Back To Top
Dua etmekten başka çare kaldı mı?

Dua etmekten başka çare kaldı mı?

 - Son Güncelleme: 28.09.2019 Cumartesi 08:38
- A +

Geçen seneki şiddetli yaz yağmurlarının birbiri ardınca bina göçüklerine yol açması üzerine demiştik ki “Belli ki tahmin ettiğimizden çok daha fazla sayıda ve oranda çürük yapı var İstanbul’da. 1999’dan bu yana muhtemel bir depreme hazırlanan veya hazırlanması gerektiği söylenen 20 milyon nüfuslu en büyük şehrimizde.”

Böyle bir şehirde tartışılmaz şekilde zorunlu olan kentsel dönüşümün o günden bu yana sürekli lafı edildiği halde gerçekleştirilmemiş olması şehri ve ülkeyi yöneten siyasi kadroların müteselsil sorumluluğu dahilinde bir konu ama 99’dan sonra inşa edilen yapıların bile depremin ardından çıkarılan yeni kurallara uygun yapılmayışı bambaşka bir problem.

Görünen o ki ihmal var, denetimsizlik var. Yani birilerinin görevlerini yerine getirmemesi. Bunların kim olduğunu tam olarak bilmiyoruz. Ama bu görevlerin gerçekleşmesinin planlama, organizasyon ve yönetimi boyutundan sorumlu olanların kimler olduğunu az çok biliyoruz. Ne var ki “planlama, organizasyon ve yönetim” diye kodladığımız “devletin işleyişi”nde sorumluluk sahibi kadrolar kadar toplumda geçerli veya egemen anlayışların da payını unutmamak lazım.

Biraz daha açık konuşalım: Bizim temel problemimiz yasalarımızın, kurallarımızın olmayışı değil. Zaten “kuralsızlık” demek kuralın mevcut olmaması demek değil. Yasaların, kuralların gerektiği şekilde işletilmeyişi demek. Daha doğrusu, bunların herkes için ve her şart altında geçerli olmasının temin edilemeyişi. Bu konuda ne yukarıdan aşağıya ne de aşağıdan yukarıya bir talebin de mevcut olmayışı. En kötüsü, buna ihtiyaç hissedilmeyişi. (“Değerlerimiz var, kurallarımız yok”, Karar, 31.7.2018)

***

Yapılması gerekenler zamanında yapılmadığı için şimdi ciddi bir riskle karşı karşıya olan bir konu da Türkiye’nin her anlamda can damarı olan İstanbul’un imarı meselesi. Yıllardır her fırsatta defalarca şunu yazdım, söyledim kendi adıma:

Türk ekonomisinin taşıyıcı sektörü olarak inşaat sektörünün seçilmesi yanlış değil ama İstanbul’un yanıbaşındaki arazide adeta yeni bir İstanbul inşa ederek doğal çevreyi daraltmak yerine şehrin içinde yer alan çarpık yapılaşmayı ortadan kaldırmak üzere “kentsel dönüşüm” projelerine kanalize edilebilir bu sektör. Böylece hem ekonominin lokomotif sektörünün canlılığı temin edilir hem de İstanbul’un depreme karşı güvenliği sağlanır ve düzenli, planlı, donatı alanları olan, insanca yaşanabilir bir şehir ortamına kavuşturulur insanımız. Böylece ihtiyaç miktarının üzerinde konut üretiminin iç göçü teşvik etmesi de bertaraf edilir...

Bir gazete yazarı söyledi diye derhal dikkate alınması gerekmiyor tabii, ama akla ve mantığa aykırı olduğu iddia edilemeyecek bu öneriler tartışma gündemine bile giremedi onca zamandır. Hatta muhalif siyasetçiler bile bakmadı işin bu tarafına.

Ortadaki sorunlar konusunda iktidarın yaklaşımına alternatif olabilecek çözümler üretemeyen ve topluma başka bir yol öneremeyen muhalefetin kendisini alternatif olarak sunması da mümkün olmuyor tabiatıyla.

Sonuç olarak yanlış iliklenen bir düğme diğer düğmelerin doğru iliklenmesini de imkânsız hale getirdi. Şimdi karşımızda yakın zamanda bir deprem felaketi yaşamamak için dua etmekten başka çare kalmadı.

