Sonunda attılar

Ligin belirleyici haftaları geride kalırken, cumartesi akşamı Trabzonspor’un galibiyeti zirveyi iyice karıştırdı. Bordo mavili ekip moral depolarken, Galatasaray’ın rakiplerine karşı kurduğu psikolojik üstünlükte belirgin bir gerileme yaşandı.

Kadıköy’de oynanan derbide ise iki takımın hedefleri kadar yükleri de farklıydı. Beşiktaş için dördüncülük garanti sayılırken, üçüncülük ya da ikincilik sezonun şartları düşünüldüğünde fazlasıyla değerli olacaktı. Fenerbahçe cephesinde ise durum daha karmaşıktı. Sarı lacivertliler çoğu zaman rakiplerinden çok, kendi iç dinamikleriyle mücadele eder bir görüntü çiziyor. Kritik anlarda ortaya çıkan bireysel kırılmalar, takımın dengesini bozmayı sürdürüyor.

Bu atmosferde oynanan ve 110 dakikaya uzayan mücadele, baştan sona yüksek gerilim altında geçti. Kazanan, daha çok ihtiyacı olan sarı lacivertli takım oldu.

Domenico Tedesco, bu sezon ligde ilk kez 11'inde yerli futbolcu olmadan maça başladı. İtalyan hocanın bu seçiminde, iki hafta boyunca millî takıma gitmeyen Nene, Musaba, Asensio ve Talisca dörtlüsü ile çalışmış olması etkili olmuş olabilir. Sıkıntılı görünen durum ise sakatlıktan yeni çıkan Semedo ve Skriniar’ın temposu yüksek olabilecek maçta vereceği katkıydı.

İkisi de görevlerini en üst düzeyde yaptılar. Özellikle Semedo'nun kanadı çok iyi çalıştı.

Sergen Yalçın: “Bireysel yetenek ön plana çıkabilir. Ekstra iş yapan oyuncular derbide sonucu değiştirebilir. Çoğu zaman da derbiler böyle geçmiştir.”

Maçın başında Nene atsa en erken derbi golü izleyebilirdik. Sonrasında Gyu-Oh’un pozisyonunu Ederson çıkardı. Sonrası heyecan yerini ilk yarı sonuna kadar ikili mücadelelere bıraktı.

Fenerbahçe ilk yarıda önde baskıyla sonuca gitmeye çalıştı; ancak telaşlı oyun, üretilen fırsatların değerlendirilmesini engelledi. Beşiktaş ise alışılmış deplasman kurgusuyla, kazandığı toplarla hızlı çıkışlar aradı. Ortaya çıkan tablo; az pozisyon, yüksek mücadele oldu.

İkinci yarıda Fenerbahçe oyunun kontrolünü daha fazla eline alarak başladı.

Bu bölümde Sergen Yalçın takımı üst üste bireysel hatalar yapmaya başlayınca net pozisyonlar da gelmeye başladı. Nene, ardından Cheriff iki tane, Kerem Aktürkoğlu ise bir tane kaçırdı. Kariyer maçını oynayan Ersin Destanoğlu, gecenin alkışlanacak en iyi oyuncusuydu. Onun gibi eleştiri oklarının hedefi olan Kante de sarı lacivertliler adına takımın en iyilerinden oldu.

Fransız oyuncu, Asensio sonrası takımı ofansif ve defansif yönde olumlu şekilde yönlendirdi.

Sergen Yalçın, Fenerbahçe’nin sahasındaki geniş boşluklardan yararlanmak için oyuna Rashica ve Cengiz Ünder’i alarak baskıyı kırmaya çalıştı.

Dakikalar ilerledikçe stresin etkisi kenar yönetimlere de yansıdı. Tedesco hamleleri oyunun dengesini kendi yönünde artırırken, siyah beyazların oyununu iyice geriye itti.

Beşiktaş kendi yarı sahasından çıkmakta zorlandığı gibi topa sahip olma da gerilerde kaldı. Oh, neredeyse topa vurmadan oyundan çıktı. Agbadou iki kez yedirmeye uğraştı, üçüncüsünde penaltı yaptırdı. Büyük maçların kayıp kaptanı Orkun, dün akşam yine vasattı.

Sarı lacivertliler için söylenmesi gereken: Acaba golcü mü eksik, beceri mi eksik?

Son dakikada gelen penaltı, Fenerbahçe için bir çıkış kapısı oldu. Sonunda gelen gol sadece skoru değil, yarışın psikolojisini de değiştirdi.

Bazen bir gol, haftaların yükünü taşır. Kadıköy’de atılan o gol de tam olarak böyleydi.

Maç sonu açıklamalarına dönersek;

Oynanan oyun yine konuşulmadı.

Hakem kararları derbinin önüne geçti.

Tedesco stresten biraz kurtulup sevindiğini.

Sergen Yalçın, bu yönetimlerle biz Türkiye kupasında da ilerleyemeyiz açıklamasını yaptı.

Ertan Torunoğulları: "Rakip takımın ismini vermiyorum. Siz biliyorsunuz. Her puan kaybettiklerinde federasyonu ve hakemleri etkilemek için her şeyi yapıyorlar. Taraftarımız rahat olsunlar.Eğer kavga gerekiyorsa kavganın da alasını yaparız.”

Sonuca dönersek fırtınalar içinde devam eden lige tayfun etkili olmaya başladı, lig sonunda güneş açar mı?

YORUMLAR (4)
4 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.