‘Fetret Devri’nin suçlusu kim?

Yıl 2003. Enflasyon %22,37; Faiz %41,37 ve büyüme oranı %5,3

Yıl 2004

Enflasyon %12,77; Faiz %22,82 ve büyüme oranı %9,4

Yıl 2005

Enflasyon %8,47; Faiz %16,50 ve büyüme oranı %8,4

Ve aradan yıllar geçiyor. Ekonomik kriz küresel düzeni kalıcı şekilde bozuyor. Büyüme oranları hızla ivme kaybederken, bir çok ülke kriz içinde yaşıyor.

Türkiye ise, bu sıkıntılı dönemde dahi kesintisiz 27 çeyreklik büyüme hamlesini sürdürmeyi başarıyor. Ortada gerçekten çok ciddi bir başarı var. Siyasi istikrar aynı zamanda ekonomik istikrarın da teminatı oluyor. Emsal ülkelerde hükümetler birbiri ardına devrilirken, Türkiye hem siyasi hem de ekonomik istikrarını sürdürmeyi başarıyor.

Fakat, büyüme modelinin tüketim odaklı olması ve kaynağının yabancı sermayeye göbekten bağlanması sıkça tartışılıyor. Yani, yabancılar borç veya diğer şekillerde Türkiye’ye sermaye aktarmadıklarında durum ne olacak?

Veya olayın bir diğer boyutu olarak yapılan tartışmanın odağında ise “Büyüme tamam da kalkınma nerede?” sorusu yer alıyor. Yani Türkiye 27 çeyrek kesintisiz büyüdü ama yatırımlar ve kalkınma sorununu ne ölçüde çözebildi?

***

Bu tartışmada şahsımın üstünü çizdiği bölüm ise, ekonomide potansiyelimizi ne kadar kullandığımızdır. Türkiye, bir “Orta Yaş Fırsat” ülkesi olarak potansiyelini tam kullanabildi mi? Acaba yüzde 3,0-4,0 büyüme oranları bizim için yeterli mi? Bilindiği gibi ülkemizde her yıl yaklaşık 800-850 bin kişi iş piyasasına çıkıyor. Bizim yıllık yüzde 4,0 büyüme oranımız aslında gerçek büyüme olarak refahı artırmıyor. Sadece kişi başına refah seviyesini koruyabiliyoruz.

2008 yılında GSYH’mız sabit fiyatlarla 101.922 milyon liradır. Yine 2008 yılında GSYH’mız 742.094 milyon dolar düzeyine ulaşmıştır.

Ülke nüfus ise 2008 yılında 71 milyon 517 bin kişi iken kişi başına gelir dolar bazında 10 bin 376 dolardır. Sabit fiyatlar ile ise 1.425 liradır.

2015 yılında ise GSYH’mız sabit fiyatlarla 131.273 milyon liraya yükselmiştir. Dolar bazında ise 719.620 milyon dolara gerilemiştir. 2015 yılında ülke nüfusumuz ise 78 milyon 152 bin kişiye yükselmiştir.

Bu sonuçla kişi başına gelir 9.200 dolara gerilerken sabit fiyatlara kişi başına gelir 1.680 liraya çıkmıştır.

Burada bir gerçeği ifade edelim. Dolar bazında hesaplar yanıltıcı sonuçlar vermektedir. Dolar bazında 2002-2008 arasında 3 kata yakın yükselen GSYH aslında önemli oranda sanal büyümüştür. Nitekim 2008-2015 arasında dolar bazında düşüşte gerçeği yansıtmamaktadır. Gerçek hesap sabit fiyatlar üzerinden yapılan hesaplardır.

Biz yeniden konumuza dönersek son 8 yılda kişi başına gerçek gelir ancak 1.425 liradan 1.680 liraya yükselmiştir. 8 yılda gerçek refah artışı yüzde 17,8’de kalmıştır.

***

Şimdi gelelim işin püf noktasına. Son 8 yılda ekonomide kısmen bir fetret devri yaşanmaktadır ve artık sorun toplumda cevap aramaktadır. Ekonomik büyüme ivmesi tıkanmıştır ve refah artışı ile gelecek umutlarında kırılmalar yaşanmaktadır. Peki sorumlusu kimdir? Nedir bu fetret devrinin suçlusu?

Kamuoyunda aslında suçlu ilan edildi bile: Yüksek faiz....

Peki suçlu gerçekten yüksek faizler mi? Ekonomide tıkanıklık yüksek faizlerden dolayı mı yaşanıyor? Yatırım ve kalkınma hamlesi yüksek faizden dolayı mı gerçekleşmiyor?

Bilindiği gibi faiz aslında enflasyonla orantılıdır. Yani enflasyon çıktıktan sonra kalan kısma reel faiz diyoruz. Gelin bu çerçevede enflasyon ve faizlere bakalım... ve de büyümeye.

Yıl 2013

Enflasyon %7,40; Faiz % 7,49
ve büyüme %4,2

Yıl 2014

Enflasyon %8,17; Faiz % 9,56
ve büyüme %3,0

Yıl 2015

Enflasyon %8,81; Faiz %9,24
ve büyüme %4,0

Şimdi olayı özetleyelim mi? 2004 yılında yüzde 12,77 enflasyona karşı yüzde 22,82 faiz öderken yüzde 9,4 büyüme sağlarken faiz sorun olmuyor. Ama şimdi yüzde 8,8 enflasyona yüzde 9,2 faiz ekonomide fetret devrine yol açıyor. İster inanın ister inanmayın... Veriler herkese açık.

YORUMLAR (4)
YORUM YAZ
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. (!) işaretine tıklayarak yorumla ilgili şikayetinizi editöre bildirebilirsiniz.
4 Yorum