Yeni Parti konusunda geçerli olan mesaj
MHP lideri Devlet Bahçeli’nin ‘‘Önümüzdeki günlerde çok şey değişecektir. Her şey değişecektir; öyle gözüküyor. İnşallah Türkiye değişmez” mesajını herhalde hatırlıyorsunuzdur…
O mesajın üzerinden üç yıl geçmiş olmasına rağmen…
Üç yıl içerisinde dünyada ve ülkemizde daha önce görülmemiş boyutlarda pek çok değişim gerçekleşti.
ABD’de başkanlığa Donald Trump yeniden seçildi ve dünyadaki savaşa kadar varan köklü değişimler başladı.
Türkiye’de de o arada değişimler yaşandı.
Her şeyden önce, mesaj sahibinin başlattığı, son aşamasına giren ‘Terörsüz Türkiye’ girişimi var.
Ülkemizde bazen gelişmeler gecikir; Mehmet Ağar’ın 20 yıl önceki ‘‘Dağda silah tutacaklarına düz ovada siyaset yapsınlar’’ tavsiyesi düşünülürse, ‘Terörsüz Türkiye’ de gecikenler arasına eklenebilir.
Son değişim şu: Cumhuriyet’i kuran kadronun eseri sayılan Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) yeni bir partiye vücut vermesi…
Geçmişte de CHP içerisinden doğan bazı partiler olmuştu. Özgür Özel ve arkadaşları uzun zincire bir yenisini eklemiş oldular…
Yeni Parti’yi…
Kurucularının gözünün, yargı kararıyla başka bir kadroya bırakılan ana gövdede -CHP’de- olduğu biliniyor. CHP, bundan böyle, yargının tercih ettiği kadroyla yoluna devam edecek. Ancak Yeni Parti çatısı altında buluşanlar daha kalabalık bir grup.
CHP, yek vücut halinde olduğunda, iktidara gelmesine imkan vermeyen %25-30 oy aralığına hapis bir parti durumundaydı; Yeni Parti kadrosu, biraz da en son yapılan yerel seçimden CHP’yi birinci parti olarak çıkarmanın verdiği güvenle iktidara gelme iddiası taşıyor.
Bunun o kadar kolay olmadığı belli. Ömrü şimdiden yarım asra yaklaşan ve 2071’e kadar sürmek gibi ileri hedefleri bulunan iktidar konumunu kaybetmeme kararlılığına sahip. CHP’nin bölünmesinden de mutlu iktidar. Daha da önemlisi, Yeni Parti’nin tek düşünmesi gereken rakibi iktidar değil, vaktiyle içinde yer aldıkları CHP’de yollara devam edenler, en az iktidardakiler kadar, yeni partinin başarısızlığını ister.
Yine de bütünüyle şanssız sayılmaz bu kadro. Her iktidarda zaman içerisinde yaşanan yıpranma bu defa da kendisini fazlasıyla hissettiriyor. Vaktiyle var olan kendine güvende zayıflama fark edildiği gibi, sorunların ortadan kalkmasında yetersiz kalındığı da aşikar.
En önemlisi de, iktidarın memnuniyet duyduğunu belli ettiği CHP’deki bölünmenin, eski rakibe karşı sonuç almada işe yaramış olan argümanları işlevsiz bırakma ihtimalidir.
‘CHP’nin bagajları’ diye bilinen tarihin belli bir dönemine ait sorumluluklar, esas sahibi CHP canlılığını korurken, Yeni Parti’ye karşı kolayca kullanılamaz hale gelebilir.
Tercihlerini Yeni Parti’den yana yapan CHP’nin önceki dönemlerden milletvekilleri üzerinden yönetilen eleştiriler de işe yaramayabilir…
Cezaevlerinin ve duruşmaların aleyhlerine kullanılmaları eskisinden daha etkisiz kalabilir.
Okurken kolay gelse de hiç kolay değil bütün bunlar…
Burası İngiltere değil ki, iktidarlar -hatta parti içi iktidarlar bile- kolay değiştirilebilsin…
Uzun yıllar sürmüş Muhafazakar Parti iktidarı, 2014 seçiminde, açık ara İşçi Partisi tarafından kazanıldı, İngiltere’de. Partinin başına dört yıl önce seçilmiş başbakan Keir Starmer halkın beklediklerine cevap veremeyince, iktidarın ikinci yılında, parti-içi değişim süreci başladı.
Daha önce, İşçi Partisi başkanlığına iki kez adaylık koyan, sonrasında milletvekilliğinden ayrılıp ülkenin kuzeyindeki Manchester’de belediye başkanlığı yarışına katılarak seçilmeyi başaran Andy Burnham, yeni görev yerinde icraatlarıyla dikkat çekince, parti-içi mekanizmalar çalışmaya başladı.
Genç bir milletvekili istifa etti, yapılan ara seçimde Burnham başbakan olabilme şartını yerine getirir getirmez Starmer istifasını sundu.
Ne kadar kolay değil mi?
Şimdi bizde siyasette yaşanan değişimin hayata geçebilmesi için, kaç belediye başkanının cezaevlerine düşmesi, hangi kurumların devreye girmesi, kimlerin kendilerinden hiç beklenmeyen tavırlar sergilemesi ve değişimi gerçekleştirecek kadronun ancak bundan sonra eski partilerinde ayak diremek yerine yeni parti kurmaya kalkışabilmesi gerekti.
Acaba MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin üç yıl önce sarf ettiği ‘‘Önümüzdeki günlerde çok şey değişecektir. Her şey değişecektir; öyle gözüküyor. İnşallah Türkiye değişmez’’ mesajında öngördüğü değişiklikler içerisinde CHP’de yaşananlar da var mıydı?
Bana bu soruyu, MHP liderinin değişim sonrası yaptığı uzun nazik mesajdaki şu cümleler sorduruyor:
‘‘Sayın Özel’in üzülmesini, siyasi şahsiyetinin gündelik tartışmalar arasında hırpalanmasını veya CHP – Yeni Parti kanadında süren hesaplaşmaların hedefi haline getirilmesini arzu etmeyiz.’’
Külliye’den de mesaj veren biri oldu, ama galiba geçerli olan mesaj budur.
