Back To Top
Bedreddin’i öldürmenin günahı var mı?

Bedreddin’i öldürmenin günahı var mı?

 - Son Güncelleme: 07.09.2019 Cumartesi 08:31
- A +

Önce özet... Osmanlı kroniklerinin tamamında “Şeyh Bedreddin isyanı”ndan bahsediliyor olmasının böyle bir isyanın vuku bulmuş olduğunu kabul etmek için yeterli sayılamayacağını söylemiştik en son...

Çünkü sözkonusu kaynaklara bu konuda kuşkuyla yaklaşılmasını gerektiren çok ciddi sebepler olduğunu da belirtmiştik...

Osmanlı resmî tarih anlatısındaki Bedreddin konusunun Âşıkpaşazade’nin kompozisyonuna dayandığını, ondan önceki kaynaklardan Şükrullah’ın Behçetü’t-Tevarih’inde ve Bizanslı Dukas’ın kroniğinde yalnızca Börklüce isyanından bahsedilip Bedreddin’in adının bile anılmadığını, Bedreddin’in isyanından bahseden İbn Arabşah’da ise aksine Börklüce’den bahsedilmediğini hatırlatmıştık...

Bir sonraki devirde telif edilen Oruç Bey, Neşrî, İbn Kemal gibi kaynaklarda “Şeyh Bedreddin ayaklanması” konusunda Âşıkpaşazâde’de yer alan “anlatımın” neredeyse cümle cümle tekrarlandığını söylemiş, son olarak da Baba İlyas’ın torununun yazdıklarına mukabil Bedreddin’in kendi torununun Menakıb-ı Şeyh Bedreddin’de yazdıklarının Tevârîh-i Âli Osman’larda yer alan anlatıdan tamamen farklı olduğunu dile getirmiştik...

***

''Şeyh Bedreddin hadisesi'' hakkında hiçbir yeni bilgi ve belge ortaya çıkmadığı halde, Osmanlı tarih kaynaklarında yer alan detayların her devirde yeni eklemelerle sürekli artış gösterdiğine dikkat çekmişti Ahmet Yaşar Ocak. Demek ki -konuya iyi niyetle yaklaşırsak- birtakım analizlere/akıl yürütmelere dayalı yorumlar veya tahminler zamanla kesin bilgiye dönüşebiliyor ve böylece anlatı giderek zenginleşiyor.

Aslına bakarsanız, Bedreddin hakkında yalnızca iki “temel kaynak” var elimizde. Biri devletin resmî tarih görüşünü yansıtmak üzere II. Beyazıt devrinde kaleme alınan ve hepsi tek bir “ana kaynak”tan beslenen “tevarih”ler, diğeri Bedreddin’in torunu Hafız Halil’in dedesini temize çıkarmak için yazdığı düşünülen “Menakıb”. Diğerleri bu ikisinin verdiği bilgileri kullanmıştır esas olarak. Hoca Sadettin ve Müneccimbaşı gibi bazı tarihçiler ise -herhalde mecburiyetten- her ikisini birden... (Bu iki kronikte “Bedreddin hadisesi” geleneğe uyularak eski metinlerdeki ifadeler üç aşağı beş yukarı tekrarlanarak anlatılır. Ancak bunların ardından bir yorum eklenerek “Şeyh’in bu şekilde bir isyan çıkardığına inanmanın mümkün olmadığı” da belirtilir.) Bedreddin hadisesini daha ziyade Menakıb’ı esas alarak anlatan ve geleneksel/resmî tarih anlatısına bu anlamda ters düşen Osmanlı devri kaynakları Taşköprizade ve Gelibolulu’dan ibaret.