***

Ancak şu da var ki bu konudaki vurdumduymazlık toplum olarak hepimizin kabahati. Elbette asıl sorumluluk yönetici kadroların ama yalnızca geçen 20 yıldaki siyasi iktidarları veya yerel yönetimleri suçlayarak işin içinden sıyrılmak da doğru değil. Kamuoyunun bu konuda bir hassasiyeti olsaydı siyasetçiler buna bigâne kalamazlardı. (“Çözümlerimiz Günlüktür”, Karar, 14.2.2019)

 

Diğer Yazıları

Yorumlar

Yorumlar 600 Yorumların her türlü cezai ve hukuki sorumluluğu yazan kişiye aittir. Karar Yayıncılık A.Ş ve yazar, yapılan yorumlardan sorumlu değildir. Yorumların 600 karakteri (boşluklu) aşmaması gerekmektedir.
KARAR OKURU 01 Ekim 2019 09:05
Her an dua etmek lazım. Bununla birlikte inşaata beton atarken bir_birbuçuk metreden yüksekte tutulan hortumun da binayı zayıflatacağını bilmek ve takip etmek gerekiyor. Çok kar etmek için kalitesiz mal kullanmamak gerekiyor. Denetim firmalarının kağıt üzerinde değil sahada ve patronun karı için değil orada yaşayacak insanların canlarını korumak adına dürüst denetim yapmaları gerekiyor. Müteahhitlerin aşırı kar hırsından vazgeçmeleri Allah'tan korkmaları çocuklarına temiz ve helal miras bırakmaları gerekir. Depremden korunmak için belediye görevlileri müteahhit yemeği yemekten vazgeçmeliler.
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 15:43
20 yildir toplanan deprem vergilerinin akibetini de bir ogrenebilsek keske. Bir yazinizda dile getirseniz de belki bir duyan olur, aciklama yapar. Saygilar.
Ali rıza 28 Eylül 2019 22:39
Bu deprem neden oldu kim sebep oldu ? hakikatı ıskalamayın boşuna yorum yapıyorsunuz Kılıççıoğlunu unutmayın mutlaka onun parmağı var ,
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 22:24
yazın gazetelerin baş haberini’’ ucuz atlattık’’ diye İşte on yıl daha kazandık yine...
Halil 28 Eylül 2019 20:26
Dua ile dalga geçen nasipsizler!Hem maddi tedbiri alalım hem de Kainatın sahibine sığınalım, fena mı olur?Bakın, siz de bir gün geç de olsa çok içten dua etmek durumunda kalabilirsiniz, çok sivri konuşmayın.
Karar Okuru 29 Eylül 2019 10:28
1
Dua ediniz önlem almaya ne aklımız ne yeteneklerimiz el vermiyor. Dua ediniz hayatları kurtarmaz ama gönlü ferah tutar. Zaten yapacak bir şey yok
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 20:00
Sayın yazar, halkı suçlamanız çok yanlış. Tüm sorumluluk yönetenlerdedir. Para verin, eksikleri giderelim dediler, verdik. Yanlış yeri imara açan onlar, imar barışı altında insanları yanlışa yönlendiren onlar, soluk alacak bir boşluk bırakın yeşile kıymayın diyenleri biber gazıyla püskürten onlar, çocuklarımızı hastalarımızı emanet ettiğimiz binaları hırsız müteahhitlere yaptıran onlar... bizim suçumuzsa onları seçmek....
Karar Okuru 29 Eylül 2019 10:26
0
Esas hata da bu kafaları seçmek! Yetersizliğimiz yönetime yansır
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 17:02
Duanın hakikatını tamamen anlamak isteyen Bediüzzaman Said Nursi Hazretlerinin Sözler isimli eserinden 23.Sözde dua bahsi var. Anlayarak okursa tamamen istifade edebilir. Rab'bimize her halimizde ve her anımızda yalvarmaya ve yakarmaya, dilenmeye muhtacız.
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 16:58
Sayın Yazar:Dua son çare değildir. Duaya her an muhtacız. Önce dua nedir, ne demektir? Bunu anlamak lâzım. Dua sadece Allah'a el açıp yalvarmakmıdır? Dua esas olarak ikiye ayrılır: Birincisi kavli dua. Yani dil ile yapılan dua. İkincisi:Belki birinci duadan daha ehemmiyetlidir ki, fiili dua ismini alır. İnşaatların sağlam ve depreme dayanıklı bir şekilde inşa edilmesi fiili duadır. Toprağa tohum atmak fiili duadır. Üzerimize düşen vazifeyi bitamam yaptıktan sonra neticeyi Cenab-ı Hakk'tan beklemek kavli duadır.
