YENİ Partili Özgür Karabat’tan Bakan Şimşek’e “fabrika” tepkisi

YENİ Partili Özgür Karabat’tan Bakan Şimşek’e “fabrika” tepkisi

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Batman’daki “Memlekette fabrika çok” sözlerine tepki gösterdi. Karabat, Türkiye’de sanayi yatırımlarının ve istihdamın gerilediğini savunarak Merkez Bankası, TÜİK, BDDK ve MKK verilerini paylaştı. Karabat, yüksek faiz politikalarının sermayeyi üretim yerine finansal araçlara yönelttiğini öne sürdü.

YENİ Parti İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in Batman’da gençlerin istihdamına ilişkin yaptığı açıklamalara yanıt verdi.

Şimşek, Batman’daki açıklamasında, "Memlekette fabrika çok. Gençlerimiz çalışmak isterse buralarda iş var. Bunun dışında buralarda yeni fabrikalar da açıldığında gençler iş bulabilecek" ifadelerini kullanmıştı.

Karabat ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda Şimşek’in açıklamalarını eleştirdi. Türkiye ekonomisinin üretimden uzaklaştığını savunan Karabat, sanayi yatırımlarındaki gerilemeye ve yüksek faiz oranlarına dikkat çekti.

Karabat, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye'nin asıl ekonomik sorunu sadece enflasyon değil. Türkiye üretimden uzaklaşıyor. Sanayici fabrika kurmak, kapasite artırmak yerine giderek daha temkinli davranıyor. İstihdam sanayiden kaçıyor, yatırım iştahı geriliyor. Rakamlar ciddi bir alarm veriyor.

TCMB'nin imalat sanayine ilişkin yatırım anketine bakalım.

Cari yıl yatırım harcamaları denge değeri:

2021: 44,4

2022: 40,4

2023: 36,0

2024: 30,6

2025: 12,7

2026: 10,9

Beş yılda yatırım iştahının gücü dörtte bir seviyesine indi.

Daha vahimi fabrika yatırımlarında.

TCMB'nin 2026 Bahar verilerinde arsa-arazi, bina ve altyapı yatırımlarına ilişkin denge değeri:

-1,0

Makine ve ekipman yatırımlarında da tablo çarpıcı:

2021: 50,7

2024: 29,6

2025: 13,6

2026: 11,4

Sanayicinin yatırım iştahı eriyor.

Şimdi istihdama bakalım. TÜİK'e göre Mayıs 2026'da sanayide ücretli çalışan sayısı geçen yılın aynı ayına göre %3,2 azaldı. Bir ülke sanayileşmek istiyorsa fabrikalarında çalışan insan sayısının sürekli azalmasını normalleştiremez. Bu yalnızca istihdam sorunu değil. Üretim kapasitesi sorunudur."

"ÜRETİMDE ALARM VAR"

Karabat, Türkiye’nin sanayi üretimine ilişkin verilerin de yatırım ve istihdam göstergeleriyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

Sanayi üretimindeki aylık değişimlere ilişkin verileri paylaşan Karabat, Şimşek’in fabrika yatırımlarına ilişkin açıklamalarını da eleştirdi.

Karabat'ın paylaşımının ilgili bölümünde şu ifadeler yer aldı:

"Üretimde de alarm var. Mayıs 2026'da toplam sanayi üretimi aylık %2,9 düştü. İmalat sanayindeki aylık gerileme ise %3,3. Sanayide yatırım iştahı kalmamış ama Mehmet Şimşek “Fabrikalar kuruluyor” diye açık bir şekilde yalan söyleyebiliyor.

2024'te Türkiye'de maddi mallara yapılan toplam yatırım:

5,645 trilyon TL

İmalat sanayinin aldığı pay:

1,737 trilyon TL

Fakat kritik ayrıntı başka.

Makine ve teçhizatın toplam maddi yatırımlardaki payı:

2023: %52,3

2024: %50

Üstelik bunlar nominal rakamlar. Enflasyon gerçeğini unutmamak gerekiyor.