Ancak Menakıb’daki anlatının başka belge ve kaynaklarca teyidinin mümkün olmayışı yanında Şeyh’in torununun kaleminden çıkmış olması tek başına referans kabul edilmesini zorlaştırıyor. Diğer kategorideki (resmî tarih anlatısını tekrarlayan) vakayinamelerin ise hepsinin tek bir kaynağın çeşitlemeleri oluşu yanısıra, bunların aktardığı resmî tarih anlatısındaki mantıksızlık, çelişki ve tutarsızlıklar bu eserlerin güvenilirliğini büyük ölçüde zedeliyor.

Sonuçta problem çözümsüz kalıyor.

***

Osmanlı tarihinin çözülememiş belli başlı problemlerinden biri olan “Şeyh Bedreddin hadisesi” için anahtar isim Börklüce Mustafa. Ne var ki “Hoca” ile “öğrenci”si -ve bu ikisinin yönettiği söylenen iki ayrı isyan hareketi- arasındaki irtibat hakkında birbirini tutmayan rivayetler var Osmanlı kaynaklarında.

Söz gelimi, Bedreddin uzun uzun muhakeme edilip sonunda asılarak idam edilmiştir; Börklüce ise yakalanıp çarmıha gerilmek suretiyle çok ağır işkencelerle katledilmiş ve cesedi halka teşhir için bir devenin üstünde şehrin içinde dolaştırılmıştır. Her ikisi de aynı suçtan (devlete isyan) dolayı idam edilmişse bu farklı muamelenin açıklaması bulunmak zorunda. Üstelik -geleneksel resmî tarih anlatısına göre- biri isyan(lar)ın hem fikir babası ve asıl lideri hem de Rumeli’deki başkaldırıyı fiilen yönetmiş, diğeri yalnızca Karaburun isyanına liderlik etmiş ise... Bu farklı muameleyi Bedreddin’in tanınmış bir alim olmasına bağlayan açıklama çok da makul olmasa gerek.

Diğer yandan, “Kendine nebi ve veli dedirtti” diyor Börklüce için Âşıkpaşazâde. “Haşa kendine peygamberim diye inandırdı” diyor Oruç Bey. İnsan ister istemez soruyor: Börklüce kendisine nebi dedirtmişse şeyhi ve hocası olan Bedreddin için ne dedirtmiş olabilir? 

15. yüzyıl sonlarıyla 16. yüzyıl başlarında telif edilmiş olan kaynakların çoğuna göre “öğrenci” peygamberliğini ilan etmiş, buna mukabil “öğretmen” yalnızca padişahlık iddiasında bulunmuştur. Bu da tuhaf.

Ancak Bedreddin’in dinsizlik propagandası yaptığını, dindeki haramları kaldırdığını ilan ettiğini vs. iddia edenler de çıkıyor bir sonraki asırda. İdris-i Bitlisî gibi...

Buna karşılık -kaynakların nerdeyse tamamının bir ağızdan aktardığı- idam fetvasında “kanının helal malının haram sayıldığı” rivayeti bu iddiayı açıkta bırakıyor. Çünkü ilhad suçlamasıyla idam edilmiş olsa şer-i şerife göre malı da helal olacaktı. Fetva metni elimizde bulunmadığı için bu konuda daha fazla spekülasyon yapamayız ama bazı anonim tevarihlerde başka bir ilginç detay yer alıyor: “Sultan Mehmed işitdi, hayli adam gönderdi. Zağra tarafında bulup tutdılar. Siroz’a sultan Mehmed’e iletdiler. Andan Sultan Mehmed sordu kim ‘Bunı nice idelüm, bunı öldürmenin günahı var mıdur’ didi. Ol zamanın padişahları şöyle Müslüman idi kim şunculayın fesad idüp asi olanları öldürmeğe kıyamazlardı.” (Anonim Tevarih-i Al-i Osman, Giese neşri, Haz. Nihat Azamat, 1992, sh. 59)

Bu anekdotun Menakıb’ın verdiği bilgileri bir ölçüde teyid ettiği söylenebilir. Zira Hafız Halil’e göre dedesinin yargılamasında görev alanlar Şeyh’e isnad edilen suçlamaların gerçekliği konusunda hemfikir değildiler ve mahkeme heyetindeki alimlerin idam fetvası vermekte isteksiz olmaları dolayısıyla bu fetva ancak örfi hukuk devreye sokularak ve zorlukla çıkartılabilmişti.

