Back To Top
Hizb-ut Tahrir’e zulüm

Hizb-ut Tahrir’e zulüm

 - Son Güncelleme: 25.12.2017 Pazartesi 19:16
- A +

Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 58 Hizb-ut Tahrir üyesine verilen hapis cezalarını tasdik etti.

Kimine 3 yıl, kimine 7,5 yıl hapis…

Gerekçe?

“Terör örgütüne üye olmak.”

Tam adı Hizb-ut Tahrir El-İslamî (İslamî Kurtuluş Partisi) olan ve hilafete dönüşü savunan söz konusu örgüt, kurulduğu 1953’ten beri hiçbir şiddet olayına karışmadı.

Mücadele yöntemi olarak şiddeti tümüyle reddediyor.

Terörün yanından bile geçmiyor.

Sadece konuşuyor, anlatıyor, sözlü ve yazılı propaganda yapıyor.

Bildiriler, kitaplar ve dergiler yayımlıyor, konferanslar ve mitingler düzenliyor.

Faaliyet gösterdiği onlarca ülkenin hiçbirinde bu çerçevenin dışına çıkmadı.

Hizb-ut Tahrir üyeleri Türkiye’de buna rağmen 1960’lı yıllardan beri göz altına alınıyor, tutuklanıyor, hapse atılıyor.

Eski Türkiye – Yeni Türkiye fark etmiyor, hep böyle.

Milli İstihbarat Teşkilatı ve Emniyet Müdürlüğü, mahkemelere öteden beri sunduğu raporlarda ‘Bu örgütün şiddetle alâkası yok’ deyip duruyor ama Hizb-ut Tahrir üyeliği yine de suç sayılıyor.

Niçin ama, niçin?

Bir ara “silahsız terör örgütü” tanımı vardı kanunda; o tanıma da uymuyor bu örgüt.

FETÖ gibi, devlete adam sokmak için sınav sorularını mı çalmış?

Paralel devletçiliğe mi tevessül etmiş?

Hükümeti devirmek için sinsice tezgâhlar mı kurmuş?

Yok.

Peki hilafet propagandası yasak mı?

Değil.

İfade hürriyetine girmiyor mu bu?

Giriyor.

Öyleyse bu adamların zindanda ne işi var kardeşim?

***

“Eski Türkiye – Yeni Türkiye fark etmiyor, hep böyle” dedim…

Düzeltiyorum: Yargının Hizb-ut Tahrir’e muamelesinde Eski Türkiye ile Yeni Türkiye aynı değil.

Arada fark var, hem de çok ciddi bir fark.

1967’de Hizb-ut Tahrir üyelerine 6 ay, yöneticilerine 4 ilâ 5 yıl hapis cezası veriliyordu.

1980’de de öyle.

1991’de hapis cezası üyeler için 3 yıla çıktı.

Türkiye yenileştikçe cezalar şiddetlendi.

2006 itibarı ile üyelere 7,5 yıl, yöneticilere 15 yıl hapis!

Yargıtay 16. Ceza Dairesi’nce cezaları tasdik edilen 58 kişinin bir kısmı, 2006’daki kanun değişikliğinden önce mahkemelik oldukları için 3 yılla ‘yırttı’.

Diğerleri 7,5 yıl aldı.

DİKKAT! Bu cezaları isteyen savcılar ve hükümleri veren hakimler, ayrıca ilgili soruşturma ve kovuşturmaları yürüten emniyet mensuplarının FETÖ’den tutuklandılar!

Komplocular içeride ama komploları hüküm sürmeye devam ediyor!

FETÖ’cü hakimlerin yazdığı gerekçeli kararlardan birindeki şu mantığın acayipliğine bakar mısınız:

“Hizb-ut Tahrir, bugüne kadar herhangi bir şiddet eyleminde bulunmamış ve amacında şiddeti öngörmediği belirlenmiş ise de, amacı zaten kendi içerisinde şiddeti öngörmektedir. Rejimin demokratik yollarla halkın desteği ve sempatisini kazanarak yıkılması mümkün olmadığından mutlaka şiddete başvurması gereklidir. Bu nedenle Hizb-ut Tahrir bir terör örgütü kabul edilmiştir.” 

