Din ve itikat bahane… Paranın ve gücün peşinde kavga

Güzel Türkçemizde, “Bayram değil seyran değil, eniştem beni niye öptü?” diye bir laf var. Komplo teorisi sevenler aynı cümleyi “Zamanlama manidar.” diye de söylüyorlar.

Sorumuz şu: Süleymancılar Cemaatine operasyon neden yapıldı? Neden şimdi yapıldı?

Sorularımıza cevap aramadan önce şunu netleştirelim: İçimizde kaçımız bu operasyonun bir dinî cemaatin inancına karşı değil de o cemaat yönetiminin henüz adı konmamış usulsüzlüklerine, mali suçlarına karşı yapıldığını düşünüyor?

Türkiye pratiğinden çok iyi biliyoruz: Lideri olmayan dinî cemaat, cemaat falan değildir. Liderler (ona ister postnişin deyin, ister şeyh, ister hoca efendi) çeşit çeşit tabii.

Aşiret veya küçük çaplı bir saltanat gibi olanlar var. Babadan oğula veya damada, sürekli aynı aileden insanlara geçen liderlikler var.

Kurucu liderin çocuğu yoksa bir çeşit seçimle gelen ve yapıyı sürdürmek isteyenler var.

Gelenek uyarınca en bilgiliyi, en saygınını postnişin yapmaya çalışanlar var.

İsteksiz liderler var. Mesela Ahmet Özhan, önde gelen ve yüksek bilgisine herkesin saygı gösterdiği bir Cerrahi olmasına rağmen uzun süre şeyh olmaya direndi ama en sonunda istemeye istemeye makama oturdu.

Çok istekliler var. Daha babalarının cenazesi kalkmadan Menzil Cemaatine sahip çıkmak için biat törenleri düzenleyen kardeşler oldu.

Kendisinin liderliğe daha fazla yakıştığını düşünen ama bu olmayınca gruptan ayrılıp kendi grubunu kurmaya çalışanlar var. Mesela Cübbeli Ahmet, İsmailağa Grubu’ndan böyle ayrıldı.

Cemaatini ve şeyhliğini alıp yurt dışına gidenler var. Mesela İskenderpaşa Cemaati lideri rahmetli Mahmut Esat Coşan, Avustralya’ya göç etti.

Liderini sessiz sedasız seçen, her zaman radarların altında kalan ama çok etkili cemaatler var. Mesela Erenköy Cemaati.

Ülkemizde o kadar çok tarikat ve cemaat var ki hepsini sıralamaya imkân yok.

Ama görebildiğim kadarıyla büyük cemaatlerden sadece ikisinde liderlik kavgası var.

Bunlardan biri Süleymancılar, diğeri Menzil. Her iki cemaatin liderlik kavgasının da ucunda din ve itikat konusundaki farklılıklardan çok para ve güce sahip olma kaygısı var.

Peki, iktidar neden Süleymancılar içindeki liderlik kavgasına doğrudan müdahil oldu ve grubun 10 yıllık lideri Alihan Kuriş’i hapse attı?

Bir yandan biliyoruz ki AK Parti Milletvekili Fatih Süleyman Denizolgun, cemaatin 2016’da ölen lideri amcasının bir cinayete kurban gittiğini, Alihan Kuriş’in bu sayede cemaatin başına geçtiğini iddia ediyor ve cemaat içinde bir iç kavgayı uzun yıllardır yürütüyor.

Ama bir AK Parti milletvekilinin tek başına bu mücadeleyi sürdürüyor olması, iktidarın bu işe müdahil olmasının yegâne sebebi olamaz. Çünkü Menzil içindeki liderlik kavgasında kendilerini doğrudan taraflardan biri lehine konumlayan nice önde gelen AK Partili var. Aynı şey orada olmuyor ya da en azından şimdilik olmadı.

Süleymancıların şimdi hapiste olan lideri Alihan Kuriş’in soyadından, ailesinin Trabzon ve Adapazarı kökenli olmasından hareketle söylenen bir dizi laf da var. Bunlar arasında Kuriş’in Ekrem İmamoğlu ile iş birliğine gittiği iddiası, cemaatten CHP’ye oy verilmesini istediği iddiası gibi inandırıcılığı tartışmalı iddialar da var.

İktidarın Adalet Bakanı da İçişleri Bakanı da günlerdir bu operasyonu savunurken “Operasyon dine ve dindarlara karşı değil.” diyorlar ama bunu Ankara’da toplanan ve protestoya hazırlanan Süleymancılara anlatsınlar.

İçişleri Bakanı bir türlü isim koyamıyor; bir seferinde “yapı” diyor, bir seferinde “oluşum”, başka seferinde “örgüt” ve başka seferinde “cemaat”… Burada operasyonun cemaatin yönetimine yapıldığına kuşku yok, cemaat de buna alınıyor zaten.

Meselenin oy kaygısı olduğunu sanmıyorum; meselenin cemaatin elindeki mali gücü kontrol etmekten ibaret olduğunu düşünüyorum. Elbette ucuna bucağına dinle ilgili bir şeyler eklenerek gerekçe yaratılmak istenecektir.

Ama esas önemlisi şu bence: Süleymancılara yönelik bu operasyon, elinde maddi güç bulunduran bütün diğer cemaatlere verilen açık ve inkâr edilemez bir mesaj niteliğinde: Dokunulmaz değilsiniz, uslu durmazsanız size de dokunabiliriz.

Nasıl İmamoğlu operasyonu Türkiye’nin bütün iş dünyasına bir mesaj içeriyorduysa Süleymancılar operasyonu da öyle…

İktidar, ayağının altından halının çekilmekte olduğunu düşünüyor olmalı ki böyle mesajları her kesime vermeye başladı.

YORUMLAR (6)
6 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.