Devam edeceğiz...

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
Muhtefi. . 07 Eylül 2019 16:50
Sadece Hz Seyh Bedereddin değil ki. Hz Hallac ı Mansur,Nesimi, Sutcu Beşir Ağa, Hamza Bali, Oğlan Şeyh (İsmail Maşuki) Niyazi Misri.(sürgünde vefat etti) .ilk Aklima Gelenler. Mesela Hz Şeyh Ibn ı Arabi,,,Şems ı Tebrizi bu zatlar hep böyle. .Islam Hukuku içinde fetvalar alınarak yapıldı. .Yine Hz Ebuzer ı Giffariyi Çöle sürgün ettiler. ..bitmez bu dava. Biz kendimize bakalım. Politik, siyasi vb maskeler (cikar) üstü bu konular. .!
Ihsan Efe 07 Eylül 2019 15:44
Ey Hoca, geçmişteki hadiseleri yargılamak Allah'ın işidir ! Olay bitmiş ve kapanmıştır ! Günümüzdeki en basit olayı dahi herkes kendine göre yorumlayıp =yargılayıp haklı çıkmak isterken sen mi 500 yıl sonra Bedreddin'i mutlak doğru olarak yargılayacaksın ? İslam'a göre hükümlerin tamamı doğru Allah'a aittir. Hesap Gününde mutlak hümü O verecektir! Zalimler için cehennem zaten kaynayıp "Daha var mı yutulacak zalim?" diye hiddetleniyormuş ! Yer yüzünde muktedir olanlar kendilerini ilah zannedip kendilerini cehenneme hazırlıyorlar!
Yahu gunun birinde "darbeci" yaftasi yiyenlerin "darbelendikleri" ortaya cikarsa, butun gunah ve pisliklerimizi yuklediğimiz "keçi"nin aslinda keçi postu geçirilmiş bir kuzu olduğu ortaya çikarsa kendimizden utanacak miyiz? Hayir kesinlikle yine bir bahanemiz olacak her zaman olduğu gibi. Muktedirlere yaltaklanmak, düşene abanmak, gunah ve pisliğimizi yukleyecek "keçiler" bulmakta bizim ustumuze usta yok... Bedreddin'in ne olduğunun önemi yok, muktedirler ne buyurduysa, nasil gorunsun istediyse oyle olmus, bu gun de durumda değisen zerre bile yok... Biz hakikate degil, guce perestis ederiz
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 12:02
Hayatiniz..Seyhler, idam, hain, isyan... cuppeli Ahmet hocanin yanmaz kefenleri..Seyhin asilmasi o gunun sartlarina gore normaldir.... dusuncesi...padisahlarin cariyeleri....koleleri.... devletin bekasi icin.... kardeslerinin bogdurulmasi !!! Bugun ise etkisiz hale getirilenlerin sayisi...Zihniyet , mantik ayni !! Degisen fazla sey yok.....
Abuzer 07 Eylül 2019 08:52
Bir an için düşünün!İçinde yaşadığımız olaylar, ilişkiler, sonuçları ve zaman dilimini! Gerçeklerin güç, iktidar sahiplerinin kendi konumu, çıkarı için nasıl çarpıttırak ters yüz edildiğini görüyoruz.Peki 50 yıl sonra bugünü hangi bakış açısının görüşüne göre okuyacak!Şeyh Bedreddin'in isyan için sosyal,ekonomik,silahlı gücü varmı! Sorun, Ç.Mehmed'in kardeşi Musa ile iktidar mücadelesinde Şeyhin karşı safta olmasıdır.Ç. Mehmed, Musa'yı mağlup ettikten sonra, ikinci safhası Şeyh'i hal etmesi gerekti.İsyan ettmeye zorlayan entrika, provoke siyasetini görmeden gerçek anlaşılmaz!
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 15:54
1