Neymiş, neymiş?

Şiddete başvurmuyormuş ama aslında başvurması gerekirmiş! Onun için terör örgütüymüş!

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın şu ‘çıkarsaması’ da pes dedirtecek cinsten:

“Raşid-i Hilafet devletinin ihdasından sonra, Hıristiyan devletlerini cihat yolu ile kurulan hilafet devletine dâhil etmek amacıyla silahlı mücadelenin başlayacağı amaç edinilmiştir.”

***

Hizb-ut Tahrir’in illegal örgüt kabul edilip FETÖ, PKK, DHKP-C ile aynı kefeye koyulması ve mensuplarının hapsedilmesi kabul edilir şey değil.

Bu hatadan bir an evvel dönülmeli.

Akıl almaz bir zulüm bu.

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 05 Ocak 2018 14:10
Allah razı olsun. sizide cesur duruşunuzdan dolayı tebrik ediyorum ve Allahtan azminizi artırmasını diliyorum.
KARAR OKURU 26 Aralık 2017 23:56
ne hatası ne dönmesi kardeşim bu adamların yolu bu. anlamıyormusunuz hala. fetöyle zihniyet olarak hiçbir farkları yok. ikiside ılımlı islamcı şeriat düşmanları. bu kadar net. artık şu gözünüzü bi açın yeter da
Çerkez Ethem 26 Aralık 2017 00:09
....""Tam adı Hizb-ut Tahrir El-İslamî (İslamî Kurtuluş Partisi) olan ve hilafete dönüşü savunan söz konusu örgüt, kurulduğu 1953’ten beri hiçbir şiddet olayına karışmadı. Mücadele yöntemi olarak şiddeti tümüyle reddediyor. Terörün yanından bile geçmiyor. Sadece konuşuyor, anlatıyor, sözlü ve yazılı propaganda yapıyor. Bildiriler, kitaplar ve dergiler yayımlıyor, konferanslar ve mitingler düzenliyor. Faaliyet gösterdiği onlarca ülkenin hiçbirinde bu çerçevenin dışına çıkmadı. Hizb-ut Tahrir üyeleri Türkiye’de buna rağmen 1960’lı yıllardan beri göz altına alınıyor, tutuklanıyor, hapse atılıyor. Eski Türkiye – Yeni Türkiye fark etmiyor, hep böyle""".... Elinize sağlık...! En sonunda en 1960 lardan beri Halifeliği savunan bu müslimlere yapılan zulümleri halkımız duyuyor !
KARAR OKURU 25 Aralık 2017 23:53
Bu adamlar atomumu parçaladı yoksa insanlık yararına bir içatları varda bizimmi haberimiz yok Afgan rejimini savunmaktan başka naptılar
okur 25 Aralık 2017 18:25
gerçekten de zulmedilmiş kardeşlere...
Ömer 25 Aralık 2017 17:29
Hayatımda El Kaide'yi desteklemeyen bir Hizbut Tahrir üyesi görmedim.
Güç ele geçti mi :))) 25 Aralık 2017 19:45
2
Eminmisin :)))
KARAR OKURU 25 Aralık 2017 16:29
Sn. Albayrak hakkaniyetli bir yazi olmus. Allah razi olsun. Eline silah almamis,sadece fikri olarak mucadele vermis bu insanlara yapilan haksizlik son bulmali. Herkes fikrini acikca soyleyebilmeli.
sorgulayıcı 25 Aralık 2017 15:38