Kim sorumlu? 28 Eylül 2019 15:54
Herkesin sorumlu oldugu yerde kimse sorumlu olmaz. Gercek sorumlular, yani hesap vermesi gerekenler, ulkeyi ve sehri yonetenlerdir. Yoneticileri sorumlu tutmayanlarda sorumludur...
Muhtefi. . 28 Eylül 2019 15:40
İstanbul Edirnekapida Sehitligin yaninda Devasa Arazi var. Eski Uzel fabrikası. .Kamuoyunu Hareketlendirelim ORAYİ PARK YAPALIM ..gerekirse PARA TOPLAYALIM orayi Kamu Mali yapalım. ÇIVI ÇAKILMASIN...artık kentsel dönüşüm olsun. Eski binalari yeniliyelim..yeni yeşil alanları BETONA CEVİRMEYELİM. ..Lütfen. ..
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 15:27
İşletilmeyen kurallar,olmayan kurallardan daha tehlikeli.
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 13:57
Kurallara uymayan inşaat üreticilerine bir şey var mı? ceza var mı? yok.ist.başak şehirde istinat duvarı çöktü 1 kişi öldü.Daha5 yıllıktı .2 yıllık istinat duvarına şikayet üzerine güçlendirme yapıyorlar başakşehirde.buraları yağmurla test ettik.Binalarımızı depremle test edeceğiz o günde çok canımız yanacak sağlam denilenlerden.Hele son yıllarda yapılanlar tamamen vurguna dönük.Yapan yaptıran denetleyen,hakimi savcısı aynı olunca arsız korkmuyor.Kimse bişey yapamaz duygusu hakim.Veli göçer bile bulamayabiliriz.
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 13:23
Nasil hazirlik yok, bu kadar imam hatip ve bu kadar cami depremdeki oluler icin
KARAR OKURU 29 Eylül 2019 12:30
2
13.23, Camiler kimilerine batar...
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 13:21
Deprem sonrasi olumu kader deyip yedirirler o kadar. Baska birsey beklemeyin. Bolluk doneminde birsey yapmayan simdi zor donemde mi yapacak. Sayin devletimiz ne derse o, yasasin devletimiz ve liderimiz
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 13:19
"Yani birilerinin görevlerini yerine getirmemesi. Bunların kim olduğunu tam olarak bilmiyoruz." Kim olduklarini ben söyleyeyim bari; bu sehre ihanet ettik diyen Patagonya"nin devlet baskani ile Moritanya"nin belediye reisleri..
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 12:24
Japonya'da nasıl kimsenin burnu bile kanamıyor deprem olunca? Al incele abicim kanunlarını, yönetmeliklerini, standartlarını. Bu konudaki ayrıntıları içeren bir araştırma var mı acaba?
E.K 28 Eylül 2019 12:17
Maalesef oyle sn yazar...Keske size katilmiyoruz diyebilsek..Ama durum vahim....Marmara depreminde tost haline gelen binalarda 30 bin insanimizi kaybettik. 2100 dava acildi. 1800 u affa girdi, 110 u zaman asimina ugradi, 189 nun cezasi ertelendi. Sadece biri gunah kecisi ilan edildi.: Veli Gocer. Biraz ceza verdiler. Girdi, cikti. Yine mutahit..Marmara depremiyle cep telefonlarina ek deprem vergisi konuldu. Bu gune kadar toplanan miktar 64 milyar..Nerede bu para? Buhar olmus....Fay hatlarina dikkate alan yok..Herkes Pay pesinde...
Karar okuru 28 Eylül 2019 11:56
Tarım arazilerini imara açıp konutlarla dolduracağımıza son kullanma tarihini dolduran binaları pamuk eller cebe diyerek randsız, ahlaklı harcama,adil paylaşım ile çözüm yapılabilirdi.20yıl****elde var...sıfır.
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 11:43
