ABD’yi yapay zeka yönetseydi
Hasbelkader bir ülkenin kaderine hükmetme gücünü ele geçiren kişilerin ihtirası bazen aklının önüne geçebiliyor. Bunun örneklerini geçmişte de çokça gördük, bugün de görüyoruz. Söz gelimi, Rus otokratı Putin bundan beş yıl önce Kiev’in birkaç gün içinde düşeceği hesabıyla Ukrayna’ya saldırdı. Aradan yıllar geçti.
İşin en dikkat çekici tarafı ise Kiev’in birkaç günde düşmeyeceği ve savaşın yıllarca sürebileceği uyarısında bulunan raporların Putin’e gösterilmediği iddiası… Denildiğine göre savaş kararını zaten almış olan devlet başkanını yolundan döndürmek mümkün görülmediği için boş yere canını sıkmak istememiş çevresi.
Rejimin üç günde devrileceğini düşünüp İran’a saldıran Trump’ın durumu da farklı değil. Netanyahu’nun getirdiği İran’a saldırı planına ABD Başkan Yardımcısı, Dışişleri Bakanı, CIA Direktörü, Genelkurmay Başkanı dahil hemen herkes karşı çıkıyor ama Başkan’ın bu husustaki niyetinin kesin olduğu görülünce bunların hepsi birden yelkenleri suya indiriyor.
İki boyutlu bir “insani zaaf” problemi var burada. İlk olarak “kısa vadeli iç politika kazancı” peşindeki muhteris bir siyasetçinin ülkesinin çıkarını riske atmaktan çekinmeyen cüreti söz konusu. İsterseniz akılsızlığı diyelim… İkinci katmanda ise yine kendi kişisel hesapları uğruna ülke çıkarlarını savunmaktan imtina edebilen yönetim kadrosunun ahlaksızlığı yer alıyor…
Her ikisinde de rasyonalite yok… Çünkü zaten rasyonaliteye ihanet var. Elindeki yetkiyi suistimal ederek İran’a savaş açan Trump’ın üç kuruşluk kişisel çıkarı ve fantezileri uğruna, ABD’nin uğradığı zararları bir yana bırakın, bütün dünya çok ciddi bir maliyet ödemek zorunda bırakıldı.
Böyle bir felaketi önleyebilecek bir mekanizmanın ABD sistemi içinde mevcut olmadığı ortaya çıktı. İnsani zaafların sistem üzerinde bu derecede yıkıcı bir rol oynayabileceği görüldü. Rasyonalitenin sınırlarının bazı tür insanların hırslarına set çekemediği bir kere daha kanıtlandı. Bir ülkenin kaderine hükmetme gücünü eli geçiren kişilerin her zaman sağduyu çizgisinde tutulmalarının mümkün olmadığı yeniden anlaşıldı. Bu tarz adamların irrasyonel tercihlerinin bütün bir sistemin rasyonel işleyişini bozabildiği gerçeği, tabiri caizse, canlı yayında izlendi.
Aslında bu problem geniş manada siyasetin, dar manada demokrasinin açmazlarından biri... Peki, çözüm ne? Bir çözümü yok mu bu problemin? Var ama kesin etkili bir formül maalesef söz konusu değil.
Yönetim mevkiindeki kadroların muhtemel irrasyonel yönelimlerini önlemek için insanlığın bulduğu çareler hiç kimsenin meçhulü değil: Gücün ve yetkilerin tek bir merkezde toplanmasına izin vermemek, yürütme organının yargı ve yasama denetimine tabi olması, kritik karar süreçlerine kurumların katılımını sağlamak, sivil toplumu güçlendirmek, medyayı bağımsız bırakmak…
Aslına bakarsanız, bunların çoğu -bizde olmasa da- Amerika’da mevcut bulunan ve iyi kötü işleyen mekanizmalar. Yine de Trump’ı engellemek mümkün olmadı.
Çünkü sistemden insan faktörünü tamamen devreden çıkarmadığınız sürece siyasetçilerin otokrasi hevesi veya kısa vadeli çıkarları uğruna teslim oldukları popülizm her zaman yeni sorunlar çıkarabilir. Demek ki insan unsurunu devreden çıkarmayacaksak, sistemi “insani zaaf”lardan korumanın tek yolu demokrasi bilincinin ve hukuk kültürünün toplumda kök salmasıdır.
Bunu yapmayı çok zor görüyorsak, en azından bir düşünce fantezisi olarak devlet yönetiminden insan unsurunu çıkarmayı da düşünebiliriz belki…
Böylesi bir “şaka” çerçevesinde soruyorum: Bugün acaba ABD’yi, Trump ve adamları yerine, yapay zeka yönetseydi böyle mi olurdu? Önüne getirilen konuları akıl ve mantık açısından değerlendiren bir bilgisayar programı Amerikan Başkanı olsaydı İran’a savaş açar mıydı?
“Başkan Yapay Zeka”, mesela, Rusya-Ukrayna savaşında nasıl bir tutum sergilerdi? Güç gösterisi için Avrupalı müttefiklerini karşısına alır mıydı? NATO sistemini dağıtmayı göze alır mıydı? Grönland ve Kanada’yı ele geçirmeye çalışır mıydı? Gümrük vergisi silahıyla dünya ülkelerini dize getirmeyi düşünür müydü?
Bu soruları, eğer cevabını merak ediyorsanız, bir yapay zeka programına sorun bakalım… Büyük ihtimalle bizi fazla şaşırtamayacak cevaplar verecektir.