Hakan Bey, Zaman zaman sizin üzerinizden İslamcılıkla ilgili eleştiriler getiriyorum. hakkınızı helal edin. çünkü tipik bir İslamcısınız. siyasal İslamcı çevrede büyümüş birisi olarak iddia ediyorum ki ülkenin içine düştüğü bütün sorunlar İslamcı çevrelerin ürettiği hayalperest, tutarsız, çelişkili anlayışlarından kaynaklanıyor. İslamcılar iktidar olunca reel durumla karşılaştılar. reel durum Mısır İslamcılarını bir yıl iktidarda tutabildi. Türkiye'de ise hızla totaliter bir anlayışa doğru sürüklüyor. hizbu't-Tahrir'i savunmanız tamamen islamcı reflekslerinizden kaynaklanıyor. onların hilafet getirme idealinin reel ve gerçekleşebilir bir anlayış olduğunu dikte ediyor size İslamcılığınız. yine demokrasinin, insan haklarının, çoğulculuğun gayrı İslami olduğunu bilinç altınıza yerleştiriyor. babadan oğula geçen hilafet anlayışının ve saltanatın İslami bir nizam olduğuna, buna geçildiğinde İslam ümmetinin kurtulacağına inandırıyor sizi. Osmanlı'nın Batı karşısında İslam âleminin halifesi sıfatıyla kaybettiğini görmezden gelmenize, geçmişi yücelterek kurtuluşa ereceğinize, yarınları değilde dünü yeniden yaşamak ve yaşatmak gerektiğine inandırıyor sizi. bu nostaljik anlayıştan hareketle dünyaya ve evrene baktığınızda kanun ve nizamın da bir anlamı kalmıyor sizin nazarınızda. kutsallaştırdığınız ve idealize ettiğiniz bir din anlayışınız var ve bu anlayışı hakim kılmak için her türlü yol mübah hale geliyor. yazınızın her yerine köklü eleştiriler getirebilirim bu İslamcı duruşunuzu merkeze alarak. ancak burası bunun yeri değil. bir defa Hizb kelimesini parti şeklinde türkçeye çevirmek yanlış. bu sayede demokratik sistemi kabul eden bir siyasi hareketmiş hissi veriliyor. oysa bunlar oy vermeyi bile küfür kabul edecek kadar demokrasi düşmanları. bu yüzden hizbu't-Tahriri'l-İslami'ye İslami Özgürlük hareketi veya benzer isimler verilmeli. ikinci husus sizin yazınıza göre kişi demokratik yollarla ve demokrasinin nimetlerinden yararlanarak anayasaya ve yasalara aykırı davranabilir. Size göre bu suç olmamalı. zira hizbu't-Tahrir suça karışmadığı, silahlı faaliyet yürütmediği için suçsuz olmalı diyorsunuz. hilafet devleti kurmak için çalışmak, demokrasiyi küfür olarak görmek, seçme ve seçilme hakkına küfür olarak bakmak, cumhuriyeti ortadan kaldırmaya çalışmak anayasal suçtur. ancak İslamcılara göre bir görüşünüze dini bir kılıf uydurduğunuzda anayasa, yasa anlamsız hale geliyor ve her türlü saçmalık meşru kabul ediliyor. bu örgütün masumluğu hilafet istemesinden geliyor güya. oysa bir tane İslamcı da çıkıp bu isteğin ne kadar İslami olduğunu sorgulamıyor. günümüz İslamcıları ütopik idealleriyle reel gerçekleri uzlaştıramayan bir noktada duruyorlar. allah sonumuzu hayır etsin. bu kafayla işimiz zor.
KARAR OKURU 25 Aralık 2017 16:22
4
ben de muhafazakar,osmanlı sevdalısı bir çevreden geliyorum.bu yazdıklarınıza tamamen katılıyorum.elinize sağlık
KARAR OKURU 27 Aralık 2017 00:09
3