Adam örnek 12 lik 5 ton demir ,normal kumdan çimento yerine 8 lik 4 ton deir ve vasıfdız kumdan çimentoyla bina vd. inşa ediyor. Sen de hayırlı olsun dualarıyla yerleşip oturacaksın. Bence duayı adam olmak için baştan yapacaksın.Herşey ahlaksızca yapıldıktan (yapan,denetleyen,ruhsatlandıran v.d.) sonra evde oturana da depremden korunma duaları okuyan kanalları izlettirin.Saygılarımla.
musto 28 Eylül 2019 10:38
1960 ve 70 yıllar şehirlere göç başladı belediyeler,iktidarlar,sosyal konut yapma gelenleri barındırma şehirleşme,projelerinden bihaber bilgisiz ve yetersiz kaldılar.Önce şehir merkezlerine yakın boş araziler yağmalandı bir müddet sonra buralar oy deposu olarak görüldü tapu tahsis belgeleri verildi.Tapularını alanlar yeni rantlar için varoşları yağmaladılar.80 Yıllarda Isparta da bulundum bir tane gecekondu yok belediye gecekondu önleme merkezleri kurmuş ihtiyaca göre konut yapıp insanlarını yerleştiriyor. Mevcut iktidar belediyeleri rantı yüksek yerlerin kat yüksekliğini artırarak pay aldı.
musahhih 28 Eylül 2019 11:58
2
Bu, aynı konudaki üçüncü dersimiz. On üçü hatta otuz üçü göze aldım; bunu sana öğreteceğim yaren. :) Musto, onun doğrusu şu: Isparta’da. De/da bitişik mi yazılır ayrı mı yazılır konusunda temel ipucumuzu hatırlayalım: De/da’yı cümleden çıkardığımızda cümle anlamsızlaşırsa, bitişik yazılır. “80 Yıllarda Isparta da bulundum.” Bunu, 80’Lİ YILLARDA ISPARTA BULUNDUM, şeklinde söylersek cümle anlamsızlaşır. O zaman, “da” ektir, bitişik yazacağız. Şimdi, de/da asla kelimeden kesme işareti ile ayrılmaz demiştin; peki, “Isparta’da” ne ayak, deme, yerim doldu. :)
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 10:27
Sindirilmiş bir toplum, tek sesli medya, eleştiri durumunda ağır cezalar. Nasıl sesimizi duyuralım. Adam seni dinlemiyor. Emniyeti askeri savcıyı yargıcı tepemde bekletiyor. Bas bas gerçekleri haykirinca vatan haini ilan ediliyorsun. Millet yirmi yil boyunca milyarlarca dolar vergi vermiş mi?Vermiş. Ee hani önlemler. Yok. Yüzde 99 iktidar ve belediyeler sorumlu. Mucahitlikten müteahhit olanlar sorumlu. Allah korusun ciddi bir felaket olursa millet bunları gördüğü yerde linç edecektir bilesiniz.
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 10:17
Kim, deprem politikaları nedeniyle bir siyasi partiye oy verdi? Sadece siyasetçiler değil vatandaşlar da depreme karşı son derece duyarsız. Menfaatçilik iliklerimize işlemiş. Kişi eder kendine, yine kendi kendine.
engineer 28 Eylül 2019 10:15
kim dua edecek de kabul olacak?suriye yıkılırken seyredeler mi dua edecek, ırak yıkılırken bir koyup üç alanlarmı yoksa, libya kan gölüne dönerken izleyenler mi dua edecek?bunca ölüm, bunca mülteci,bunca ciğeri yanan analara aldırış etmeyenlerin duası,üstelik bu yıkımlardan karlı çıkmaya çalışan yönetimlerine destek veren insanların duası öyle mi? iyi bir dayak yiyeceğimiz kesin.
Kazim TANRIVERDI 28 Eylül 2019 09:53
Dua ile çozulecekmidir.Sen tedbirlerini al sonrasıni allaha birak bayım
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 09:28
Cumhurbaşkanı yardımcısı açıklama yaptı aldığımız kararlar ne kadar isabetli ki hiç bir kargaşa ve karışıklık olmadı yahu biz Ankara dan etkilendik telefon şebekesi çöktü millet dışarı çıktı toplanabilecegi ve iki üç gün iaşesini karşılayacak bir alan bulamadı yollarda küçük parklarda geceyi geçirdi trafik nerede ise kilitlendi tamam bunlar başarı ise başarısızlık nasıl bir şey?Allah im bu millet e yardımcı ol senin herşeye gücün yeter kuluna kalırsa yandık
Takipci 28 Eylül 2019 09:17
