Erdoğan mı Fuat Oktay mı? Yoksa...

Depremde ‘sosyal medya ve dezenformasyon...’

Daha deprem sabahı saat 06:00: İç İşleri Bakanı Süleyman Soylu deprem bölgesine hareket ederken açıklama yapıyor: “Sosyal medyaya da şöyle bir çağrıda bulunmak istiyorum; yani dezenformasyon, yanlış bilgi, kirli bilgi belki de bu noktada yapılabilecek bu ülkeye en büyük ihanettir.”

Bu konu asrın afeti içinde yer alacak kadar önemliymiş demek ki...

Oysa depremin özellikle ilk 48 saatleri arama-kurtarma açısından çok ama çok önemlidir. ‘Asrın Felaketinde - Asrın İhmalini’ gerçekleştirdiğimizi Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay’ın açıklamaları çerçevesinde vermiştim.

Bu konu çok ama çok önemli... Depremde binlerce canımız bu ihmal yüzünden göçtü-gitti...

***

Bakın doğru bilgi çok önemli... Doğru bilgi kadar bilgiyi kullanmak da çok önemli. Bu konuda ülke yönetiminin müthiş bir becerisi olduğunu ekonomiden çok iyi biliyoruz.

Gerçek durumla verilmek istenen algı tam tersi olabiliyor. Ve bunu çok iyi başarabiliyorlar.

Mesela “faiz sebep-enflasyon neticedir” deyip faizleri indirmeye başladıklarında yüzde 17-18 seviyelerinde seyreden enflasyonun yüzde 85’lere çıkıp baz etkisi ile bugün yüzde 55’lere düşmesini bile “bakın dediğimiz oluyor” şeklinde sunabiliyorlar.

Olan ile sunulan arasında tam ters ilişki olsa bile hiç dert değil. Bunu her alanda görüyorduk ama depremde bunu görmek bizi elbette çok şaşırttı.

***

Daha deprem sabahı ilk açıklamada başlayan:

-Sosyal medya

-Dezenformasyon

Sözleri ne anlama geliyor?

Hükümetin bu kadar önem verdiği, bu kadar dikkat çektiği dezenformasyon nasıl oluyor?

07 Şubat Salı günü, yani depremin henüz ikinci günü... İki konuşmadan rakamlar vereceğim:

Önce saat 11,35’de Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay konuşuyor: Deprem Bölgesinde 12 bin 181 arama-kurtarma ekibinin bulunduğunu, sahadaki toplam görev yapanların sayısının da 24 bin 443 kişi olduğunu açıklıyor.

Burada dikkat ederseniz deprem üzerinden 32 saat geçmiş ve bölgedeki toplam sayılar bunlar. Gönüllü vs ne varsa hepsi içinde... Asker-polis dahil hepsi burada.

Ve Fuat Oktay’dan 3 saat sonra Cumhurbaşkanı R.T. Erdoğan konuşuyor: Hani şu deftere yazdığını söylediği konuşma...

Erdoğan, konuşmasında şunu söylüyor: “Hali hazırda 53 bin 317 arama kurtarma görevlimiz ile destek personelimiz enkaz bölgesinde çalışıyor ve yurt dışından gelen ilave ekiplerle bu sayı her geçen saat daha da artıyor.”

***

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan 3 saat önce Fuat Oktay’ın tam cümlesi: “Aramak kurtarma sayıları itibari ile bugün, şu an itibari ile tüm illerde 12 bin 181 arama kurtarma personelimiz mevcuttur. Bunlardan 4.060’ı Maraş’ta, 2.465’i Hatay’da, 1.314’ü Gaziantep’te, 1.721’i Adıyaman’da, 687 Osmaniye’de, 119 Adana, 562 Diyarbakır, Şanlıurfa 100, Kilis 41 ve Malatya 1.112... 4.785 sağlık personeli ve toplam sahada fiilen çalışan sayımız 24.443’tür an itibari ile...”

Burada mesele ne?

Deprem üzerinden 32 saat geçerken ‘Deprem Bölgesi’ne Devletimiz 12.181’i arama-kurtarma olmak üzere toplamda 24.443 kişi sevk edebiliyor. Oysa iki konuşma arasından sadece 3 saat geçerken bu insan gücünü Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasında geçen 53.317 kişiye mi çıkarıyor?

32 saatte 24 bin 443 kişi

Sonra sadece 3 saatte 28 bin 874 kişi daha ekleyerek 53 bin 317 kişi...

***

Bunları neden veriyorum?

İlk neden şu: Asrın Felaketi ile Asrın İhmalini bir arada yaşadık. Depremin ilk 2 günü adeta ne bölgeye arama-kurtarma sevkiyatımız yeterli oldu, ne de bölgeye gidenler de yeterli çalışabildi.

Bunu sosyal medyada çok defa bölgeye gidenler paylaştı. Hatta sonraki günlerde enkazdan sağ çıkarma anlarında başka ekiplerin kameralar ile gelip görevi devraldıkları bile dile getirildi... Çalışma-can kurtarma ile asıl pr öne çıkmıştı.

Asrın İhmali bize çok pahalıya mal oldu. Binlerce kişi enkaz altından “sesimi duyan var mı” diye bağırdı.

Binlerce kişi saatlerce-günlerce enkaz altından çıkartılmayı bekledi. Bekleyenlerin bir kısmı da son nefesini o bekleyişte verdi...

Bunun vebali çok ama şok ağır. Bu vebal nasıl ödenecekler ve ödeyeceğiz bilemiyorum... Hatta bu vebali en fazla hissetmesi gerekenlerin millete hesap sorması da bir başka acı taraf...

Bunları neden veriyorum?

İkincisi de şu: Cumhurbaşkanı Erdoğan «depremde yıkılan binaların yüzde 98›i 99 öncesi yapılmış» dedi. Oysa uydu görüntüleri ve bölgeden gelen haberler durumun hiç de öyle olmadığını gösteriyor.

Ortada çok ciddi bir dezenformasyon olduğu açık. Ama bunun tam gerçeklik durumunu henüz bilmiyoruz... Sosyal medya gerçekten zararlıymış... Yönetimin söylediğine inanıp sorgulamamak vicdanı kaybederek oturmak varmış!!!

YORUMLAR (49)
YORUM YAZ
UYARI: Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
49 Yorum