Türkiye'de imalat sanayinin GSYH içindeki payı 2021-2022 döneminde %22'nin üzerine çıktıktan sonra 2024'te %16,8'e kadar geriledi. Mesele fabrikaların yarın sabah kapanması değil. Asıl tehlike çok daha sessiz! Yeni kapasite yatırımlarının zayıflaması, sanayi istihdamının gerilemesi ve sermayenin üretim yerine daha kolay getiri sağlayan alanlara yönelmesi. Sanayisizleşme böyle başlar."

"TÜRKİYE FAİZ EKONOMİSİNE DÖNÜŞÜYOR"

Karabat, Türkiye'deki yüksek faiz oranlarının sanayicilerin yatırım kararlarını etkilediğini öne sürdü.

Üretim yatırımlarının yüksek finansman maliyetleriyle karşı karşıya kaldığını belirten Karabat, yatırım yapmak yerine finansal araçlara yönelmenin daha cazip hale geldiğini savundu.

Karabat, paylaşımının bu bölümünde şunları kaydetti:

"Sanayiciye yıllardır ne söylüyoruz? Yüksek faizle finansman bul. Kur riskini üstlen. Enflasyonla mücadele et. İthal girdi maliyetini taşı. İç talepteki daralmayı göğüsle. Sonra da fabrika kur, makine al, işçi çalıştır, ihracat yap. Sermaye doğal olarak şu soruyu soruyor: Neden?

Bir tarafta fabrika arsa, bina, makine, enerji, işçi, finansman, kur riski, ihracat riski... Diğer tarafta yüksek faiz ve finansal getiriler. Türkiye'nin tartışması gereken mesele tam olarak burada. Sermayeyi üretimden uzaklaştıran bir ekonomik düzen kurarsanız sonunda şaşıracağınız şey sermaye sahiplerinin neden fabrika yatırımı yapmadığı olmamalı.

Türkiye giderek bir faiz ekonomisine dönüşüyor. TCMB politika faizi çok uzun süredir yüksek, şu anda %37. Fiili uygulanan ise %40! Sanayici yatırım yapmak istediğinde yüksek finansman maliyetiyle karşılaşıyor. Parası olanın önünde ise fabrika, makine ve istihdama karşı yüksek faizli TL araçları duruyor. Üretmenin riski büyürken paradan para kazanmak cazip hale geliyor.

Bir de carry trade gerçeği var. Yabancı yatırımcı döviz getiriyor, TL'ye geçiyor ve yüksek faizli TL varlıklara yöneliyor. Kur yeterince istikrarlı kaldığında faiz getirisini alıp yeniden dövize dönüyor. Türkiye'ye para geliyor ama her gelen para yatırım değildir. Carry trade için gelen sermaye fabrika kurmaya, makine almaya, istihdam yaratmaya gelmiyor.

BDDK verileri paranın ulaştığı büyüklüğü gösteriyor.

Haziran 2026:

-Toplam mevduat: 30,1 trilyon TL

-Yurt içi yerleşiklerin TL mevduat ve katılım fonu: 18,1 trilyon TL

Daha çarpıcısı, bu 18,1 trilyon TL'nin 15,4 trilyon TL'si 1 milyon TL ve üzerindeki hesaplarda!

Yani TL mevduatın yaklaşık %85'i büyük hesaplarda toplanmış durumda.

Para piyasası fonlarında (PPF) da devasa bir büyüklük oluştu. MKK Haziran verilerine göre PPF portföy değeri 1,69 trilyon TL.

Yatırımcı sayısı: 3,33 milyon

Portföy değerindeki yıllık artış: %74,23

Bir tarafta 18,1 trilyon TL'lik TL mevduat, diğer tarafta 1,69 trilyon TL'lik para piyasası fonları... Böyle devasa bir para yatırıma, fabrikalara dönüşmüyor!

Siz bakmayın Mehmet Şimşek’in algı oyunlarına. Türkiye'de sermayeye verilen mesaj açık: “Fabrika kurup risk almak yerine paranı finansal sistemde değerlendir.” Türkiye gibi ülkeler için sanayileşmeden çıkıp faize ve tüketime bağlı olan hizmet sektörüne yönelmek ekonomik yıkıma götürür."

YORUMLAR (1)
1 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.
Diğer Haberler
Son Dakika Haberleri
KARAR.COM’DAN