Dogru zamanda dogru ve hakli bir yazi. Binalarimiz genel olarak curuk, saglamlastiralim, nasil yapacagiz? Nacizane onerim: Once 'saglam kaldirim' yapalim, sonra binalari yapariz...
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 09:10
Yüzde doksan engelli ve sürekli hasta olan kızım için Bursanın bir köy arazisine yaptığım tek katlı bir köy evi için on yıl önce aslan kesilen ve ciğerlerimizi sökercesine onbin lira cezayı bize ödeten devlet ve belediye İstanbul ve bursa şehir merkezindeki milyonlarca kaçak bina için ne yapmıştır sadece af getirmiş ve imar affıyla vatandaşı yaptığı çürük binaların sağlamlıüı konusunda ikna etmiş ve Allah korusun beklenen büyük depremde yaptığınız çürük evlerde sonunuzu bekleyin demiştir sonuç yine devlet vatandaşını kandırmış olmıyormu
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 08:13
İkinci adam diyor ki: Deprem hazırlığımız gurur tablomuz. Bu zatın deprem hazırlığımız dediği, devletin depremden sonra yapacağı işler için hazırlık. Onlar da: -yandaş birine ihale edilmiş- kumanya dağıtımı. AKP iktidarı döneminde, trafik kazalarındaki ölü sayısı yüz binin üzerinde. Bu rakam, İstanbul depremi için tahmin edilen ölü sayısından fazla. Oy isterken, yol yaptık diyorlar. Keşke trafik kazalarında ölüm sayısını azalttık diyebilselerdi! Siz bunlardan, söz konusu insan hayatı ise gerisi teferruattır, diye bir söz duydunuz mu?
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 07:33
Trafiğin gün boyu kilitli olduğu, gökdelenlerde çalışanları taşıyacak servis arabalarının iki şeritten birini işgal ettiği İstanbul’un Levent/Etiler semtindeki son açık araziyi kupon arazi olarak sınıflandırıp gökdelen yapmaya hangi aklı başında insan izin verir. Evet sadece bu izinden köşeyi dönecekler, şahsi menfaat sağlayacaklar izin verir. Maalesef yıllardır halkın karnı doyduğundan yolsuzluklar umurunda değildi. Ama karnı doymayıpta birde depremden ölüm korkusuda yaşayınca artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 07:07
'Görünen o ki ihmal var, denetimsizlik var. Yani birilerinin görevlerini yerine getirmemesi. Bunların kim olduğunu tam olarak bilmiyoruz....' biz biliyoruz sayın Kiras. Allah demenin yasak olduğu, camilerimizi ahır yapan cehepe zihniyeti tabi ki. İsmet İnönü olmasaydı biz bugün depreme hazırlık konusunda dünyaya parmak ısırtabilirdik. Sabetaycı Kemalist vesayetçi düzen depreme karşı bizi hazırlıksız bıraktı.
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 11:23
2
El insaf yahu allahtan kork.1950 den bu yana ülkeyi uç beş sene hariç hep sağ iktidarlar yönetti.nasıl olurda bütün suçu sola hem de 1973 de ölmüş birisine yüklersin.belki buna da inanmazsın ama bu arada bende bir milli Görüşçü ve akpartili idim.
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 18:41
0
Aklını kacirmissin ve beynin yıkanmış senin. CHP döneminde Allah demek falan yasaklanması. Bunlar senin gözünü kör etmek için dinci tayfanın söylediği yalanlar.
Karar Okuru 29 Eylül 2019 10:42
0
Yoruma verilen tepkiler de yorumcunun dalga geçtiğini düşünülmüş. Dalga değilse zaten komik olur ve sakızın oruçla ilgisini merak eden biri yazmıştır.
adem kıral 01 Ekim 2019 23:33
0
07.07 kodlu yorumcu sen içinde allah korkusu kesinlikle yok bir ülkücü olarak soyleyim siz sevmediğiniz adamın ülkesinden layık olduğunuz orta doğu ülkesine gidinde bu ülke artık uygar bir ülke olsun bu ülkeyi hemen hemen hep sağ iktidarlar yönetti son 19 yılda siyasal dinciler yönetti bu ülkenin mahvettiniz
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 06:37