Allahın dininden daha real birşey yok müslüman için. demokrasi küfürdür zaten. Allahın kanununu hiçe sayan bütün düzenler küfür düzenidir. asıl szin gibi kafalar yüzünden ümmet yerlerde sürünüyor. dün laikliğe küfür diyenler iktidar olunca laikliği savunur hale geldiler. koltuktan vazgeçmemek için islamı yozlaştırmaya kendi yaşadıklarını islammış gibi yutturmaya çalışanlar başaramayacaklar. biz şeriat düzenini göremesek bile en azından bu umutla ölürüz Allahta bu niyetimizi görür. zaten derdimiz dünyayı değil imanımızı kurtarmak. dünya da Allahın bizde Allahınız. imtihan karşısında kimler eğilip bükülüyor kimler dininden taviz veriyor görmek için sınıyor zaten Allah. tabiki oy verene kafir demek doğru değil. ama tekfircilik başka şey küfür düzenine sırf karşı durulamıyor diye islamiymiş gibi göstermek başka şey. şu dininizi bi adam gibi öğrenin önce. kanun koyucu Allahtır. Allahın hükmüyle hükmetmeyenler ya kafirlerdir ya fasıklardır yada zalimlerdir diyor kuran. sizin gönlünüz olsun partinize pırtınıza hoş gözüksün diye dinimizden imanımızdan vazgeçeçek halimiz yok
KARAR OKURU 28 Aralık 2017 13:11
2
Batıl düşünceyle bunu ele alırsanız dediğiniz doğru, ama biz müslümanız, bizim farkımız bu. ALLAH (svt) emir ve yasaklarıyla haraket etmek.
KARAR OKURU 25 Aralık 2017 15:37
Sayın yazar Sudan'ın devlet başkanı El Beşir darbeyle yönetimi ele geçirmedi mi? Yani o bir darbeci değil mi? O zaman biz aslında ilkesel olarak darbeye karşı değiliz, kimin yaptığına bağlı diyebilir miyiz? Eleştirdiğimiz ülkeler gibi yani.
d 25 Aralık 2017 14:19
Gerçekten emir yazısımı yoksa tuzağa düşme mi.Şu anda bizi radikal gruplara destek veren ülke olarak lanse ediyor devletler hakan bey de onlara oynuyor.Biz bu duruma düşersek ülke yaşanmaz
d 25 Aralık 2017 14:17
Devlete karşı gelen,cüma namazına gidilmez diyen,memleketi darul harp olarak gören,doğuda islam adına millete baskı yapan bunlar değil miydi
Hasan Gökdaş 25 Aralık 2017 14:07
Allah razı olsun. sizide cesur duruşunuzdan dolayı tebrik ediyorum ve Allahtan azminizi artırmasını diliyorum.
KARAR OKURU 25 Aralık 2017 13:54
Allah razı olsun kaleminize yüreğinize sağlık Objektif bir yazı. Cesaretinizi tebrik ediyorum.Sağolun
KARAR OKURU 25 Aralık 2017 12:13
Allah sizden razı olsun gerekenlerin durum tamamıyla böyledir sizide cesur duruşunuzdan dolayı tebrik ediyorum ve Allahtan azminizi artırmasını diliyorum
KARAR OKURU 25 Aralık 2017 11:54
Yeni Türkiye de devlet, köktendinci örgütlerin filizlenmesine izin mi verecekti hakan bey? Nasıl sığ bir fikirdir bu?ders almak için daha ne gerekiyor?
KARAR OKURU 27 Aralık 2017 23:05
0
Köktendinci? Elhamdülillah köktendinci olana, kıyısından köşesinden kırparak islamcı olmayana. Yeryüzünde Yanlız Allahın hükmü olmalı yanlız onun sözü geçmeli demek köktendincilikse, elhamdülillah köktendinciyim.
Fatih ceylan 25 Aralık 2017 11:52
Müslümanlara yapılan bu yargı zulmünü dile getirdiğiniz için size teşekkür ederim
KARAR OKURU 25 Aralık 2017 11:25
