Bugün bir seçim olsa

Son kamuoyu araştırmalarına bakılırsa, siyasi arenada iki kutuplu yarış devam ediyor. CHP ve AK Parti istatistiksel olarak yarışı kafa kafaya götürüyor gibi görünüyor.

Her iki parti de kendileri açısından başarılı sayılabilir:

Ana muhalefet partisi bir önceki genel seçime kadar yüzde 25 bandından uzaklaşmayan oy oranını birkaç yıldır yüzde 32–34 çizgisinde tutuyor. Bu da 2023’ten sonra muhalefet konsolidasyonunun büyük ölçüde CHP’de gerçekleştiğini gösteriyor olmalı.

Ne var ki farklı anketlerin ortalamasına göre, halihazırda CHP hafif önde olsa da 2026 başında biraz daha görünür şekilde öndeydi.

Diğer yandan, ülkede yaşanan birçok sıkıntıya rağmen AK Parti yarıştan kopmuyor. Son yıllarda yapılan kamuoyu araştırmalarının çoğunda Erdoğan, popülarite sıralamasında Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu gibi isimlerin arkasında yer almasına rağmen kendi kemik seçmenini daima muhafaza ediyor.

Son anketlerde yukarıya doğru hafif ama bariz bir hareketlilik de var üstelik.

Bunun sebebi dünyada ve bölgede ortaya çıkan tehdit algılarının toplumda “bayrak altında toplanma” etkisine yol açması olabilir.

Mesela, en son açıklanan MetroPOLL Araştırma’nın anketinde Erdoğan’ın görev onayı yüzde 45’e ulaşmış durumda. 15 Temmuz sürecinde en yüksek seviyeye (yüzde 67) ulaşmış olan bu oran pandemi günlerinde (yüzde 52) ve Suriye’de gerçekleşen askeri operasyonlar sırasında (yüzde 55) çok yükselmiş olsa da epeydir yüzde 40’ın altında görünüyordu.

Öyle anlaşılıyor ki daha çok dış konjonktüre ve güvenlik/tehdit algılarına bağlı olarak yükseliyor iktidara destek eğilimi.

Nitekim “Dış politikada Erdoğan’ın liderliği Türkiye için bir risk mi yoksa bir fırsat mı?” sorusuna “fırsat” cevabı verenler yüzde 50’nin üstünde.

Ancak bunu “risk” olarak görenler “bugünkü savaş ortamında bile” yüzde 40 dolayında --ki bunun da iktidar açısından önemsiz bir oran olmadığı ortada.

Ayrıca “İran savaşı” konusunda -iktidar seçmeni de dahil olmak üzere- kamuoyundaki ezici fikir bunun uluslararası hukuka aykırı, kabul edilemez bir saldırı olduğu şeklinde.

Türkiye bu savaşta İran’a destek vermeli diyenler yüzde 22, tarafsız kalmalı diyenler de yüzde 68.
Demek ki her bakımdan çok büyük hassasiyetle yönetilmesi gereken bir süreçten geçiyoruz. Burada özellikle iktidar kanadının yanlış yapma lüksü yok.

Diğer yanda ise iktidar partisinin seçmenle ilişkilerinde iki ana problem kritik bir rol üstlenmiş bulunuyor. İlki ekonomi elbette…

“Türkiye’nin en önemli sorunu” olarak vatandaş tarafından çok uzun zamandır ekonomi zikrediliyor zaten. MetroPOLL Araştırma’nın anketinden de aynı sonuç çıkmış.

Bu arada, problemin sebebine ilişkin yaklaşım özellikle dikkat çekici. “Ekonomi kötü yönetiliyor” diyenlerin oranı yüzde 70. (Üstelik, AK Partili seçmenin de yüzde 40’a yakını aynı görüşte.) Ancak şunu da belirtmek gerekir ki bu son derece korkutucu oran 2021-2024 aralığında yüzde 80’in üstündeydi. Yani bugünkü nispeten düşmüş hali. Tabii, yine de ciddi bir risk iktidar açısından. Böyle bir tablo altında seçime gitmek hükümetin tercih edeceği bir opsiyon olamaz herhalde.

“Türkiye’nin en önemli sorunu nedir?” sorusuna verilen cevaplarda, ekonomiden sonra İkinci sırada ise “adaletsizlik” yer alıyor. Özellikle muhalefet belediyelerine yönelik yargı süreçleri iktidarın güvenirliğini ve toplumsal desteğini yıpratma potansiyeline sahip bir konu.

Söz konusu ankete göre, İmamoğlu’na açılan dava hakkındaki hakim görüş “Hukukun siyasete müdahalesidir” şeklinde. Üstelik, AK Parti seçmeni arasında bile bu görüş yüzde 17 oranında kabul görüyor.

“İmamoğlu davasının nasıl sonuçlanmasını bekliyorsunuz?” sorusuna ise ankete katılanların çoğu “Seçimlere kadar bir sonuç çıkmaz” cevabını vermiş. Ak Parti seçmenin de yüzde 29’u bu fikirde.

Demek ki üç kritik alanda ortaya çıkabilecek gelişmeler ve partilerin bunlara ilişkin gösterdiği ve göstereceği performans sandık sonuçlarını belirleme potansiyeline sahip. Dış politika, ekonomi ve adalet algısı.

Hem iktidarın hem de muhalefetin çalışması gereken ev ödevleri öncelikle bunlar.

YORUMLAR (12)
12 Yorum
YORUM YAZ
İÇERİK VE ONAY KURALLARI: KARAR Gazetesi yorum sütunları ifade hürriyetinin kullanımı için vardır. Sayfalarımız, temel insan haklarına, hukuka, inanca ve farklı fikirlere saygı temelinde ve demokratik değerler çerçevesinde yazılan yorumlara açıktır. Yorumların içerik ve imla kalitesi gazete kadar okurların da sorumluluğundadır. Hakaret, küfür, rencide edici cümleler veya imalar, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır. Özensizce belirlenmiş kullanıcı adlarıyla gönderilen veya haber ve yazının bağlamının dışında yazılan yorumlar da içeriğine bakılmaksızın onaylanmamaktadır.