99 dan beri deprem için toplanan ÖTV vergilerimiz hükümete haram olsun..
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 05:57
Yazınızın başlığı bence doğru olmamış. Bu dünyada çaresizlik diye bir şey yoktur, dualarda çare bulmak için vardır.
Doğrucu 28 Eylül 2019 08:55
0
Başlık doğru. Yazar da zaten duanın son çare olacağını söylemekte.
Karar Okuru 28 Eylül 2019 03:53
Dua etmeliyiz ve ayni zamanda gerekli tedbirleri alacak, gerekenleri yapacak insan kaynaklarini yetistirecek, bilimsel gerceklerle kavga etmeyecek, Tubitak gibi kurumlari akil sagligi ile idare edecek bir iktidar secmeliyiz. Ayrica deprem vergilerini ve deprem icin gelen yardimlari cep etmeyecek bir iktidar olmali bu. Kizilay da uzerinde hic bir saibenin dolasamadigi bir Kizilay olmali tabi. Elbette dua etmeye de devam edecegiz.
Cidden mühim şahsiyet 28 Eylül 2019 08:32
0
Kızılaya maaşla işçi memur olunması makul de maaşla hem de astronomik maaşla yönetici olunması çok tuhaf
İlahi İbrahim bey yazar arkadaşınız sayın çok değerli Hakan bey bu gün müjdeyi verdi ve bizlerde tabiki bi rahatladık bi rahatladık anlatamam 1 Nihat Hatipoğlu diye bir allah dostu varmış bir dua okuyarak bu işi çözermiş yani deprem olmayacak ve bu yüzden sıkıntıya strese ve hazırlığa gerek yokmuş bende bu haberden sonra çok heyecanlandım size yazayım dedim evet sizde bizler gibi bol bol dua edin erişmiş allah dostu Nihat beyi yalnız bırakmayın tıpkı bizim gibi
Yeni havaalanina ugradim: Bastan asagi, bina, yonetim, personel A'dan Z'ye her sey sistematik bir sabotaj, ihanet icinde! En tepeden en alttaki yer hizmetlisine kadar havaalanini batirmak icin elbirligi etmisler! Birinci kalite malzemeyi cok kötüden de öte kasıtlı olarak bozuk çarpık yanlış yapmışlar. Monte etmişler! İçler acısı yazik!
"Zaten “kuralsızlık” demek kuralın mevcut olmaması demek değil. Yasaların, kuralların gerektiği şekilde işletilmeyişi demek." İşte bütün sakatlık bu anlayışta! Kuralı işlermesi gereken kim? Kurala uyması gerekenden gayrı mı? Neyi neye kadar yazacaksın, bir insanin 24 saatini kurala baglayabilir misin? Bir insan içinde oturulan binayı çürük yapabilir mi? Yapabilmeli mi? Çürük zihmiyetli bir topluma sıkı kural uygulayabilirmisin? Başta sen düzel, çevreni düzeltki toplum züzelsin.
03.06 nın eleştirisi güzel ve doğru. "Her fert kendini düzeltebilse bir milleti ne kadar kolay düzeltirsiniz!" (SS). Biz hep başkalarından bekliyoruz düzelmeyi. Aslında bu çarpık düşüncemiz kendimize saygımız olmadığındandır. Kendimizi zayıf gördüğümüzdendir. Yüzyılların biriktirdiği aşağılık duygusundandır. Bizler düzelmeyi, düzeltmeyi bilememekteyiz ama kıskançlığımızdan ve cahilliğimizden dolayı başkasının ayağını kaydırmayı, hayatını karartmayı çok iyi biliriz ve yaparız.
Karar Okuru 29 Eylül 2019 10:52
0
Aslen konunun çok daha can sıkıcı olan bir şey daha var ancak rahatsızlık verdiği için tepki alıyor. Genetik kalitemiz ne alemde! Niye bazı ırklar bilime önemli katkılar sağlamışken, bazılarının esamesi bile okunmuyor. Sıkıcı değil mi?
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 01:25
Cumhurbaşkanı yardımcısı Fuat Oktay “ Deprem hazırlığımız gurur verici” demiş, yersen.
KARAR OKURU 28 Eylül 2019 06:18
1
O onu kendileri için söylemiştir. Politikacıların tuzu kuru.
X

Her an haberdar olmak ister misin?

Aşağıdaki butona basarak tüm haberlerimizden anında haberdar olabilirsin. Tıpkı telefonunda olduğu gibi sana bildirimler göndereceğiz. Bu servisi dilediğin zaman iptal edebilirsin.

TIKLA HABERLER ANINDA ULAŞSIN