Gazete ve köşe yazarlarinin korkudan muhalif ses çıkaramadığı bu dönemde,hakkin ve haklinin yaninda gösterdiğiniz bu duruşunuza (hem gazetenin hem hakan beyin) allah şahittir ve inşaallah mükâfaatınızı verecektir
Umut Emiroğlu 25 Aralık 2017 10:42
Hizb-ut Tahrir'in İslam'ı anlama şeklini bilmiyorum. Bahsettiğiniz şekilde Hilafeti savunan bir söylemleri varsa, bu benim islam anlayışım ile örtüşmez. Bana göre, Cenab-ı Hakk'ın (Kur'an'da meleklere hitaben beyan buyurduğu) beşerden bir "halife" kılması/yaratması hadisesi; Cenab-ı Hakk'ın yeryüzünde kendi zatının letafeti ile hayat sürecek olan "insan-ı kamil"i yaratmasıdır. Bu da ancak O'nun yüce nebilerine ve o nebilerin nübüvvetlerinden velayete ermiş velilerine nisbet edilebilir. Yani özetle, yeryüzünde Allah'ın halifesi ancak ve ancak insan-ı kamillerdir. Zira ancak onlar "tam ve mükemmel olarak" ilahi ahlak üzere yaşarlar. Yani hilafet, toplumu yönetenlere ait bir sıfat değildir. Bu belki islam toplumunu yönetenlerin, kendi yönetimlerine ilahi bir veche algısı ekleyip, eleştiriden, isyandan vb korunmak ve kendileri için sorunsuz bir yönetim imkanı sağlamak için kullandıkları bir argüman olabilir. Ben böyle düşünüyor olmama rağmen, eğer bu örgüt gerçekten söylediğiniz gibi hiç bir şiddet/terör eylemine karışmamışsa, bu yapılan açık bir zulümdür. İnsanlara düşünme kuvvetini veren Allah'tır ve hangi türden olursa olsun düşünme ve düşündüğünü ifade etme hürriyeti engellenemez. Yöneticilerin duymaktan hoşnut olmayacağı doğruları dile getirmenin giderek zorlaştığı bu devirde, böylesine cesur bir duruş sergilediğiniz için sizi tebrik ediyorum. Teşekkürler.
KARAR OKURU 25 Aralık 2017 14:09
9
Hilafeti ve hizbut tahriri geniş bir bakış açıyla araştırmanızı tavsiye ediyorum. Islam bir hayat nizamıdır...... Hayatla alakalı çıkan siyasi,ekonomi,içtimai,yargı,eğitim ve öğretim mufredatı ile alakalı, sorunları kalıcı bir şekilde çözen, çözümleri barındırır. Bu alanlarda meydana gelen sorunların sıkıntısız bir şekilde,çözülmesi içinde devletin varlığının mumkun olduğuyla alakalıdır.İslamda ferdi ve toplumsal hükümler olduğu gibi, devletle alakalı hükümlerde mevcuttur. Dolayısıyla mevcut bu sıkıntılar,bir devletin varlığına ihtiyaçtırki o devlette İslam hükümleri HİLAFET diyor. Salih Kurt.
KARAR OKURU 27 Aralık 2017 00:14
2
senin islami anlayışını sevsinler. Ebubekir bilmiyor Ömer bilmiyor Osman Ali (r.a.) bilmiyor siz biliyorsunuz öylemi. hadsizliğin hudutsuzluğun bu kadarıda fazla. hülafai raşidinle ilgili Efendimizin hadisi bile var. yazıklar olsun. ne hale geldi ümmet
KARAR OKURU 25 Aralık 2017 10:28
Allah razı olsun
KARAR OKURU 25 Aralık 2017 10:04
Müslümanlar birbirlerini bu şekilde destekledikçe karşılarında değil yargı hiç bir batıl güç duramaz evelAllah...
KARAR OKURU 26 Aralık 2017 09:13
0
