’ın adıyla anılan, Gazze ihtilafını sona erdirmeyi amaçlayan bir yol haritasını benimsemiş ve o girişimi reddeden İsrail’i kınıyorlar…

Önemli bir olay bu.

Kınama konusu yalnızca Trump’ın yol haritası olsaydı verilen tepkinin ABD tarafından da desteklenmesi ve Netanyahu’nun yakın dostu Trump ile arasındaki sorunların biraz daha keskinleşmesi beklenebilirdi; ancak bildiride özellikle vurgulanan bir tepki konusu daha var: Filistin Devleti’nin tanınmasını istiyor sekiz ülke…

Tepki veren ülkeler Netanyahu’yu Filistin Devleti’ni tanımadığı için de kınıyorlar…

Doğru da yapıyorlar…

Netanyahu İsrail’de başbakan olana kadar, Filistin Devleti konusu dünyanın gündemindeydi. Bu amaçla sayısız uzun müzakereler yapıldı. O amaç için ABD iki tarafın liderini -Enver Sedat ile Menahem Begin’i- Camp David’te bir araya getirdi (1978). İki devletli çözüm yolunda o kadar mesafe alındı ki, Nobel jürisi, 1994 yılı barış ödülünü, Yaser Arafat, Şimon Perez ve İzak Rabin arasında paylaştırdı.

Perez ve Rabin ‘iki devletli çözüm’ yanlısıydılar ve Rabin bir suikast sonucu hayatını kaybetti.

Rabin öldürüldü, Netanyahu’nun siyasetteki yükselişi ve ‘Filistin Devleti’ kavramının uluslararası alanda kullanımının azalması başladı.

Netanyahu iktidarda kaldıkça İsrail iki devletli çözüme asla yanaşmaz.

Suriye ve Lübnan’dan toprak kazanarak, Batı Şeria’da binlerce yıldır yaşayan Filistinlileri Ürdün’e göndererek ve Gazze’yi de Gazzeli Filistinlilerden boşaltarak İsrail’in sınırlarını genişletme projesine de devam eder Netanyahu

Birleşmiş Milletler’in (BM) kurulduğu günden bugüne çıkardığı Filistin ile ilgili kararlarının büyük çoğunluğunun İsrail tarafından kabul edilmediği de bir gerçek.

Gazze ile ilgili ‘kapsamlı barış planı’ hazırlamış olan Donald Trump bu fotoğrafın neresinde?

ABD en baştan itibaren Filistin sorununa taraf. Gelmiş geçmiş başkanlar, kimi yüksek perdeden kimi kısık sesle de olsa, Filistin Devleti’nden veya ‘iki devletli çözümden yana tavır aldılar…

Trump’a kadar…

Her ne kadar tavrını ‘‘Ben iki devletli çözüme karşıyım’’ açıklığında beyan etmese de, Trump, iki devletli çözümü Amerikan dış politikasının değişmez hedefi olmaktan çıkardı ve Filistin devletini İsrail’in güvenlik şartlarına ve bir dizi koşula bağlayan bir yaklaşım geliştirdi.

Filistin devleti kurulduğunda başkenti olması beklenen Doğu Kudüs’te, bütün itirazlara rağmen, ABD’nin büyükelçiliği var bugün. Trump ilk başkanlık döneminde bunu sağladı.

Gazze’yi yeniden imarı öngören kapsamlı plana göre Hamas silahsızlanacak, buna bağlı olarak İsrail Gazze’den çekilecek, yönetim teknokratik bir Filistinli kadroya devredilecek, güvenlik de uluslararası bir güce devredilecek ve Gazze’nin Riviera haline dönüştürülmesi planı devreye girecek…

Herhalde Jared Kushner ve diğer Trump yakınlarının geliştirdiği proje ile…

Yani?

Devlet’ kavramının içerdiği hiç bir özellik Filistinlilere tanınmıyor bu planda…

Hiç kuşkusuz, sekiz ülkenin Filistin konusunu dünya gündemine taşıması, hayli gecikmiş olsa da, olumlu bir gelişme. Bildirilerinde nihai çözümün ‘iki devlet’ olarak yer alması da öyle. Ancak bu bildirinin muhatabı olan BM ile ABD ve İsrail’in durumlarına bakıldığında, kısa veya orta vadede herhangi bir sonuç doğurması hayli zor.

Gelişmenin, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında oluşan ‘Mekke Mutabakatı’nın bir uzantısı olduğu besbelli; iyi de imza koyan ve hepsi de Trump’ın Gazze Kurulu’nun üyesi olmayı kabul etmiş diğer beş ülke, neden Trump’ın güçlü övgüsüne muhatap ‘Mekke Mutabakatı’na katılmaz?

YORUMLAR (4)
4 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.