Degisen sey eskiden "gavur"un malini ganimet icin fetih yapardik, simdilerde "gavur" bize borc veriyor. Hep muhtac olan biziz ama cennete biz gideriz.
Ali Desidero 07 Eylül 2019 05:55
İbrahim bey, nasıl aramızdan intikal eden biyolojik ırsi yanımız varsa, zihni, kültürel ilişkiler yanımız var, intikal eden. Siyaset geleneği, yöneten yönetilen iplikleri dönemi, adı farklıda olsa mental,tarz olarak benzeler.En basiti AKP nin nasıl Kemalist tarza dönüştüğü, Topal Osman, Ali Şükrü, M, Suphi hal olayları bir zihniyet, tavır geleneği de intikal eden yanımız.İşte olaylara bu ilişki modeli içinde bir yere yerleştirerek anlamak lazım.15 Temmuz, 17/25 Aralık tersine sonuç verse idi tarih nasıl olur Du!İki olayı kullanarak RTE buğün ki iktidarının aparatı yapmıştır. Esas nokta!
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 12:04
0
'...AKP nin nasıl Kemalist tarza dönüştüğü, .....' , güldürmeyin insanı; her şeyi yiyip bitiren, vergileri, kdv'yi, ötv'yi silip süpüren, göçüren; dış borcu, enflasyonu, faizleri uçuran bir siyasi görüş nasıl Kemalist tarza dönüşür ki... Dönüşse dönüşse Yağmacı Arap geleneğine dönüşebilir. Ki olan da budur hazret. Oryantal kıvırma bile enerji kaybettirir zatınıza.
Faik Güleçyüz 07 Eylül 2019 04:00
Allah'ın verdiği canı,Allah alır. Îdam cezası;insanlık suçudur. Selâm ve sevgilerimle.
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 12:11
1
Sizin cenahta bu sözüne itibar eden var mı? Yoksa iş gene beğenemediğiniz 'muhalefete' mi düşecek? Cevabını alamadan selamını alamıyorum.
Faik Güleçyüz 08 Eylül 2019 06:02
0
Ben herhangi bir cenahta değilim.Adı,"Faik Güleçyüz" olan bir insanım. Ve de îdam cezasına karşıyım.Yine de selâm ve sevgilerimle.
İ.Kkonmaz 07 Eylül 2019 01:28
'devam edeceğiz' diye bitirmişsiniz. Bedreddin yazılarınızı başından itibaren izliyorum. Son yazınızdaki tarih yorumunuzda; bedreddin ile Börklüce'ye yapılan farklı uygulamaları mesnet yapıp, çelişkicilik yapmışsınız ve öznelliğe düşmüşsünüz diye düşünüyorum. Bedreddin'in Çelebi Mehmet'in (dönem de fetret dönemi) yanında (Rumeli'nde) ve himayesinde olduğu görüşleri de var. Börklücenin isyanı da Batı Anadolu'da..Osmanlı iktidar savaşları diyorum, acaba bu olaylarla bağlatılı mıdır? selamlar.
Abi bu Bedrettin kronolojisi konjügesi Antolojisi nedir ? Tanrı aşkına
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 14:02
5
Bedreddin’in sol kesimde yüceltilip adeta Türk tipi komunizmin piri yapılmaya çalışılması aslında Türk solunun savrulduğu zavallılığın da tescili gibi. Boşuna dememişler “ Türkiye’de sol sağ, sağ da soldur” !
KARAR OKURU 07 Eylül 2019 15:18
1
KO 14:02, Türk soluna saldırmanın 40 yolu denendi de bu yorumla en sefili, en pespayesi, en içten pazarlıklısı, en önyargılısı ödülü geliverir. Umarım anlayabilirsin.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN