Dolar enflasyonu Türkiye’de rekor kırıyor
Bu ve benzeri yazıları 2024 yılından beri ara ara yazıyorum.
Ülkemizde enflasyon sorunu keşke sadece TL’de yaşanmış olsa. Keşke sadece TL enflasyonu yaşamış olsak. Hatta asıl sorunumuz TL enflasyonundan ziyade dolar enflasyonunda yaşanmaktadır.
İşte biz buna pahalılık diyoruz.
Konumuza önce enflasyon nedir sorusu ile başlayalım: Enflasyon fiyat artışıdır ve genellikle bir yıl içinde ölçülmektedir.
Türkiye’de fiyat artışı son bir yılda TÜİK’e göre yüzde 30,87 iken İTO-1995 Geçinme Endeksine göre yüzde 39,83 seviyesindedir.
Siz hiç şuna dikkat ettiniz mi? Dolar bazında fiyatlar ne oldu?
İşte buna göre son 1 yılda Türkiye’de fiyatlar dolar bazında TÜİK’e göre %9,78 ve İTO’ya göre de %17,29 artış gösterdi.
ABD’de mart ayında yıllık enflasyon yüzde 3,3’e yükselirken Türkiye’de dolar enflasyonu yüzde 10-17 aralığında.
ABD’de yaşanan dolar enflasyonunun 3-5 katı dolar enflasyonu Türkiye’de yalanmaktadır.
Gelin bir de uzun vadeli bakalım
2021 (yıllık ortalama fiyata göre) Mart 2026’da TL fiyatları TÜİK’e göre %588 oranında artarken İTO’ya göre %883 artış göstermiştir.
Biz buna TL bazında fiyat artışı ya da kümülatif enflasyon diyoruz.
Hadi bunu kabullendik…
(Elbette burada TÜİK ve İTO fiyat farkını hiç unutmayalım. Çünkü maaşlar TÜİK’e göre verilirken İTO fiyatları uçmuş gitmiş)
2021 yılında ABD’de 1.000 dolar olan bir fiyat şimdi 1.219 dolara çıkmış. Yani ABD’de dolar enflasyonu 2021 sonrası %21,9 olarak gerçekleşmiştir.
Oysa Türkiye’de 2021 yılında 1.000 dolar olan fiyatlar TÜİK hesabına göre 1.358 dolara çıkarken İTO ölçümüne göre de 1.940 dolara fırlamıştır.
Kısaca 2021 sonrası dönemde ABD’de yüzde 21,9 olan dolar enflasyonu Türkiye’de yüzde 94,0 olmuş.
ABD’nin başaramadığı dolar enflasyonunu Türkiye başarmıştır…
Nasıl, iyi mi?
Dolar bazında fiyatların bu kadar arttığı ülkede hala başarı diyebilir misiniz?
TÜKETİMİ DEĞİL ÜRETİMİ VURDU
Enflasyonla mücadele programının ana hedefi tüketimi disiplin altına almaktı. Hatırlarsanız 2021 Nass Ekonomi Politikası ülkemizde tüketimi adeta çılgınlık seviyesine taşımıştı.
Geldiğimiz seviyeyi belirtelim:
2021-2025 dönemlerinde
GSYH %18,6 artarken
Üretim sadece ve sadece %6,9 artışta kalmıştır.
Tüketim artışı ise %39,3 ile aha çok yüksek düzeyde seyretmektedir.
Peki bu tüketimi ücretleri kısılan emekli mi harcıyor? Ya da sabit gelirli mi?
Hayır…
Ülkemizde maalesef gelir dağılımı bozukluğunun oluşturduğu adaletsizlik tüm dengeleri olumsuz etkiliyor. Bir tarafta fiyata, faize bakmadan harcayabilen bir kesim varken diğer yanda geliri kısılan ve ekonomi programını sırtlayan geniş halk kitlesi.
Teşhisi koyamadığımızda tedaviyi de istediğimiz şekilde başaramıyoruz. Aksi halde dolar enflasyonunun bu derece yüksek olduğu bir ülkede hala iktidara sarılan bir kesim kalır mıydı?
Cevabı siz verin…