Müslümanlar neden birbirini katlediyor?
El-Emin 25 Aralık 2017 09:59
İslam'ı savunan insanların zindana atıldığı bir zamanda mazlumları savunur, hakkı haykırır bir yazı yazdığınız için sizleri tebrik ediyorum.
Cemalettin baskapan 25 Aralık 2017 09:09
Herkesin gördüğü halde üç maymun hikayesine figüranlık yaptığı zamanda zulmü duyurabilmenin de yürek işi oldugu gosterdiniz.eywalh
KARAR OKURU 25 Aralık 2017 08:24
İslam kurtuluştur düzendir refahtir.bunu terörle bir tutmak rasulunu terör görmektir.Allahi aciz görmektir.
KARAR OKURU 25 Aralık 2017 08:16
Adalet herkese lazım
Burak hancer 25 Aralık 2017 08:12
Güzel bir yazı. Allah razı olsun
KARAR OKURU 25 Aralık 2017 08:03
Müslümanlara yönelik bu yargı zulmü neden?
KARAR OKURU 25 Aralık 2017 07:09
Değişen hiç bir şey yoktur .insanları bir kararname ile işinden atmak bu nasıl bir . İsrail in yaptığının aynısı maalesef bu ülkede de oluyor şu kış günü insanları işinden gücünden etmek Filistinlilere yapılan gibi değilmi . Guatemala da yapılan eğer örnek alınıyor sa ve bu savunuluyor sa artık yapılacak bir şey yoktur.
cevat karakalem 25 Aralık 2017 04:56
Siddete, illegal orgutlenmeye gidilmedigi surece her turlu fikri savunmak serbest olmali. Bu aslinda asiri uctaki fikirlerin torpulenmesi ve genel olarak "birbirimize tahammul yetenegimizin artmasi" icin en iyi yol.
KARAR OKURU 25 Aralık 2017 03:35
Hizb but tahrirle ilgili olarak yapmış oladugunuz bu gercekleri açıklayıcı yazınızdan dolayi size çok teşekkür ediyorum. Allah sizden razı ve memnun olacak amellerinizle hidayete ermenizi nasip etsin.
KARAR OKURU 25 Aralık 2017 02:34
bu örgüt mensubu kimseyi tanımıyorum.nasıl bir örgüt olduklarını da bilmiyordum.ta ki siz yazana kadar.öyle çok düşünce, öyle çok grup var ki.insan şaşırıyor.lakin hakan bey, bu ülkede fikir özgürlüğü elbette olmalıdır.ona bir şey demiyorum.ama bu örgüte mensup kişiler kimseyi orada burada rahatsız etmiyorlarsa,sadece düşünüyorlarsa bişey diyemem.yok değilse,ihsan şenocak gibi 'kızlarınızı cehenneme atıyorsunuz' vs. gibi ötekileştirici,ayrıştırıcı,haddi aşarak konuşuyorlarsa çok büyük sorun vardır.keza; cübbeli'nin cemaatinden olanlar da kendileri dışında haşa herkese cehennemlik gözüyle bakıyorlar.yani insan bu hissiyata kapılıyor.orada burada insanları rahatsız ediyorlar.sahile gidip kadınlara kağıtlar dağıtıyorlar vs....yani demek istediğim başı kapalı kızın nasıl açılmaya ikna edilmesi yanlışsa, bunun tersi de yanlıştır.insanları özgür bırakmak gerekir.eğer illa güzellik ve iyilik yapmak istiyorlarsa bir otobüste bir yaşlıya yer versinler, başı açık kızlara da bacı gözüyle baksınlar,ayrıştırmasınlar.bunları yazmak istedim.teşekkürler
KARAR OKURU 25 Aralık 2017 01:43
Allah hakkın yanında duranlardan razı olsun insaalah.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN