Erdoğan-sonrası tartışılıyorsa...
Merakımdan bir kez daha araştırdım; bir önceki genel seçim 14 Mayıs 2023 tarihinde yapıldığına göre, 2028 yılının Mayıs ayı başlarında yeniden sandık başına gideceğiz.
Seçim tarihinin erkene alınması da mümkün, ancak bunun için TBMM’de üye tam sayısının beşte üçünün -360 milletvekilinin- veya Cuhurbaşkanı’nın kararı gerekiyor…
Cumhurbaşkanı kararıyla tarihi erkene alınacak seçimde mevcut cumhurbaşkanı yeniden aday olamıyor; eğer Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bir kez daha aday olmak isterse TBMM kararı şart; anayasanın 116. maddesi böyle diyor…
Erdoğan’ın gönlünden ne geçtiğini bilmiyoruz, ama AK Parti sözcüsü Ömer Çelik, kendilerinin parti olarak cumhurbaşkanı adayının o olduğunu birkaç gün önce açıkladı. Cumhur İttifakı ortağı MHP’nin de adayının Erdoğan olduğunu Devlet Bahçeli’nin mükerrer açıklamalarından biliyoruz.
Bu durumda ittifakın 323 olan Meclis sayısını 360’a tamamlaması beklenecek demektir.
DEM Parti istediği yasaların çıkmasını ve anayasada da değişiklik yolunda adım atılmasını gördüğü takdirde 56 milletvekiliyle açığı kapatabilir…
O olmaz veya DEM’den gelen destek sayısı yetmezse Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte hareket eden CHP milletvekilleri ne güne duruyor?
Belediye başkanları transferi sonrasında milletvekili borsası da açılabilir tabii…
Hesap bu zor denklem üzerine oturuyor herhalde…
Sorum şu: Meclis tablosu böyle değilmiş gibi neden birileri “Ya Tayyip Erdoğan aday olmazsa?’’ sorusu eşliğinde spekülasyonlarda bulunup duruyor?
Fal bakar gibi?
İsimler zikredilirken, konunun hassasiyeti gereği, yanınna danışman olarak veya ikinci bir cumhurbaşkanı yardımcısı yerineymiş gibi bir yola başvuruluyor, ancak meramın ‘Erdoğan sonrası’ ile ilgili olduğu çok belli.
Cumhurbaşkanı Erdoğan ise yapılan spekülasyonları görmezden geliyor; belki önemsemediği için böyle davranıyor, belki de partisinin sözcüsüne ‘‘Adayımız Erdoğan’’ açıklaması yaptırarak spekülasyonların önünü kesmeye çabalıyor…
En son AK Parti kurucu kadrosundan, yakın geçmişin başbakan yardımcısı ve TBMM başkanı Bülent Arınç ‘‘Birilerinin uykuları kaçsın diye’’ olduğunu özellikle söyleyerek, gazeteci Hasan Basri Akdoğan’a bu konuda görüş açıkladı.
Erdoğan’ın aday olabilmesini ihtimal dışı bulmadığını duyursa da, Arınç, bir başka ihtimalin varlığına işaret etmeden yapamamış…
Dediğine göre, Cumhurbaşkanı Erdoğan, kendisinden sonrası için bir başka ismi işaret edebilirmiş…
‘‘Parti içinden ya da dışından biri’’ olabilirmiş o isim…
Acaba Arınç da, daha önce konuya ilişkin açıklama yapan partili kişiler gibi Berat Albayrak veya Bilal Erdoğan isimlerini mi düşünüyor?
Zihninde başka bir isim mi var
yoksa?
Mesela kendisi…
Aslına bakılırsa Bülent Arınç ismi cumhurbaşkanlığı adayı belirlenirken her seferinde akıllara geliyor. 25 yıllık AK Parti iktidarının ilk 15 yılında Tayyip Erdoğan’ın en yakınında yer aldı, önemli makamlarda bulundu. Halen de partili ve ara sıra aykırı görünen görüşler açıklasa da AK Partili kimliğini hiç çıkarmadı.
Üç ana kurucudan ikisi o makamda bulundu, bu defa neden Bülent Arınç olmasın?
Konu üzerinde düşünürken isimleri geçenler namına beni rahatsız eden bir nokta var: AK Parti yapılacak ilk seçimde birini cumhurbaşkanı seçtirebilme gücünü halen koruyor mu ki, ‘Erdoğan sonrası’ için böyle hesaplar yapılabiliyor?
Erdoğan TBMM seçim tarihini bir hafta bile erkene çekse aday olabilir; tamam da, Cumhur İttifakı -hatta sonradan eklenebilecek partilerle birlikte- daha önce olduğu gibi adayını seçtirebilir mi?
Böyle bir ihtimalin var olduğunu görürse Edoğan yine aday olacaktır; aday olmama ihtimali ancak seçilemeyeceği durumda söz konusu olabilir…
Seçilemeyeceği ihtimali var diye Erdoğan’ın aday olmayacağı bir seçimde, AK Partili bir başka ismin kazanabileceği mi düşünülüyor da, ortaya isimler atılıyor, spekülasyonlar gırla gidiyor…
Bu işte bir yanlışlık olduğu kesin…
Eğer zamanında veya Külliye’den Mehmet Uçum’un telaffuz ettiği 2028 Nisan ayında -yani zamanına yakın bir tarihte- yapılacak seçimde, ülkenin kaderini belirleyecek seçimle ilgili konulardaki şartları bugünden daha farklı olabilecekse, şimdilerde yapılan spekülasyonlara gerek kalmazdı.
Ekonomi uzmanları 2027 ve 2028’in şartlarının çok daha ağırlaşacağı kanaatindeler ve o kanaat bağımsız kurumların anketlerine de yansıyor…
Hesaplar doğruysa AK Parti içinden bir ismin seçimde fazla bir şansı bulunmuyor demektir…
Muhalefet, bütün bölünmüşlüğüne ve başına dertler açılmış olmasına rağmen, bir sonraki cumhurbaşkanlığı seçiminde daha şanslı; tabii aday belirlemede bu defa yanlış hareket etmemek şartıyla…
